Şehir ve adaleti!

Şehir ve adaleti!

Şehir ve adaleti!

Bugünlerde ülkede çok şeyi tartışıyoruz ..

Makamlar...

Koltuklar..

Çifte kavrulmuş maaşlar..

Üstüne bastırılamamış egolar...

Ben oldumlar...

Yani ne ararsanız var...

Birçok şey için basit bir örnekleme yapacağım..

Şehir...

Adalet anlayışına dair... Sosyal anonim... 

Kanada’da ihtiyar bir adam ekmek çalmaktan tutuklanıp mahkemeye sevk edilir.
Yaşlı adam suçunu kabul edip itiraf eder...
Ve yaptığı hatayı şöyle açıklar:
"Çok acıkmıştım neredeyse açlıktan ölecektim."
Hakimse şöyle hükmeder...
"Sen hırsızlık yaptığını biliyorsun ve ben senin on dolar tazminat ödemene hükmediyorum. Bu parayı ödeyemeyeceğini bildiğim için senin yerine ben ödeyeceğim. "
Duruşma salonunda herkes susmuştu..

Hakim cebinden on dolar çıkarır ve ihtiyar adamın tazminatı olarak hazineye götürülmesini ister.
Ardından ayağa kalkar ve salondakilere..

"Hepiniz suçlusunuz ve her biriniz on dolar ceza ödemelisiniz zira sizler öyle bir şehirde yaşıyorsunuz ki ihtiyar bir adam açlıktan hırsızlık yapmak zorunda kalıyor.” der.
Duruşma salonunda 480 dolar toplanır ve toplanan parayı hakim ihtiyar adama verir..
Sonrada...

Sözlerine şunu ekler.
"Eğer medeni insanların yaşadığı bir şehirde fakir görürseniz bilinki o şehrin yöneticileri halkın malını çalıyorlar"

Sonuçta kıssadan hisse...

Neyse ki olay Kanada'da ama mesajı ibretlik ve ahretlik...

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR