<div><span>Bursaspor dün Isparta’da ligde daha iyi bir yer bulma şansı olan bir maçı son anda tekleyip kazanamadı. </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Deplasmanda oyunun uzatma dakikalarına <strong>2-1 önde giren</strong> bir takımın 90 da kalesinde gördüğü golle <strong>evine 3 yerine bir puanla dönmesi</strong> şanssızlığın ötesinde biraz da <strong>taktik ve beceriksizliğin</strong> eseri gibi geldi bana... </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Skoru almış götürüyorsun, ev sahibi ekip bütün hatlarıyla üzerine geliyor ve arkasında <strong>lebiderya gibi boş bir arazi</strong> buluyor sen bu zaafiyeti değerlendirmek yerine bulduğun fırsatları cömertçe harcayıp tabelayı korumak adına tam takım savunma yaparsan olacağı budur. </span></div> <div><span>Isparta Atatürk Stadı’nda dün <strong>iki ayrı Timsah</strong> vardı... </span></div> <div><span><strong>İlk yarıda kimyasal, ikinci yarıda organik!</strong></span></div> <div><span></span></div> <div><span>Tamam; Bursaspor’da sakat ve cezalı çoktu, <strong>Özer Hurmacı’da</strong> zorunluluktan sahaya <strong>yarım yamalak bir 11 on bir</strong> çıkarmak zorunda kalmıştı ama tamam olmayan bir şey de vardı: Yeşil Beyazlı temsilcimizde son 5 haftada gördüğümüz o kazanma isteği hırsı, heyecanı, iştahı yoktu! Anlayamadığım, ilk 45 bu kadar top kaybıyla nasıl oynandı? </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Mesela; <strong>Emre Tepegöz, Hamza Arıkan</strong> ve <strong>Abdullah Tezgel</strong>’i koşarken, didişirken gördüm de iyi top yaparken görmedim! Geriye çabuk dönemediler, bilhassa ilk devre orta sahayı Isparta’ya bıraktılar.</span></div> <div><strong><span></span></strong></div> <div><strong><span>Ya Berat Altındiş’e</span></strong><span> </span><strong><span>ne diyelim?</span></strong><span> Bu kardeş dün maça formasını getirmiş, seremonide gördüm bir daha arada bulasın. Hurmacı ‘da ne sabır varmış 67 dakika <strong>Berat’ı oyunda tuttu</strong> onu da anlayamadım. Hal böyle olunca da, <strong>Kubilay Sönmez’in</strong> yokluğunda bütün yük <strong>Hasan Ayaroğlu</strong>’na kaldı. Ancak bu yükü taşımada onunda belli bir istiap haddi var. </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Nitekim <strong>Enver Cenk’in</strong> oyuna girmesiyle rahatladı, arkadaşlarına pozisyonlar hazırladı </span></div> <div><span>Yeşil Pembeli gül diyarı temsilcisinin 7 golle skor yükünü çeken <strong>Karagümrük</strong>’ten kiralık <strong>1.83’lük Berke’nin kafa golü</strong> sonrası ev sahibinin üstünlüğü ile kapanan devrenin ardından Bursaspor soyunma odasından geri döndüğünde <strong>kâbus gibi çöktü</strong> rakibini üzerine... </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Uzun bir moladan sonra oyuna giren <strong>Enver Cenk Şahin</strong> hemen siftahı golle yaparken, tabelada eşitlendi. Hemen adından <strong>Çağatay</strong>’ın servisinde genç <strong>Barış Dalkıran</strong> kale çizgisi üstünde topun dibine ayağını sokarak havalandırıp akıl dolu bir vuruşla <strong>1.92’lik dev kaleci Furkan Bekleviç</strong>’i <strong>2.80</strong> yere uzatıp meşin yuvarlağı onun altından ağlara yuvarladı: <strong>1-2...</strong></span></div> <div><span>Isparta 32 seyircisi önünde öndeyken geriye düşmenin mahcubiyeti ile atak üstüne atak yaptı, <strong>kaleci Canberk</strong> ile savunma direndi ama son saniyelerde <strong>Koray Yağcı’nın</strong> serbest vuruştan direk ağlara giden beraberlik golünü engelleyemeyince Bursaspor sevdalılarıda <strong>‘1 SIFIRDAN BÜYÜKTÜR’</strong> tesellisi ile yetindi.</span></div> <div><span> </span></div> <div><span> </span></div>