<div>Bursa’da çevre adına mücadele sürüyor... Her ne kadar “İstemezükçüler” olarak damgalansalar da akademik odalar ve DOĞADER çevre katliamlarına karşı kent sakinlerinin bugününe ve yarınlarına sahip çıkmaya devam ediyor...</div> <div>Toprak, su, hava kirliliği ve insan sağlığına olumsuz etkileriyle mücadele etmeyi sürdürüyor.</div> <div>Örneğin bu etkin mücadele sayesinde <strong>DOSAB Termik Santrali durduruldu...</strong> Misal Marzinc vakası...</div> <div>Mustafakemalpaşa’ya kurulmak istenen Marzinc, dönemin Bursa Tabip Odası, Bursa Barosu, Makine Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, Ziraat Mühendisleri Bursa Şubesi, ilçe Ziraat Odası, Mustafakemalpaşa yerel dinamikleri başta olmak üzere çeşitli kuruluşların ve ilçe sakinlerinin verdiği mücadele sayesinde Marzinc rotasını başka bir yere çevirmek zorunda kaldı...</div> <div>Dönemin BUÜ Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Kayıhan Pala, Marzinc faaliyete geçtiğinde ilk etkilenenlerin fabrika çalışanları olacağını, daha sonra hamilelerin, çocukların ve yaşlıların ve uzun vadede civarda yaşayan herkesin zarar göreceğini anlatıp durmuştu...</div> <div>Marzinc Karabük’e gitmişti... Kısa sürede “İstemezükçüler”in ne kadar haklı olduğu Karabük’te yaşananlarla çıkmıştı...</div> <div>2013 yılında kurşun zehirlenmeleri başlamıştı... Ağır kurşun zehirlenmesi nedeniyle hastaneye başvuranların sayısı Kasım 2013’te 130’a çıkmıştı...</div> <div>DOSAB ve Marzinc’ten bugünlere gelecek olursak...</div> <div>Günümüzde iklim krizi, kuraklık nedeniyle ülkemizde su kıtlığı yaşanıyor... Pek çok şehirde barajlardaki sular kritik seviyelere düştü, su kesintileri yaşandı... Artı yüzlerce, belki de binlerce yıldır var olan göller kurumaya başladı. Yer altı ve yer üstü sularının ne kadar kıymetli olduğu, kirletilmemesi gerektiği artık en sağından en soluna siyasi yelpazedeki herkesin farkında olduğu bir mevzu...</div> <div>Elbette dini imanı, kıblesi para olanlar hariç...</div> <h4><strong>KİRAZLIYAYLA KIRSAL MAHALLESİ’NDE AĞIR METALLER DEREYE KARIŞTI!</strong></h4> <div>Yenişehir’de 2020 yılında Kirazlıyayla Mahallesi’nde Meyra Madencilik’in faaliyetine KARŞI köylülerin verdiği mücadelee akademik odalar, DOĞADER, siyasiler destek vermişti... Özellikle de Kirazlıyaylaköyü kadınları madencilere karşı verilen mücadelenin ön saflarında yer almıştı.... Tüm tepkilere karşın şirket faaliyete geçmişti..</div> <div>2026 yılının ilk ayının sonuna gelindiğinde ise kimyasallarla yıkanmış atıkların olduğu barajı çöktü... Sarıyer deresine aktı, oradan da Yenişehir Ovası’nın verimli topraklarına yayıldı...Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel olay günü Kirazlıyayla Muhtarı Hasan Açar’la birlikte incelemelerde bulundu...</div> <div>Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel’in konuyla ilgili açıklaması yaşanan çevre felaketinin boyutlarını ortaya koyuyor:</div> <div>“Bu felaket yalnızca bugünü değil, önümüzdeki ayları da ilgilendiriyor. Binlerce ton kimyasal ve ağır metal içerikli atığın toprağa ve suya karışması kabul edilemez. Bu durum ciddi çevresel riskler barındırıyor..."</div> <div></div> <div>Ağır metal içerikli atıkların doğaya yayılmasın telafisi güç zararlar doğuracağını belirten Başkan Ercan Özel, bölge halkının endişelerinde haklı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:</div> <div> “Kurşun, çinko ve bakır gibi ağır metaller yalnızca toprağı değil, insan sağlığını da doğrudan tehdit ediyor. Tarım alanlarımız, suyumuz ve geleceğimiz risk altındadır...</div> <div>Bir diğer tepki de 2020’de madene karşı direnişin olduğu dönemde kendini kepçenin önüne atan Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu’ndan geldi...</div> <div></div> <div>Nurhayat Altaca Kayışoğlu, 2020 yılında söz konusu tesisin yapılmasına karşı Yenişehir’de düzenlenen eyleme katılarak köylülerle birlikte sahaya girmiş, iş makinelerinin önüne geçerek çalışmayı durdurmuştu.</div> <div>Yaşananların, çevreyi ve halk sağlığını hiçe sayan madencilik anlayışının doğrudan sonucu olduğunu ifade eden Nurhayat Altaca Kayışoğlu, “Mesele haklı çıkmak değil, doğayı, suyu, toprağı ve insanı korumak. Bugün gelinen noktada Bursalıların sağlığının nasıl hiçe sayıldığını gördük” diyor...</div> <div>Bir tepki de Bursa Barosu’ndan geldi; Başkan Metin Öztosun’un sosyal medya hesabında şu açıklama yer aldı:</div> <div>“Yenişehir Kirazlıyayla'da bulunan maden işletmesinin çevreye vereceği zararları önlemek için 2020 yılından bu yana Bursa Barosu olarak davalar açtığımız ve çevre mücadelesi verdiğimiz herkesin malumu.</div> <div>Dün bu işletmenin kimyasallarını biriktirdiği atık barajı yağmurlardan dolayı patlayarak Sarıyer Deresi'ne dolmuş durumda ve öncelikle aşağıdaki Barcin köyü olmak üzere ovaya doğru giderek yeraltı sularına karışıyor. Bir çevre, doğa ve yaşam felaketi yaşanıyor şu anda ve yaşanmaya devam edecek.”Metin Öztosun’un açıklamasında “beni sokmayan yılan bin yaşasın” diyenlere bir mesaj var:</div> <div>“Bu mücadelede nasıl olsa bizim köyde değil diyen ve mücadeleye katkı koymayan yakın köylerde şu anda çevre ve yaşam felaketi ile karşı karşıya...”</div> <div> <strong>NİLÜFER TAHTALI’DA, VALİLİĞİN “BETON SANTRALI İÇİN ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR” KARARI YARGI TARAFINDAN İPTAL EDİLDİ</strong></div> <div> Bir başka güncel çevre konusu ise Nilüfer Tahtalı sınırlarında yapılmak istenen hazır beton tesisi...</div> <div> Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun’un sosyal medya sayfasından yaptığı açıklamaya göre:</div> <div>Tarım ve hayvancılık yapılan, etrafında zeytin ağaçları olan bir alan...</div> <div>Bursa Valiliği’nce verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir” kararı üzerine, Tahtalı Mahallesi sakinleri doğayı korumak, yaşam haklarını savunmak için Bursa Barosu’na başvurarak destek talebinde bulunuyor...</div> <div>Bursa Barosu, Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu aracılığıyla sürece katılım ve katkı sağlayarak Tahtalı Mahallesi sakinleriyle beraber Bursa 1. İdare Mahkemesi’nde dava açıyor...</div> <div></div> <div>Dava kapsamında mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; projenin insan ve çevre sağlığına muhtemel etkileri hakkında idarece yeterli incelemenin yapılmadığı yönünde değerlendirmede bulunuluyor</div> <div>Ve gerekli değerlendirmeler sonucu ilgili mahkeme, Valiliğin “ÇED gerekli değildir” kararını iptal etti.</div> <div>Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun, genel sekreter Yener Poroy, Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkanı Eralp Atabek ile komisyon üyesi Sadık, Metin Çil, Furkan Sakar ile avukatlar Tahtalı'ya giderek yargının iptal kararını köylülerle paylaştı...</div> <h4>ÇEVRE SORUNLARI YAZMAKLA BİTMİYOR!...</h4> <div>Bu yazıyı derlerken bir açıklama da 20.45'te Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'nden geldi... Yaptıkları açıklamadaki detaylar insana "pes" dedirtiyor:</div> <div>"...<strong></strong>Geçtiğimiz hafta sosyal medya üzerinden yayınlanan bir video üzerine ihbar kabul ederek Mudanya İlçemiz Emirleryenicesi mahallemize giderek mahalleye ait mera vasıflı arazi üzerinde yapılanları yerinde tespit ettik.</div> <div>Mahalleye ait 117/4 ve 116/1 ada parsel numaralı iki parselin mera vasıflı olduğu, 46,1 ve 51,8 dekar büyüklüğünde olduğu tespit edilmiştir.</div> <div>Mera üst bitkisi olarak parsellerde buğdaygil ve baklagil mera bitkileri görülmekte olup, bitki örtüsünün sağlıklı, otlatmaya uygun olduğu, baklagil/buğdaygil dağılımının iyi olduğu görülmüştür.</div> <div></div> <div>Taban arazi olup yer yer bazı istilacı bitkilerin mera üzerinde dağılımına rastlanmaktadır. Bu değerlendirmelere göre iyi mera sınıfında değerlendirilebilecek nitelikte bir meradır. Emirleryenicesi mahallemizde büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği halen yapılmaktadır ve geçim kaynaklarındandır. Ülkemizdeki kaba yem açığı ve buna bağlı olarak hayvancılıkta dışa bağımlılık yadsınamaz bir gerçektir.</div> <div>Meralar kaba yem açığına karşı üreticilerin başlıca kaynağıdır. Aynı zamanda doğal kaynakların korunması, yaban hayatının vazgeçilmezi, canlı çeşitliliği gibi çok sayıda ekolojik işlevi üstlenmektedir. Bütün bu gerekçeler ve 4342 sayılı mera kanunu meraların korunması görevini hem gerçek sahibi olan üreticilere, hem de Tarım ve Orman Bakanlığı’na sorumluluk yüklemektedir.</div> <div>Emirleryenicesi mahallemizde geçtiğimiz hafta tam da bunun tersi olmuştur. 117/4 ada parsel numaralı meranın yaklaşık 2 dekarlık kısmına kimliği bilinmeyen kişi ya da kişiler tarafından yola cephe olan kısmına 200 kamyon civarında merayla kot farkını ortadan kaldıran ve merayı yolun bir parçası haline getiren hafriyat dökülmüştür.</div> <div></div> <div>İyi nitelikteki bir meramızın 2 dekarlık alanı işgal edilmiştir. Bunu yapanların daha ne kadar alanı işgal edecekleri belli değildir. Başta Tarım ve Orman Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü olmak üzere Mudanya Kaymakamlığı acilen gerekli önlemleri almalı bu işgali yapan kişi ya da kişiler hakkında 4342 sayılı kanun gereğince cezalar uygulanmalıdır.</div> <div>Hafriyat dökülen alan acilen kaldırılarak mera eski haline döndürülmelidir. Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi olarak üreticilerimizin, mesleğimizin savunmasını yapacağımızı, tarım alanlarına, meralara sahip çıkacağımızı bir kez daha belirtiyor, yaşanan mera işgalinin ve sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz. " </div> <div> </div> <div></div>