<div><strong>19 Mayıs: Bir Milletin Ayağa Kalktığı Gün</strong></div> <div>Türk milletinin kaderinin değiştiği, umutsuzluğun yerini direnişe bıraktığı tarih.</div> <div>İşgal altındaki bir ülkenin küllerinden yeniden doğuşunun ilk adımı.</div> <div> Mustafa Kemal Atatürk’ün Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkışı, bağımsızlık meşalesinin yakıldığı tarihi bir dönüm noktasıydı.</div> <div>Aradan geçen 107 yıla rağmen 19 Mayıs’ın taşıdığı anlam hiç eksilmedi.</div> <div>Çünkü bu tarih, yalnızca geçmişte kazanılmış bir zaferin başlangıcı değil; aynı zamanda geleceğe duyulan güvenin sembolüdür.</div> <div>Atatürk’ün bu özel günü gençlere armağan etmesi de tesadüf değildir. O, gençliği Cumhuriyet'in koruyup yaşatacak: yeniliğin, cesaretin, aklın ve çağdaşlığın temsilcisi olarak görüyordu.</div> <div>1919’un karanlığında Anadolu işgal altındaydı. İstanbul Boğazı'nda İngiliz gemileri demirliydi... </div> <div>Mustafa Kemal Boğaz'daki İngiliz gemilerine bakıp "Geldikleri gibi gidecekler" demişti...</div> <div>30 Ağustos 1922'de bizzat Mustafa Kemal tarafından yönetilen Başkomutanlık Meydan Muhaberesi'nde işgalci Yunan güçleri büyük bir yenilgiye uğratıldı... </div> <div>Düşman itilaf devletleri, 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'na dayanarak 13 Kasım 1918'de Haydarpaşa önlerine donanmalarını demirlemiş ve İstanbul'u işgal etmişlerdi.... </div> <div>6,5 ay sonra Mustafa Kemal Samsun'a ayak basarak Kurtuluş Savaşı'nı başlatmıştı... </div> <div>İşgalciler İstanbul'u 4 yıl 10 ay 23 gün sonra 6 Ekim 1923'te terk etmek zorunda kalmışlardı...</div> <div>Milli Mücadelenin başarıya ulaşmasıyla imzalanan Lozan Barış Antlaşması'ndan sonra 6 Ekim 1923'te Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordunun İstanbul'a girerek şehri esaretten kurtardı....</div> <div>Özetle, Mustafa Kemal Atatürk'ün "Geldikleri gibi gidecekler" dediği günden 5 yıl sonra işgalciler defolup gittiler... </div> <div>19 Mayıs 1919'a Anadolu işgal altındaydı... Millet savaşmaktan yorulmuştu, umutsuzdu... </div> <div>İşte tam da böyle bir dönemde Samsun’da atılan o ilk adım, millet iradesinin yeniden ayağa kalkışını simgeliyordu.</div> <div>Ardından Amasya Tamimi, Erzurum ve Sivas Kongresi ve Milli Mücadele'nin merkezi Ankara'da şekillenen milli mücadele ve nihayet Ankara’da şekillenen milli mücadele ruhu, Cumhuriyet’in temelini oluşturdu.</div> <div>Atatürk’ün Nutuk’a “1919 senesi Mayısının 19. günü Samsun’a çıktım” sözleriyle başlaması da bu yüzden son derece anlamlıdır.</div> <div>Bugün 19 Mayıs’ı sadece törenlerle anmak yeterli değil!</div> <div>Çünkü 19 Mayıs; teslimiyet yerine direnişi, umutsuzluk yerine inancı, bağımlılık yerine tam bağımsızlığı temsil eder.</div> <div>Atatürk’ün gençliğe olan güveni, Cumhuriyet’in geleceğine duyduğu güvenle eşdeğerdir.</div> <div>“Bütün ümidim gençliktedir” sözü, sadece bir hitap değil; aynı zamanda tarihi bir sorumluluğun gençliğe emanetidir...</div> <div>19 Mayıs aynı zamanda sporun ve sağlıklı nesillerin önemini de simgeler. Çünkü Atatürk’e göre fikri hür nesiller kadar bedenen güçlü gençler de milletin geleceğinin teminatıdır. Bu nedenle bayramın “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanması büyük anlam taşır.</div> <div>Bugün Türkiye’nin dört bir yanında dalgalanan bayraklar, söylenen marşlar ve meydanları dolduran gençler; 1919’da Samsun’da yakılan meşalenin hâlâ sönmediğini gösteriyor.</div> <div>Ve unutulmamalıdır ki;19 Mayıs yalnızca bir tarih değildir.19 Mayıs, bir milletin yeniden ayağa kalkma iradesidir.19 Mayıs, bağımsızlığın ilk adımıdır.19 Mayıs, Cumhuriyet’in kalbidir.</div> <div>Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm Milli Mücadele kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyor; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz.</div> <div>İlk 19 Mayıs kutlamasına yanılmıyorsam Necatibey Kız Enstitüsü'nün ortaokul 2. sınıfındayken katıldım. Lobutlarımız vardı. Kıyafetimizi bile hatırlıyorum; pembe kloş etek; beyaz bluz! Aylarca beden öğretmenimiz hareketlere çalıştırmıştı.</div> <h4>GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ!</h4> <h4>19 Mayıs gösterileri yıkılıp yerine Millet Bahçesi yapılan Atatürk Stadyumu'nda yapılırdı. 17 Mayıs'ta tüm okullar bir araya gelir genel bir prova gerçekleştirilirdi.</h4> <div>Ortaokul ve lise öğrencilerinni katıldığı gösterilerde, beden öğretmenleri aylarca öğrencilere kareografide yer alan hareketleri çalıştırırlardı. Kimi zaman çember, kimi zaman da lobut ya da kurdele gibi malzemeler hareketlere eşlik ederdi. </div> <div>Gösterilerin yıldızı ise her zaman Işıklar Askeri Lisesi'ydi. Kuleler yaparlardı; hayranlıkla izlerdik.</div> <div>Zaman içerisinde 19 Mayıs'lar halk oyunları gösterilerine dönüştü.</div> <div>2012 yılında Millî Eğitim Bakanlığı yayımladığı bir genelge ile 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'nın birkaç yer hariç, Türkiye genelinde il ve ilçelerde kitlesel halde stadyumlarda kutlanmasını yasakladı!..</div> <div>Bir avukat dava açtı; Danıştay 7 yıl sonra kararı iptal etti.</div> <div>Yani 2020’de 19 Mayıs gösterilerinin stadyumlarda yapılmasının yolu açıldı acılmasına da dünyaya çağın öcüsü olarak dayatılan Koronovirüs salgını patladı. </div> <div>Dolayısıyla stadyumlarda kitlesel kutlamalar yapılamadı... Zaten yapılamazdı da...</div> <div>Milli Eğitim Bakanlığı talimat vermediği sürece hiçbir devlet okulunun 19 Mayıs'ta gösteri hazırlığı yapması zaten mümkün değildi!</div> <div>Gençliğimizdeki 19 Mayısi spor gösterileri mişli zamanlara karıştı gitti. Beynimize oksitoksin ürettiren olumlu, güzel gençlik anılarımızın arasında kaldı... </div>