<div>Bugüne dair çok şey söylenir.</div> <div>Ama bazen tarihler konuşur...</div> <div>İnsanlar susar..</div> <div>Susmalı..</div> <div><b>24 Ocak 1993</b></div> <div>Arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirmişti <b>Uğur Mumcu...</b></div> <div><b>'Vurulduk ey halkım'</b> dedik hep bir ağızdan..</div> <div>Unutmadık....</div> <div>Yine tesadüf bu ya!..</div> <div>Aynı tarihte 1993'te şu satırları aktarmıştı..</div> <div><b>"Tarikatlara ve cemaatlere alınan genç çocuklar, 30 yıl sonra general olacaklar ve Cumhuriyete karşı ayaklanacaklar”</b></div> <div>Sustum...</div> <div>Ne denir ki bu sözün, tespitin üzerine..</div> <div>Ve yine bir başka tarih...</div> <div><b>1921....</b></div> <div>Öyle lafla, yalayıp yutarak peynir gemisinin yürüdüğü zamanlar değil...</div> <div>Sakarya Meydan Savaşı öncesinde <b>Mustafa Kema</b>l'e, Millet Meclisi, 5 Ağustos 1921'de <b>''Başkomutanlık''</b> verdi.</div> <div>Savaşın, 13 Eylül'de kazanılmasının ardından, <b>Mustafa Kemal Paşa'</b>ya, Millet Meclisi, <b>19 Eylül 1921</b>'de kanunla <b>''Müşir'' </b>(Mareşal) rütbesi ile <b>''Gazi''</b> unvanı verdi.</div> <div>Yine sustum.</div> <div>Çünkülü, nedenli, sebepli...</div> <div>Boş boş konuşanlara, çok şeyi unutanlara inat..</div> <div>Bu kez inadına sustum..</div> <div>Nasılsa tarihler konuşuyor....</div>