<div></div> <div>51'deki gole kadar Trabzonspor oynadı, Bursaspor geride bekledi, kalesini savundu.</div> <div>1-0'dan sonra puan için risk alan ve Le Guen ile <b>"sistemin dibine vurarak"</b> 4-5 hücumcuyla "<b>ya hep ya hiç" </b>diyen bir Bursaspor vardı.</div> <div><b> </b></div> <div><b>5 EKSİKLE...</b></div> <div>Agu, Jorquera, Kembo ve Aziz yoktu.</div> <div>Bunlara bir de ısınırken sakatlığı nükseden Badu eklenince, düdüğe dakikalar kala planlar yine değişti.</div> <div>Merter ve Furkan Soyalp ile Yusuf Erdoğan bu sezon ligde ilk defa 11'de başladılar.</div> <div>Delarge da 8 maç sonra 11'e döndü.</div> <div>Mecburen yapılan 4'lü rotasyon sonrası taktik belliydi:</div> <div><b>-Savunmayı sağlam tutalım, topun arkasına geçelim. Ani ataktan atarsak veya duran toptan golü bulursak, bunu korumaya çalışırız.</b></div> <div>İlk devrede zaten isabetli şut yoktu!</div> <div>Trabzon 8'de 0, Bursaspor 1'de 0.</div> <div>Yüzde 37 ile oynayan Timsah, 6'da 0 isabetli ortayla resmen <b>KARAVANA</b> attı!</div> <div>Harun da 29'da Burak'ın mutlak gollük pozisyonunu penaltı yapmadan kurtardı.</div> <div>Trabzon'un 1'i ilk devre olmak üzere toplam 3 şutunun da direklerden döndüğünün altını çizmek gerek.</div> <div>Timsah, bu açıdan çok şanslıydı!</div> <div>İkinci yarının başında, Yusuf Yazıcı'nın göstere göstere gidip 23 metreden 117 km hızla attığı sol şut golü bütün defans canlı izledi!</div> <div><b> </b></div> <div><b>ROLLER DEĞİŞTİ</b></div> <div>Maça S.Gökçen'den öğlen uçağıyla giden Le Guen, golden 7 dakika sonra (58'de) Furkan yerine Kubilay ile 3'lü forvetle 3-4-3'e döndü.</div> <div>Bursaspor topla daha çok oynayıp daha fazla hücuma çıkmaya başladı.</div> <div><b> </b></div> <div><b>KULÜBEDE HÜCUMCU KALMADI</b></div> <div>65-75 arası oyunu adeta tek kaleye çeviren Timsah, Merter yerine Kofi ile orta sahayı tamamen boşalttı.</div> <div>Adeta 3-3-4'e döndü.</div> <div>Kanatlarda Kofi ve Delarge, merkez forvette Kubilay ve Stancu, sol arkadan Yusuf da gelince 5'li, hatta Batalla ile 6'lı hücuma geçti.</div> <div>Fransız Hoca, Ertuğrul'u da ön liberoya çıkarıp defansa sadece 2 isim bıraktı.</div> <div><b> </b></div> <div><b>RİSKİN DİBİNE VURDU</b></div> <div>Bu durumda; 2-1-3-4 gibi bir dizilişle adeta "sistemin dibine vurarak" tüm riskleri aldı.</div> <div>Kimisine <b>çılgınca</b> gelebilir.</div> <div>Eksiklere eyvallah tabii ki!</div> <div>Ancaaak;</div> <div>Benim kafama takılan soru şu;</div> <div>Madem 1-0'dan sonra bu takım, öyle veya böyle hücuma çıkabiliyor, neden golü yiyinceye kadar bekliyor?</div> <div>İşte bütün mesele bu!</div> <div><b>Acaba hangi tarz doğru?</b></div> <div>31 bin taraftar önünde hücumda bireysel yetenekleri belli seviyede olan 5 benzemezden oluşan forvet oyuncuları, son hareketlerde işi çarşafa dolayınca, 1 puan umudu da uçtu gitti.</div> <div><b> </b></div> <div><b>TEK İSABETLİ ŞUT</b></div> <div>Zaten 90 dakikayı 6'da 1 isabetli şutla (o da 73'te Yusuf Erdoğan ile) bitirirsen gol atma şansın pek olmaz!</div> <div>Hele 21 orta yapar ve sadece 3 isabet bulup karavana atarsan, sonuç da bu olur!</div> <div>Le Guen de maçtan sonra, <b>"devre arasında oynayan kadroyu (14 kişi) koruyup, üstüne 3, hatta 4 oyuncu almalıyız" </b>dedi.</div> <div>Durum bu kadar net.</div> <div>Artık kaynak bulmak da yönetime kalıyor.</div> <div>Yoksa bu kısıtlı kadro adamı ligin 2. yarısında <b>kanser eder!</b></div> <div> </div>