<div>Kırmaktan çekindiğim, üzmemek için çok dikkat ettiğim herkesi kırıveriyorum...</div> <div><b>Elimden gelen bir şey yok, hatta çok zaman kırdığımdan bile haberim olmuyor...</b></div> <div>Öyle işte...</div> <div>Söz konusu ben olunca kırma yarışına giriyorlar, kırılıyorum doğrusu...</div> <div>Sonbaharın hüznü çöktü üzerime... Kalabalık kente rağmen, bütün yazı sokaklarda araya sıkışıp kalmış parklarda geçiren kuşlar, büyük kümeler halinde uçmaya başladılar, <b>belli ki gitme zamanı gelmiş...</b> Ne güzel olurdu, bizim de böyle bir özelliğimiz olsa...</div> <div><b>Günü gelince, hiç beklemeden, yukarıdan sessizce uzaklaşabilsek...</b></div> <div>Bu, sadece ölümle oluyor...</div> <div>Dedim ya Eylülün hüznü çöktü...</div> <div>Güzel şeyler de olduğunu söylüyor haberler, pandemi sürecindeki karabasan bitiyormuş, sevinelim bari...</div> <div>Gidenleri, acı çekenleri bir kenara itelim...</div> <div><b>Nankörlük etmiyeyim arayan, soran dostlar da mutlu ediyor insanı, ayrı konu...</b></div> <div>"Bir sonbahar günüydü" diye başlayıp biten ne çok şiir ve şarkı varmış meğer?</div> <div>Yok, yok, ben yaşlanmıyorum, dünya dönüyor...</div> <div>Kanadım yok ki, ürperip kaçıvereyim...</div> <div><b>Hayat önümüzde, hava hala sıcak ama, gerçekler buz gibi, kaçılacak bir yanı yok...</b></div> <div>Hayat ateş pahası...</div> <div>İşte, yaşama telaşı...</div> <div>Öleni, kalanı, güleni, ağlayanı hepsi bir arada...</div> <div><b>Cahit Külebi'nin güzel bir şiiri ile yazıma son vermek istedim...</b></div> <div>Sonbahar geliyor serçe</div> <div>Yuvanı ne yapacaksın?</div> <div>Ayva çiçek açmadan önce. Meyvelerin içi geçecek</div> <div>Rüzgâr başka çeşit esecek Yağmurlarla ıslanacaksın.</div> <div>Halbuki ne kadar sıcaksın!</div> <div>Hayat bizim...</div> <div>Yönetmek bizim...</div>