<div>“Suya sabuna dokunma!”…Pis gezmek alışkanlık olmuş anlaşılan…Suya sabuna dokunmayanlar yüzünden değil mi? Şu an yaşadıklarımız, hatta şu ana kadar bizlere yaşatılan acılar, üzüntüler, kayıplar.Keyfi yerinde olan dokunmaz suya sabuna, mutlu olan dokunmaz, dokundurtmaz huzuruna. Su ve sabun değişmeceli anlamda da, mizahi anlamda da temizliktir, tertiptir.Elbette dokunacaksın, elbette hesabını soracaksın. Alıştırmışlar seni 3- 5 senede bir oy verip evinin yolunu tutmaya. Hesap soracaksın, verdiğin oyun, desteklediğin adayların yakasına yapışacaksın.Oy vermek vatandaşlık görevi, verdiğin oyu takip etmekte öyle.Kaybeden aday, kazananın müfettişi olmalı. Bunu sen sağlayacaksın. Demokratik hakkın bu. Oy verdiğin her kimse yakasına yapışacaksın. Sandık başında oyunu atınca bitmiyor işin. Esas o anda başlıyor. Senin verdiğin görevi alan aday artık senin emrinde. Senin vekilin, senin meclis üyen, senin başkanın.Kaybedenler de görevli artık.Kazananın başında bekleyecek, taahhütlerini yerine getirip getirmediğini kontrol edecek. Demokrasi dediğin budur. Oy verip içine kapanmak ve her fırsatta şikâyet etmek değil. Ağlanıp, sızlanmakla sorunlar çözülmez. Nereye olursa olsun seçilmeyi başaran bulunduğu yerin hakkını vermeli, verdirilmeli. Seçim sürecinde verdiği sözlerin tamamı her an, her dakika kendisine ve birlikte görev talep ettiği arkadaşlarına hatırlatılmalı.Kaybeden kılıcını kınına sokup kenara çekilmemeli. Mücadelesini MÜFETTİŞ gibi devam ettirmeli ve samimiyetini ortaya koymalı. Duyuyor musun CHP?Oy verdiklerin çalışmıyorsa “KAPISINA DAYAN”…Kaybetmiş olmaları sorun değil, görevleri senin hakkını, hukukunu korumak, sana sahip çıkmak…Demokrasisiz kalmayın…</div> <div></div> <div></div>