<div>İşini seven, üyelerinin sorunlarıyla ilgilenen bir işinsanı olarak bilinir...</div> <div>Kapıları da, herkese açıktır...</div> <div>Bu yüzden de, ilçe halkı tarafından da sevilip sayılır...</div> <div>Değer verilir...</div> <div>Günün büyük bölümünü, Uludağ OSB'nin hizmet binasında geçiren Yunus Aydın'ı, randevulu veya çat kapı gelen konukları yormuyor…</div> <div>Uzun uzadıya yaptığı telefon görüşmeleri de sıkmıyor…</div> <div>Onu, posta yoluyla gönderilen ve üzerinde <b>-kişiye özel- </b>yazdığı için, görevliler tarafından açılmayıp, kendisine verilen mektuplar perişan ediyor...</div> <div></div> <div><b>“Kişiye Özel</b>” olduğu için, mektubu okumak isteyen başkan, zarfı açıp, ne yazıldığı belli olmayan cümleleri görünce, derinden bir <b>“Ey vahhh</b>” çekiyor…</div> <div>Yinede okumaya devam ediyor…</div> <div>Uzun bir uğraş sonucu, dört sayfadan oluşan mektupta, <b>"Öncelikle, yoğun çalışma ortamı içinde satırlarıma, kıymetli zamanınızı aldığınız için özür dilerim"</b> cümlelerini, benzeterek de olsa, okumayı başarıyor...</div> <div>Devamını getiremiyor...</div> <div>Mektubu, belki okurlar diye çalışma arkadaşlarına veriyor…</div> <div>Onlar da, işlerini güçlerini bırakıp, ekip halinde, bulmacayı çözmeye çalışıyorlar...</div> <div>Başarılı olamıyorlar…</div> <div><b>"Ne istiyorsanız, sözlü olarak söyleyin" </b>demek için, mektupta yazılı telefonu arıyorlar, yanıt alamıyorlar...</div> <div>Sonun da, onlarda pes ediyorlar...</div> <div>Her ne kadar, teslim olsalar da…</div> <div>Mektubun, en azından bazı yerleri okunduğu için, kendilerini şanslı sayıyorlar...</div> <div>Çünkü, bundan daha kötü mektuplarda geliyormuş…</div> <div>Nasıl oluyorsa?</div> <div>Dahası...</div> <div>O mektubu yazanlar gelip, <b>"Neden benim işimle ilgilenmediniz?</b>" diyerek, hesap soruyormuş...</div> <div></div> <div>Kibarca, <b>“Yazınızı okuyamadık”</b> denilince, <b>“Siz bu mektubu okuyamazsanız, neyi okuyacaksınız”</b> diyerek çıkışıyorlarmış…</div> <div>Aslında...</div> <div>Uludağ OSM Başkanı Yunus Aydın'ın, çivi yazısıyla kaleme alınan bu gibi mektup ve dilekçeleri okutmak için, yapacağı tek bir iş var...</div> <div>O da, zarfın üzerindeki o yazıyı okuma başarısı gösteren postacıyı bulup, kendisinden, yazılan mektubu da okumasını rica etmesi…</div> <div>Postacı da, <b>"Zarfı okudum ama mektubu çözemiyorum"</b> derse, yapacak bir şey yok...</div> <div>Demek ki, <b>"Bir deli kuyuya taş atıyor, kırk akıllı çıkartamıyor</b>" gibi atasözleri, boşuna söylenmiyormuş...</div> <div>O yüzden, siz siz olunda, işinizi halletmek için gittiğiniz resmi kurum ve kuruluşlarda, işler yavaş gidiyor diye yakınmayın!…</div> <div>Hesap da sormaya kalkmayın”!...</div> <div>Görevliler, benzer mektubu önünüze koyup, <b>"Siz bunları okuyun, bizde işinizi yapalım"</b> derlerse, ne yapacaksınız?</div> <div>Olacağı söyleyeyim…</div> <div>Mektubu, Atasözündeki, kırk akıllıdan biri olarak alacaksınız...</div> <div>Okuyamadan, kafayı yemiş olarak teslim edeceksiniz...</div> <div>İşte bu yüzden…</div> <div>Resmi kurum ve kuruluşlarda çalışanlar, işlerin yoğunluğundan değil, bu gibi mektupları okumaktan korkuyorlar…</div> <div>Haklı olarak…</div> <div> </div> <div> </div> <div> </div> <div> </div>