<div><span>Konuk Eskişehir tam anlamıyla acıların takımı… Devre arası tam <b>8 as oyuncu firar</b> etmiş, hocaları <b>Mustafa Özer</b>’de elde avuçta ne kaldıysa toparlayıp anca <b>17 oyuncuyu</b> Bursa’ya getirebilmiş. Yabancısı yok, yani tam anlamıyla <b>‘yerli malı yurdun malı’</b> görünümünde bir takım. </span></div> <div><span>Ne var ki; hani<b><span> </span>‘ ölmüş de ağlayanı yok’</b><span> </span>derler ya, hiç de öyle değil… Eskişehirspor’un<span> </span><b>ağlayanı öyle çok ki</b>; sezon sonu kepenk kapatacağı çok belli bir takımın peşine takılan<span> </span><b>2200 Kırmızı Şimşek sevdalısı</b><span> </span>o meşhur bandoları eşliğinde Timsah Arena’ya teşrif etmiş.</span></div> <div><span>Bazı maçlar vardır;<span> </span><b>kâğıt üstünde oynamak kolaydır</b><span> </span>ama iş<span> </span><b>ayakla oynamaya gelince</b><span> </span>zordur. Bu tür oyunların<span> </span><b>ilac</b>ı<span> </span><b>erken</b><span> </span>goldür.</span></div> <div><span>Yeşil Beyazlı oyuncuların bunun bilincinde olması güzel. Hiç olmadıkları kadar istekli, mücadeleciler. Bu bir futbol takımı için çok önemli. Bursaspor, gol pozisyonlarına girdi ve de<span> </span><b>kaçmayacak goller</b><span> </span>de kaçtı. Hal böyle olunca da devre<span> </span><b>0-0’a</b><span> </span>bağlandı.</span></div> <div><span>Merak eden olabilir hemen söyleyelim;<span> </span><b>Eskişehirspo</b>r’un koca bir ilk yarıda Bursaspor tribünlerinin<span> </span><b>‘eyvah’</b><span> </span>diyerek gözlerini kapattığı tek bir pozisyonu yok.</span></div> <div><span>Hani kaleci<span> </span><b>Çağlar<span> </span></b>takım elbise<b><span> </span></b>ile<b><span> </span></b>oynasa fark etmezdi çünkü top gelmedi!</span></div> <div><span>İkinci yarı; Timsah ilk 45’teki kadar görkemli, ahenkli ve de gole yönelik bir görünümünde değildi. Çünkü Kırmızı Şimşekler<span> </span><b>‘bu gidişe bir dur demenin’</b><span> </span>yollarını arıyordu. Anlaşılacağı gibi konuk ekip ev sahibine dişlerini gösterir olmuştu.</span></div> <div><span>78’de gelen gol işte bu müthiş iştahın sonucuydu.</span></div> <div><b><span>17’lik bebe Metehan</span></b><span>, kendinin<span> </span><b>iki katı yaşındaki</b><span> </span>isimlerle bezenmiş<span> </span><b>Bursasporlu babaların</b><span> </span>yapamadığını yapıyor attığı golle<span> </span><b>‘ummadık taş baş yarar’</b><span> </span>klişesini bir kez daha<span> </span><b>dosta-düşmana</b><span> </span>hatırlatıyordu.</span></div> <div><span>Tabelada<span> </span><b>bir eksik</b><span> </span>duruma düşen Timsah,<span> </span><b>Onur Atasayar’ın</b><span> </span>ikinci sarıdan oyun dışı kalması ile<span> </span><b>sahada da sayısal</b><span> </span>olarak bir eksiliyor; sözün özü kader ağlarını örüyordu.</span></div> <div><span>Rakiplerin kaybettiği haftada<span> </span><b>Traore/Serdar/Tayfun</b><span> </span>gibi 3 yeni transferini sahaya süren<span> </span><b>İbrahim Üzülmez</b>’in yaptığı hamleler de sonucu değiştirmeye yetmiyordu. Çünkü<span> </span><b>çıkan ile giren</b><span> </span>arasında hiçbir fark yoktu…</span></div> <div><span>Özetlersek; en acısı<span> </span><b>felaketi önceden sezip</b><span> </span>özellikle ikinci 45’te bitmek bilmeyen aralıksız tezahüratıyla oyuncularını uyandırmaya çalışan o muhteşem taraftara<span> </span><b>hem ayıp hem de yazık<span> </span></b>oldu.</span></div> <div><span>Bu öyle büyük<span> </span><b>bir ayıp</b><span> </span>ki; değil<span> </span><b>Bursaspor Başkanı, Dünya Merkez Bankası Başkanı<span> </span></b>gelse kaldıramaz!</span></div>