<div>Hafta sonu deplasmanda Bursaspor'un süper lig müsabakası nedeniyle Alanya'da bulundum. Kentin yapısı itibariyle can damarının turizm olduğu yapmış olduğum gözlemlerle aşikar olarak gözükmekteydi. İlçe halkından almış olduğum bilgilere dayanarak özellikle yabancı ülke vatandaşlarının bir çoğunun Alanya’ya yerleşik olarak göç ettiği bilgisini de edinmiş oldum. Türkiye cennet vatan tabirini farklı coğrafya ve bölgelerde bulunduğunuzda daha iyi anlıyorsunuz. Sonbaharın yaşandığı bugünlerde insanların sahilde güneşlenmesini ve denizden faydalanmasını görmek 30 derece sıcaklık içerisinde gayet normal iken Bursa’da kışın habercisi olan yağışlı ve serin hava içerisinde bizlere ilginç olarak gözüktü.</div> <div>Yaz aylarında düşen uçak sonrası diplomatik olarak Rusya ile bozulan ilişkiler Alanya turizmini ve özellikle sektörde hizmet sunan kuruluşları çok olumsuz etkilediği bilgisini ve çözüm arayışlarını masaya yatırdık. Alanya turizminin büyük bir kısmını Rusya’dan gelen misafirler oluşturuyor. Rusya ile ilişkilerin yumuşaması süreci yaşanırken 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin, ülkemize yaşatmış olduğu olumsuz izlenim maalesef yaz sezonu için ikinci vurgun olarak ortaya çıkmış oldu. Bu kadar yaşanmış olan olumsuzluğa rağmen halkın sağduyusu gayet yerinde ve birlik beraberlik mesajları kuvvetli olarak dillendiriliyordu. Alanya’da tıpkı İnegöl gibi il olmayı hak eden sosyo-ekonomik kentlerin başında gelmektedir. Antalya’ya kara yolu ile olan uzaklık Gazipaşa havaalanının önemini bir kat daha arttırmış durumdadır. Halkın bu konu ile ilgili genel görüşü Antalya şehir merkezine ulaşana kadar 1 saatlik uçuşla İstanbul’a gidebildikleri görüşleri hakim olarak tarafıma paylaşılmıştır. Bizlerin buradan çıkaracağı en önemli sonuç şu olması gerekmektedir.</div> <div>Ülke içerisinde birliğimizi ve beraberliğimizi bozmadan dayanışma içerisinde hareket ederek ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmemizi sağlayacak hamleler ve projeler üretmemiz gerekecektir.</div> <div>***</div> <div>Sanayi alanında faaliyet gösteren firma kurucuları ve yöneticileri ile yaptığımız toplantılarda nitelikli ve kalifiye eleman açıkları bulunduğuna dair düşünceleri her daim kendileri tarafından bizlere iletiliyor. Mesleki ve teknik eğitim alan gençlerin makineleşme ve otomasyon sistemlerinde kilit rol aldıklarını biliyoruz. Ayrıca beşeri ilişkilerin geliştirilmesinde pazarlama, halkla ilişkiler ve medya yönetiminin sağlamasında da tecrübeli nitelikli personel ihtiyacı doğmaktadır.</div> <div>Meslek Yüksekokullarına sınavsız geçişin kaldırıldığı dönemde artık öğrenciler yarışmacı kimlikle yüksekokullardaki bölümlerde yer alabilecekler. Yani artık çalışmadan, çaba göstermeden nasıl olsa liseden mezun olduktan sonra yüksekokula gideceğim olgusu ortadan kalkmış bulunmaktadır. Artık bilgiyi edinen sentezleyen analizini yapan gençler araştırma merkezlerinde görev yapabileceklerdir.</div> <div>İki yıllık yüksekokulların tarzı dört yıllık fakültede öğrenim hakkını kazanamamış kişilerin yedek tercihi olmamakla beraber kendini mesleki ve teknik alan da geliştirecek ve sektöre faydalı bir tekniker, teknisyen gibi işin yükünü çeken kendisini uygulamaya yönlendiren gençlerin bilimsel geliştirme merkezleri olacaktır.</div> <div>Mesleki eğitimin geliştirilmesin de sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve biz akademisyenlere ciddi görevler düşmektedir. Bilimin popülerleştirilmesi ve uygulama alanlarına pratik yönde kanalize edilmesi, eğitimin kalitesini ve niteliğini arttıran en önemli olgu olarak karşımıza çıkacaktır.</div>