<div>Doğrusu ya; bir acaip karşılaşmaydı <b>Timsah Arena’daki</b> dünkü 90 dakika... Sadece ekran başındakilerin değil, yeşil çimende koşturanlarla kenarda hop oturup hop kalkarak koşuşturanların <b>gözleri</b> sahada, <b>kulakları</b> ise <b>Adana-İstanbul-İzmir</b> üçgeninde oynanan karşılaşmalardan gelecek haberlerdeydi.</div> <div>Konuk <b>Menemen</b>’in ne <b>play-off</b> beklentisi ne de <b>küme düşme</b> endişesi olmadığı için eleği duvara asıp bitime iki etap kala TFF 1Lig’den <b>ücretli izne çıkmış </b>bir rakipti…</div> <div>İzmir temsilcisi <b>‘hani direnirsem, bir gol kıstırırım belki’ </b>düşüncesiyle tüm hatlarıyla sahasında siperdeydi…</div> <div>Nitekim öyle de oldu; Menemen ilk Bursa kalesi ziyaretinde golü buldu. Kaleci <b>Çağlar</b>’ın kucağından dönen şutunu direk dibinde tamamlayan <b>Domgjonas</b> iki taksitte takımını öne geçirdi: <b>0-1…</b></div> <div>Geriye düşmenin şokunu çabuk atlatan <b>Yeşil</b> <b>Beyazlılar</b> toplu hücuma kalkarken, Menemen ise 10 kişi ile tam saha kalesini savunuyordu. Hal böyle olunca da, İzmir ekibinin ceza sahası akşam saatlerindeki <b>Fomara trafiği</b> gibi kilitleniyordu!</div> <div>Böylesine insan kalabalığının içinde golün gelmesi için mutlak bireysel hatalar gerekiyordu…</div> <div>Öyle de oldu; önce <b>Cem Çelik</b> Burak Kapacak’ı el-ense ile, ardından <b>Sikiru’</b>da Traore’y<b>i </b>kündeyle yere indirince hakem <b>iki kez beyaz noktayı</b> gösterdi…</div> <div><b>Seleznyov</b>’da <b>duble</b> <b>penaltıları </b>gole tahvil edince <b>Bursaspor </b>soyunma odasına gülerek gitti: <b>2-1…</b></div> <div>Menemen ikinci yarıya golle başladı… 47’de tabelayı eşitleyen <b>Mehmet Boztepe</b> nasıl attığını <b>Çağlar</b> ile önündeki savunması ise golü nasıl yediğini anlamadı! Bacak aralarından geçen top, direk içinden ağlara gidince skora denge geldi: <b>2-2…</b></div> <div>Eşitlik sonrası maçta <b>kızılca kıyamet</b> koptu!</div> <div>Ahlar, vahlar, ohlar, oflar arasında top tenisteki gibi bir o kaleye gidiyor, bir bu kaleye gidiyor iki takımın ceza sahaları içi adeta pozisyon hurdalığına dönüyordu.</div> <div>Hani <b>‘Kaybedecek bir şeyi olmayandan korkulur’ </b>derler ya; aynen işte öyle oluyordu.</div> <div>Bursaspor <b>‘ya herro ya merro’</b> moduna girip savunmayı boş verince; Menemenli</div> <div><b>Mustafa Çeçenoğlu, Murat Erdemir </b>ve <b>Samedi Ali</b> gibi isimler ev sahibinin boşalttığı bu <b>leb-i derya arazide</b> adeta <b>cirit atmaya</b> başlıyordu.</div> <div><b>İrfan Buz</b>’un kırmızı kart görmesiyle <b>komutansız kalan</b> Bursaspor’un kalesinde adeta devleşen <b>Çağlar</b> <b>tek kişilik ordu misali</b> biri penaltı olmak üzere tam <b>4 net gol</b> <b>pozisyonunu püskürterek</b> bir puanı pençeliyordu ama ne yarar?</div> <div>Son düdük çaldığında görüldü ki; Yeşil Beyazlı temsilcimizin teklediği <b>Hatay</b> ve <b>Erzurum</b> ile <b>Adanademir’</b>in üçlediği hafta itibarıyla anlıyoruz ki Bursaspor bir mucize olmazsa büyük bir ihtimalle ne yazık ki <b>bütünlemeye</b> kalıyordu!</div> <div>Şimdi soru şu:</div> <div>Bu takım <b>2019 Mayısı</b>’ndan beri gardrıobta tuttuğu <b>Süper Lig ceketini</b> play-off’ta son düdük çaldığında askıdan çıkarıp yeniden giyinip kuşanır mı?</div> <div>Futbolun sağı solu belli olmaz ama düşüncem o dur ki; dün olduğu gibi <b>‘Sen koşmazsan, şampiyonluk da sana koşmaz’</b> notunu da düşelim.</div> <div> </div>