Kolay yıldız yaratmak!

Biz gazeteciler yıldız yaratmayı çok severiz.

Kolay yıldız yaratmak!

Altay’a 90+2’de attığı golle Ali Akman bir anda bu kervan içiresine taşındı.

Erken mi?.

Hayır; bana göre değil.

Samet Aybaba gibi yüreksiz teknik direktör olduğu için biz bu genç yeteneği geçtiğimiz sezon Süper Lig’de vizyona sokamamıştık.

Belki Yalçın Koşukavak, yapılamayan transferler sonrasında bu genç yeteneği daha önce yaptığı gibi Bursaspor’dan dışlanan isimleri (Örnek: Okan Koçuk, Mehmet Zeki Çelik) Türk futboluna kazandırır.

Ancak biz gazetecileri, çok çabuk vitrine çıkardığımız genç oyuncuları, lig maçında atamadıkları bir gol, kaçırdıkları penaltı sonrasında çok yerden yere vurarak, ‘yaramaz adam’ yaftasını yapıştırdığımız çok yeteneğimiz olduğunu, onları yok ettiğimizi de  unutmayalım.

 

TAHTAYI BEKLERKEN

Maalesef değişmeyen bir yazgısı var Bursaspor’un.

Bugüne kadar sen ben çekişmesi, yaşanması nedeniyle kulübe güçlü bir yönetim hiç seçilemedi. Ya bazı kişiler eski bakanların, belediye başkanlarının, ya da gazete patronlarının rüzgarını ve desteğini alarak bu işe soyundular.

Ali Ay’ın olağanüstü genel kurulu geç yapması Bursaspor’daki güçlü yönetim bu oluşumunun gerçekleşmemesine neden oldu. Maalesef kısa dönem içerisinde güçlü bir yönetim maalesef oluşturulamadı.

Bursaspor’un borcunu, kulüple ilgisi olan herhangi birine sorsanız borcu size üç aşşağı beş yukarı söyler. Hele hele Ali Ay başkanın bilerek kapattırdığı transfer tahtasının ise kaç TL’ye açılacağını taraftarlar, sokaktaki insan dahil hepimiz biliyoruz.

Mesut Mestan iyi niyetle bu işe soyundu.

Ancak transfer tahtasını açtırmak şu güne kadar gerçekleşmedi.

Mestan, İstanbullu bir basın mensubuna “Ağustos ayının ilk haftasında tahtayı açtırmak istiyoruz” demişti.

Ancak şu bir gerçek;

Bursa’da yaşayan hiçbir sanayici, iş insanı, kulübün kötü mazisi nedeniyle maddi açıdan yardıma yaklaşmıyor. Çünkü hepsinin içerisinde daha önce yapıldığı yardımlardan sonra kulübün yeniden borç batağına sokulması gösterilmiyor değil.

Birde Bursasporlulukta mangalda kül bırakmayan insanlar var. Bu zor günde taraftarlar kulübe sahip çıkacakları yerde (Sürekli destek olan ve kombine alanlar hariç) yöneticilerin yüzlerine, “Siz tahtayı açtırmazsanız, ne forma, ne de kombine alırız” diyebiliyorsa, bana göre Bursasporluluk bitmiştir. Hiç kimse kusura bakmasın.

Hepimiz İstanbul’un üç semt takımına tepki koyuyoruz.

Ama onların taraftarları takımları ligin en altında olmasına karşın, kombinesini, yeni sezon formasını alıyor ve açılan yardım kampanyalarına ise hatırı sayılır katkı koyuyor. Hem de Türkiye’nin her yerinden.

Sözüm ona Türk sanayisinin başkenti Bursa.

Hiçbir sanayici Bursasporlu değil. Ya Fenerbahçe ya Galatasaraylıya da Beşiktaşlı. Sonrasında da biz onlardan kulübe maddi destek bekliyoruz.

Elbette hepsi yan çizip kaçarlar.

Biz Bursalılarda enayi gibi onların ürettiklerini ve sattıkları kapışırcasına alıp, onların mali açıdan güçlenmesine, üç mahalle takımına destek vermelerine neden oluruz.

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR