<div>Bu traji-komik bir olay...</div> <div>İki sonuç çıkar bundan.</div> <div>Birincisi, Bursaspor taraftarının futbola ayırdığı bütçe tükendi.</div> <div>İkincisi... Yeşil Beyaz sevdalıları takımdan ümidini kesmiş...</div> <div>Seyirci <b>‘</b><b>yağmurda gidilecek istikameti beğenmeyen, güneşte selektör yapıp kapı açan taksici’</b> gibi yönetici istemiyor. Son üç yılda yaşadığı mutsuzluluğun getirisiyle aldatıldığına inanıyor <b>yönetimle </b>birlikte <b>takımını</b> da cezalandırıyor...</div> <div>Kombine dediğin bu sene için tüm <b>Timsah Arena</b> tribünlerini kapsayan <b>200TL- 4.200 TL</b> arasında değişen toplu para.</div> <div>İşin en iç acıtan tarafı ise <b>namı/şanı</b> Türkiye’yi sarıp sarmalayan adına tribün kurulan <b>Teksas</b> bölümünde satılan bilet sayısının <b>2(İki)</b> olması!</div> <div>Ne oldu yıllar boyunca <b>‘Sevenler ayrılmaz/ biz bir plan yaptık/ tüm Teksas cehennemden kombine aldık!’</b> diye yeri göğü sarsan, tribünde pankart açan o Yeşil Beyaz renklere ölümüne sevdalılara?</div> <div>Hatırlıyorum da yakın geçmişe kadar dostlar/taraftarlar birbirilerine <b>‘Kombinen kadar konuş’ diye takılır</b> kombineler bayrak gibi karşılıklı gururla sallanırdı...</div> <div><b>Sahi ne oldu o insanlara</b>?</div> <div>Şüphesiz günümüzün koşullarında geçmişte olduğu gibi kimse tıpış-tıpış satış noktalarına gidip, kuyruğa girip kombine almıyor artık. Kombine satmak için pazarlamaya yükleneceksin, cazip hale getirip teşvik edeceksin...</div> <div>Gerektiğinde üşenmeyip kişi, kurum, kuruluşların ayağına gideceksin... Attığında ‘<b>Bursasporluyum’</b> diye mangalda kül bırakmayanlar sıkıntı mı yaratıyor, deşifre edeceksin...</div> <div>Malum; Atatürk Stadı’nda 90’lı yılların sonuna doğru tanıştığımız <b>‘kombine’</b> kavramı o dönemlerde farklı bir anlayış taşırdı. İstisnalar vardı mutlaka ama genellikle kombinecilere <b>‘ağır başlı’</b> ve <b>‘amatör’</b> seyirci gözüyle bakılırdı. Tribün jargonunda ‘<b>sosyete’</b> diye nitelenirdi. Maça 5 dakika kala hatta başladıktan sonra gelir, tezahürata alkışın dışında pek katılmaz, bağırmaya üşenir diye nitelenirdi...</div> <div>Toplu para verdiği için de doğal olarak <b>en faça yerlere</b> oturur, maç istediği gibi gitmiyorsa yarıda bırakır evine ya da <b>Kültürpark</b>’a gider, kalan bölümü televizyondan izlerdi.</div> <div>Şimdi dönüp bugüne bakıyorum da; o <b>sosyete taraftarı</b> özleyeceğimizi, hatta onlara muhtaç olacağımızı kim düşünebilirdi ki?</div> <div> </div> <div> </div> <div> </div>