<div><b>Yalçın Koşukavak</b>’tan boşalan koltuğu 1 maçlığına devralan emanetçi hoca <b>Musa Öztürk</b> ilk on birini <b>Latovlevici-Selçuk Şahin-Seleznyov </b>gibi takımın<b> 3 baba </b>oyuncusunu kulübede ya da tribünde bekleyen <b>genci/deneyimlisi </b>olmak üzere<b> 8 isimle</b> harmanlayarak oluşturmuştu.</div> <div>Dadaşların teknik patronu <b>Erkan Sözeri</b>’de ilk maçtaki 4-2’lik skorun getirisiyle <b>‘turu çantada keklik’</b> görmüş olmalı ki takımın başrol oyuncularını istirahata çekmiş; elde avuçta ne kadar kulübe bekleyeni sahaya göndermişti.</div> <div>En zor işlerden biridir; ilk maçı iki farklı kaybettikten sonra kupada kazanmak üzerine kurgulanmış bir iç saha maçını oynamak… Kalende <b>göreceğin bir gol</b> umutları alır götürür, tur için <b>tribünde haykıran sevenlerinin</b> ışığını söndürür…</div> <div>Nitekim de korkulan başa geldi; devre bitimine saniyeler kala <b>Hamroun</b>’un golüyle <b>Yeşil Beyazlı ayaklar</b> soyunma odasına <b>boynu bükük</b> gitti: <b>0-1…</b></div> <div>İlk 45’te pozisyona girmeye ne mecali ne de niyeti olmayan bir görüntü veren Bursasporlu futbolcuların kulağına <b>‘ Yeni Hocanız İbrahim Üzülmez sizleri izliyor’ </b>diye üflenmiş olmalı ki müthiş bir <b>gol iştahı ile fişek gibi</b> çıktılar sahaya…</div> <div><b>17’lik Ayhan Akman</b> önce skoru dengeledi ardından Timsah’ı öne geçirdi: <b>2-1…</b> </div> <div>Yaşı <b>küçük</b> ama bizlerde yarınlarda <b>yapacağı işler büyük</b> olacak izlenimi bırakan <b>minik</b> <b>Ali’nin</b> attığı iki golde de <b>estetik/teknik</b> üst seviyedeydi ve de ikisi de inanılmaz biçimde usta işiydi.</div> <div>Timsah’ın öne geçmesi <b>‘Atı alıp Üsküdar’ı geçtik’</b> havasına giren <b>Dadaşları </b>panikletti! Skorun <b>2-1’e</b> gelmesinden sonra hem sahada hem de tribünlerde hayalleri besleyen ümitlerde filizlendi.</div> <div>Ne var ki; bir an önce 3. golü bulmaya yönelik hareketli oyun <b>panik futboluna</b> dönüşünce oluşan şuursuz bir baskı sonuç getirmedi, sonuçta Timsah kupada ‘<b>Tamam’</b>, Erzurum ise <b>‘Devam’</b> dedi…</div> <div>Dün gece bir kez daha gördük ve yaşadık ki…</div> <div>Bursaspor’un <b>kazandığı/ kaybettiği</b> maçlara baktığınızda, takım olarak sergilenen oyun parça parça da olsa her dem tazelenen <b>heyecan dozu yüksek</b> bir <b>polisiye televizyon dizisi </b>gibi…</div> <div>Seyrederken heyecanlanıyorsunuz ama genellikle kötüler baskın çıktıkça dizinin sonunda <b>ekran başından ya da tribünden mutsuz</b> ayrılıyorsunuz!</div> <div>Bunun sebebini <b>rejisöre</b> sormak lâzım.</div> <div><b>Ama dün gece o yoktu! </b></div> <div>Ne yani; o olmayınca bir maçlığına dümene geçen <b>Musa Hoca’nın </b>haliyle <b>‘şapkadan</b> <b>tavşan çıkaracak’</b> hali de yoktu!</div> <div> </div>