Kralın elindeki!

Kralın elindeki!

Kralın elindeki!

Hafta sonuna girerken.

Cuma'nın en 'black' haline odaklanıp rahatlamış, gazımızı salmışken...

Biraz uzaklaşalım gündemden...

Bir gün Büyük Frederick, saraya davet ettiği Prusyalı asillere hitap ederek:

Baylar, sürekli yeni vergiler koymamıza rağmen, gelirimiz artmıyor. Bunun sebebini bilen var mı?demiş.

Davetlilerin her biri, çeşitli ekonomik teoriler ortaya atmış; ancak hiçbiri tam açıklama yapamamış.

Sonunda sıra Ziethen isimli bir generale gelmiş.

General, masa başındaki herkesi susturduktan sonra eline iri bir buz parçası almış.

Buzu etrafındakilere gösterdikten sonra yanındakinin eline vermiş.

Ve buzun elden ele dolaştırıldıktan sonra Kral’a iletilmesini istemiş.

Buz parçası, elden ele kralın önüne gelene kadar bir bezelye tanesi boyutuna inmiş.

İhtiyar general, Büyük Frederick'e dönmüş ve sormuş:

Gelirinizin hazineye gelinceye kadar niye eridiğini anladınız mı?

ASİL AZMAZ, BAL KOKMAZ!

Herkes hak ettiği sözü duyuyor.

Yazan da.

Çizen de.

Anlatan da.

Yöneten de.

Yönetilen de.

Mum var mı mum?

Üfleyeceğim de.

Ama ' asil kokmaz'...

Aslında halk arasında ki deyişi şöyle.

‘asil azmaz bal kokmaz, kokarsa yağ kokar aslı ayrandır’…

İnsanların değiştim deseler bile eninde sonunda asılları neyse ona döneceklerini ifade eder.

Murphy kanunlarından birisi olan; "bir hata bir kez yapılmış ise ikincisi yapılmaz,

eğer ikincisi yapılmışsa üçüncüsü mutlaka yapılır" kanununun mesaj kısmında ifade edilen gerçeklikle birebir örtüşmektedir.

Bir insan iki kere aynı hataya düştüyse, üçüncüye mutlaka düşecektir.

İtidalli olmak gerekir. Böyle yapan da o kadar çok ki?

Ama biliyorsunuz! Herkes hak ettiği gibi yaşar. Hak ettiği gibi yönetilir.

Layığı neyse onunla.

Herkes kendine bir pay bulacaktır.

Nasıl bir şeydi bu?

Kokmayan asalet!

Kim asil kim değil di?

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR