<div>Bazen düşünüyorum, <b>'Acaba ben mi hep olumsuz pencereden bakmaktayım?'</b> diye. Ama hangi pencereden bakarsan bak, hep aynı kimlikler. Sanki işi nöbete bindirmişçesine biri gidiyor, diğeri geliyor. Dönme dolaptaki sabit isimlerle Bursaspor batağa sürüklendi.</div> <div>Oyuncağını paylaşmaktan kaçınan kıskanç çocuk zihniyeti kulübü sarmalamış, başkanlar, <b>'Keyfim ne kadar isterse o kadar kalırım'</b> diyebilecek hale gelmiştir.</div> <div>Başarısızlık tavan yaparken, onca kaos yaşanırken, camia çalkanırken tek çare olarak <b>olağanüstü kongre kararı</b> alma varken neden direnilir ki?</div> <div>Bu cesareti onca <b>padişah bile</b> kendinde bulamazken, <b>başkanlar </b>nasıl buluyor?</div> <div>Bu durumda akıllara <b>hesap-kitap</b> meselelerine <b>ayar verilmek</b> için zaman mı kazanılmak isteniyor sorusu düşmez mi?</div> <div>Sorgulama denilen erdem hiç akla gelmediği için bugünlere gelindi...</div> <div>Bursaspor bir bilinmeze doğru gidiyor. İç kavganın ve çıkar hesaplarının egemen olduğu yerde başarı değil, çöküş yaşanır.</div> <div>Eski başkanlardan <b>Levent Kızıl</b> yıllar önce ne demişti?</div> <div><b>'Arkadaşlar bu zihniyet devam ederse, bir gün kongrelere gelecek cesaretiniz dahi kalmaz.'</b></div> <div>Kızıl’ın işaret ettiği tehlike kapıda değil, içeridedir artık.</div> <div>Bolu yenilgisinin ardından gece yarısı kulüp binasında yaşanan tartışmalarda çıkan gürültü ile Özlüce gün ağarana kadar neden o kadar çınladı ki?</div> <div>2013’ten sonra göreve gelen başkanlar kulüp içindeki kısır çekişmelerden, kurulan tezgâhlardan, üretilen dedikodulardan ve <b>“pusu kültürü</b>” nden yakındılar sürekli... İsim vermeden, yollarına taş koymaya, kendilerini engellemeye çalışan kişi ve grupların varlığına dikkat çektiler...</div> <div><b>İbrahim Yazıcı’</b>nın rahle-i tedrisatından geçmiş başkan <b>Erkan Kamat</b>’ın da benzer söylemler ile <b>‘konuşacağım her şeyi açıklayacağım, kaçacak yer arayacaklar’</b> diyerek <b>hep meçhulü </b>işaret etmedi mi?</div> <div>Şimdi bakıyorum da; Bursaspor gemisi karaya oturdu ya aşağı atlayan atlayana!</div> <div>Bugüne kadar sadece kent protokolüne, dinamiklerine <b>’16 sırt numaralı forma’</b> dağıtırken gördüğümüz <b>sevgili yöneticilerimiz</b> aynı kalemden çıktığı çok belli olan istifa dilekçelerine gerekçe olarak <b>‘gördüğüm lüzum üzerine’</b> kartvizitini eklemişler... <b>Yani hikâye!</b></div> <div>Biz de bir hikâye ile bitirelim...</div> <div><b>Adam karısından bıkmış</b>.</div> <div>Arkadaşı, <b>'90 gün boyunca her gece yatmadan kucakla, dayanamaz ölür' </b>demiş. 87. gün adamı ziyarete gidiyor arkadaşı. Kadın şen şakrak hem çamaşır yıkıyor, hem türkü söylüyor.</div> <div>Adamsa <b>40 kilo kalmış</b>, koltukta zor oturuyor!</div> <div>Arkadaşına zorla mırıldanabilmiş<b>; 'Zavallının 3 günlük ömrü kaldı, haberi yok!' </b></div> <div><b>Bursaspor’dan da bu masallarla umut yok!</b></div> <div><b> </b></div> <div> </div>