<div>Atanmaya hak kazananlar veya KPSS’de yüksek puan alıp mülakatta aldığı puan ile geriye düşenlerin serzenişlerine sahne olan bir mülakat maratonu sonuçlandı. İller de kurulan mülakat komisyonlarının objektifliği ve şeffaflığı arasında farklar olduğu dile getirildi. Dış etkenlerden etkilenen komisyonların çavuş ahbap, eş dost, dayı amca ilişkisiyle hareket ederek tarafsızlığın kaybolmasıyla ilgili iddialar bilhassa sosyal medyada yer buldu.</div> <div>Mülakatlarla ilgili bütün ortaya atılan söylentilerin gerçekliğini bilemeyiz. Sınav maratonu başlamadan önce bürokratlarımıza ve sınavları gerçekleştirecek komisyon üyelerinin kul hakkını gözeterek hareket edeceklerinden şüphemiz olmadığını söylemiştik.</div> <div>Mülakatta karar vericilerin işi bir kalemin ucunda olmuş olsa da o kararı vermenin maliyeti vicdani olarak basit olmayacaktır. Öğretmen alımlarında karşınıza gelmiş olan adayla ilgili verdiğiniz karar da gerçekten vicdani olarak rahatsanız o gün yaptığınız mülakatlarda karar verici olarak ortaya koyduğunuz tavır ve kararlılıkta en ufak şüpheniz yoksa ve gece kafanızı yastığa koyduğunuzda rahat uyuyabiliyorsanız sorun yoktur demektir. Ayrıca bir gün böyle bir karar verilme noktasında sizin kızınız, oğlunuz, kardeşiniz olduğunu düşünerek böyle bir empati seviyesindeki tarafsızlığınızı ortaya koymuşsanız o zaman sorun yok demektir. Fakat böyle bir homojen beklenti düzeyini bütün komisyon üyelerinin ve karar vericilerin göstermesi gerekecektir.</div> <div>Yukarıda saydığımız temel kriterlerde eksiklik varsa o zaman sistem sorgulanacak, kurumlara olan güven azalacak ve kaos ortamı ile karşı karşıya kalacağız. Ülkemizin birlik beraberliğe ve güven ortamına dayanışmaya çok ihtiyacı olduğu bugünlerde bu konulara daha fazla dikkat edilmesi gerekmektedir. Mülakat sınavında karşınıza gelen aday akademik bilgi olarak ve analiz sentez konusunda belli süreçleri tamamlamış şekilde orada bulunmaktadır. KPSS gibi zor bir süreç sınavından başarıyla geçmiş hatta kendi alanıyla ilgili yöneltilen soruları başarıyla gerçekleştirmiş bir adayın mülakatta çok düşük puan alarak elenmesi bazı sorgulamaları mutlaka beraberinde getirecektir. Sunum, iletişim, diksiyon ve kendini ve bildiklerini karşıya aktarmak değil midir öğretmenliğin mayası özü? O zaman asgari düzeyde de olsa bunları başaran adayların mülakatta başarılı olması olası bir durum olacaktır.</div> <div>Yöneticilere ve karar vericilere duyarlılık eğitimi sunarken gerçekten sistemin bencilleştirdiği yapıdan uzaklaşarak ve hatta okul hayatımızın sınavlarla ve yarışlarla geçtiği dönemsel süreçleri unutturarak dinin felsefi boyutunda yer alan kul hakkı bilincinin davranışlara yansımaları konusunda tekrarlayan aktarımları yapmalıyız. Ben merkezciliğin ortadan kalktığı, başarı hak edenindir anlayışının hakim olduğu genç nesil ve yöneticileri bürokrasiye kazandırmalıyız. Bunları yaparken lafta değil özde olmasını da sağlamalıyız.</div> <div>Verilen kararın bir kişinin ileri ki yaşantısında ciddi değişiklikler yaratacağını olumlu veya olumsuz yönde unutmamalıyız. İnsanları kaybetmek kolay, kazanmak ise çok zordur. İnsanların üzerinde güven kaybetmemek en önemli olgu olmalıdır. Yoksa hakkıyla kazanan ve hakkıyla kaybetmiş olan bir kişinin objektif bir ortamda yapabileceği bir olumsuz yorum kalmayacaktır.</div>