Son dönemlerde Türkiyenin gündeminde Başkanlık Sistemi tartışmaları var ancak ben bugün farklı bir alanı, <b>muhalefet kültürümüzü </b>değerlendirmek istiyorum.Muhalefetin demokrasilerde ana görevi gücü elinde tutan iktidarı millet adına denetlemektir. Ayrıca da alternatif politikalar üretmek suretiyle de her an iktidar olacakmış gibi hazır olması beklenir. Mevcut sistemde kuvvetler ayrılığı prensibi de yine gücü elinde tutan iktidarın denetlenmesi amacına yönelik bir sistem kurgusudur. Yani yürütme organı olan hükümetin, yasama organı olan TBMM ve yargı organları eliyle kontrol altında tutulmasıdır. Kâğıt üstünde normal gözüken bu sistem uygulamada hükümet başkanının (Başbakan) aynı zamanda yasamada (TBMM) çoğunluk grubunun da başkanı olması nedeniyle yasamanın denetim rolü sadece meclisteki muhalefet parti gruplarına kalmaktadır. Hükümetin iktidar partisinin meclis grubu içerisinden çıkması, iktidar grubunun hükümeti denetleyebilmesini fiilen imkânsız hale getirmektedir. Muhalefetin üzerine düşen bu önemli görevi yerine getirirken siyasi rejimi hedef almadan iktidarı eleştirmesi ve katılımcı demokratik parlamenter sistemin oyun kurallarına uyması beklenir.<b>NASIL BİR MUHALEFET?</b>Muhalefet partileri denetim görevlerini yaparken <b>Katı Rekabetçi Muhalefet</b> olarak tanımlayabileceğimiz bir tarzı uygulamaya koyabilirler. Bu yöntemde hükümetin hatalarını eksiklerini ifade ederek onların düzeltilmesini bekleme amacı genellikle olmaz. Kesin tavır takınılır. Haksız ve mesnetsiz suçlamalar gündeme getirilir. Uzlaşma geleneği askıya alınır ve sadece gelecek seçimlerin kazanılma hedefi öne alınır. Hükümetle ortak çözümler üretebileceği meclis alt komisyon çalışmaları dahi tıkanabilir. Bu yöntem muhalefetin denetim görevini hakkıyla yapamaması anlamına gelmektedir.İkinci olarak muhalefet partileri İşbirliğine Dayalı Muhalefet tanımını benimseyebilirler. Bu durumda muhalefet bir sonraki seçime odaklanma yerine iktidarı kendi programı çerçevesinde <b>etkileme</b> ve<b> yönlendirmeye</b> öncelik verir. Bu yöntem muhalefet partisinin iktidar ile aynı seçmen kitlesine hitap etme mecburiyetinden kaynaklanabilir. Uzlaşma kültürü öne çıkarılır. Ancak aşırı uzlaşmacı tavırlar seçmen nezdinde muhalefetin alternatif proje ve fikirlerinin olmadığı, iktidarın doğru politika ürettiği algısına neden olabilir. Ve tüm iyi niyetli muhalefet anlayışına rağmen seçmen bu kez muhalefetin denetim görevini yapmadığı gibi bir yargıya varabilmektedir.<b>Katı Rekabetçi</b> ve İşbirliğine Dayalı muhalefet anlayışlarının olumlu sonuçlanmadığı kanaati genelde hâkimdir. Bu uygulamaları yapan muhalefet partilerinin iktidar şanslarının zayıfladığı uygulamada gözlemlenmiştir. Oysa muhalefetin bir sonraki seçimde iddialı olabilmesi için orta bir yol izleyerek seçmenleri ikna etmesi gerekmektedir.Muhalefet iktidarı bir taraftan yapıcı politikalarla uyararak iktidara oy vermiş seçmeni ikna etmeye çalışırken diğer taraftan toplumsal sorunlara alternatif çözümler üreterek iktidara hazır olduğunu da göstermelidir.<b>AKTİF GÖLGE KABİNE</b>Muhalefetin alternatif politikalar ve deneyimli kadrolarını <b>Gölge Kabine</b> altında toplayarak iktidarın gündemine tam olarak hâkim olduğu algısını toplum nezdinde oluşturması önemli bir çözümdür.Batı demokrasilerinin bazılarında partinin yeni politika ve programlarını etkin bir şekilde hazırlayıp süreklilik kazandıracak profesyonel ekip Gölge Kabine şeklinde tasarlanmaktadır. Bunların görevleri mevcut Bakanların alanlarına eş değer çalışmalar yaparak izleme ve denetim çalışmalarını sağlamak olarak belirlenmiştir. Gölge Kabine üyelerinin yetenekli ve alanlarında uzman olmalarına özen gösterilir. Bu kişilerin edindikleri deneyimleri muhtemel bir seçim başarısından sonra Bakanlık makamlarına taşımaları kuvvetle muhtemeldir. Ülkemizde muhalefet partilerinde Gölge Kabine uygulamasının zaman zaman gündeme geldiği ancak uygulama da gerçek manada yürütülemediğini gözlemliyoruz. Hâlbuki özellikle ana muhalefet partisinin oluşturacağı gölge kabinenin ilgili bakanlıkların performanslarını ve kendi politika önerilerini düzenli olarak basın toplantıları ile kamuoyu ile paylaşmış olsalar eminim liderlerin grup toplantılarından daha fazla etkili olacaktır. <b>Gerçek muhalefetin iktidarı da gerçekliğe zorlayacağını unutmayalım.</b>İngiltere ve Almanyada çok ciddi uygulaması yapılan Gölge Kabine (shadow cabinet) de bayan üye olması ve sivil toplum örgütleri, eyaletler ve özel sektör desteğini kazanmış olmasına özellikle dikkat edilir.Son İngiltere ABden ayrılma referandumunda muhalefetteki işçi partisi gölge kabinesinden gerçekleşen istifaların, bu müessesenin ne kadar<b>gündemin içerisinde oldukları</b> ve <b>sorumluluk taşıdıkları</b> daha somut olarak görülmüştür.Bence ülkemizin de ihtiyacı olduğu açık.