<div><strong><span>Nazilli galibiyeti</span></strong><span> sonrası yazılıp çizilen ve de söylenenlere bakıyorum uzun bir aradan sonra alınan <strong>3 puan</strong> bir süredir <strong>kaçan keyifleri biraz olsun geri getirmiş</strong>, ama bazı yorum sahiplerine göre ise <strong>sergilenen oyun</strong> onları yeterince tatmin etmemiş...</span></div> <div><span></span></div> <div><span>39 haftalık uzun maratonun yarısını geride bırakıp devre arasına girildi ve de lig artık öyle bir hale </span><span>geldi ki, <strong>vıdı vıdı yapmanın</strong> zamanı geçti. Hem zirve sıcaklığını yaşayanlar, hem <strong>Bursaspor</strong> gibi dipte iğneli fıçıda olanlar için, <strong><span>‘‘iyi oynadım da kaybettim’’</span></strong> denilecek halden çıktı. Bundan sonra n</span><span>e oynadığına değil, ne kazandığına bakılacak saatler yaşayacağız...</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Sezon başında takımdan ayrılanların ardından kadrosu boşalan transfer tahtasının kapalı oluşu nedeniyle <strong>eksik ve gediğini tamamlamayan</strong> haliyle kadrosuyla birlikte <strong>ufku da daralan</strong> Bursaspor’un 18 maçlık maratonun ilk etabında ne denli <strong>zorlu/sıkıntılı</strong> bir süreçten geçtiğini camia olarak hep birlikte gördük ve yaşadık... </span></div> <div><span>Bir teknik adam için yaşanabilecek <strong>en bahtsız ve en tatsız</strong> olay kadro zafiyetidir...</span></div> <div><span></span></div> <div><span></span></div> <div><span>Bir günlüğüne elektrik kesilse <strong>mum ışığında</strong> oturur, bir günlüğüne doğal gaz arızası olsa <strong>battaniyenin altına</strong> sığınırız. Arıza da yokluk da uzarsa <strong>jeneratörle</strong>, <strong>sobayla</strong> önlem alırsın hayatta.</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Sezon başından beri yaşanan sorunun çözümünün günlük olmadığı bir gerçek... Savunması her maç açık veren, orta sahası yetersizlikten çalışmayan, kanatları üretmeyen, forveti topu üç direğin arasına gönderemeyen bir takım var ortada. </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Teknik kadronun elinde <strong>sağdan say soldan say</strong>, evir çevir esame listesine yazılacak elde <strong>18 kişilik kadro</strong> var.</span></div> <div><strong><span>Sakatı cezalısı işin çabası...</span></strong><span> </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Onun içinde yokluk nedeniyle bazı maçlarda 14-15 yaş gruplarından <strong>bebeler</strong> kadroya dâhil edildi. </span></div> <div><span>Hiç kuşku yok ki, teknik direktörlerin tek başına başarılı olmaya istekli olması kulüpte büyük kazanımlar elde etmesine yetmez.</span></div> <div><span></span></div> <div><span></span></div> <div><strong><span></span></strong></div> <div><strong><span>Yönetimlerin de başarıya gönüllü olması gerekir. </span></strong></div> <div><span></span></div> <div><span>Ancak böyle bir anlayışı benimsemiş kulüplerde teknik direktörler fark yaratabilir. Bunun ötesinde oyunun gidişatı, kendi doğası gereği ilerleyen dakikalarda nasıl bir değişikliğe gidilmesi konusunda ipucu verir. Teknik direktör bu küçük verilerden büyük sonuçlar çıkartarak da fark yaratabilir.</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Elinde yeterince bir kadro yoksa teknik adamın <strong>sığınacağı liman takım oyunudur</strong> ya da yukarıda sözünü etmeye çalıştığım anlık verilerdir. </span></div> <div><span></span></div> <div><span>İşte bu yüzden <strong>İsmail Ertekin</strong>’i teknik adamlıkta <strong>30 yıllık</strong> başarılı <strong>kariyeri</strong>, <strong>birikimi</strong> ve <strong>deneyimi</strong> tartışılır hale geldi.</span></div> <div><span></span></div> <div><span>İşte bu yüzden <strong>altını kalın kalemle çizip uyarıyorum</strong> ki, tahtanın açılmaması halinde sevgili hocamızın <strong>muma </strong>da<strong> ihtiyacı var, battaniyeye</strong> de... </span></div> <div><strong><span></span></strong></div> <div><strong><span>Hem de çok ama çok!</span></strong></div> <div><span> </span></div>