<div>Küçükten yadigâr o mutluluk...</div> <div>Kendine has ruhu, dokusu, mistik atmosferi, kalabalığı, kulaklarınızı esir alan uğultusu ile bambaşka bir hazdır Kapalıçarşı...</div> <div>Hissikablelvuku mu dersiniz bilmiyorum ama uzun bir aradan sonra dün çarşıya giderken ilk kez adımlarım ağırlaştı.</div> <div><b>Zaten “Birleşmiş Milletler” gibi bir ortama dönüşmüş şehir merkezinde, alışık olduğum o çocukluğumdan kalma tanıdık hissin yerinde adeta yeller esiyordu.</b></div> <div>Allah'tan tanıdık esnaf var da, onları görmek yüzümüzde tebessüme sebep oluyor.</div> <div>Neyse, konumuz Bursaspor zaten, bu hisleri başka zamana bırakalım.</div> <div>Bilirsiniz...</div> <div>Kapalıçarşı'da denk gelen tanıdıkların, selam sabahtan sonra ilk sorusudur;</div> <div><b>"Eee ne olacak Bursaspor'un hâli?"</b></div> <div>O soru sorulmazsa, yapılan sohbet eksik kalır.</div> <div>O soru sorulmazsa, edilen muhabbetin bir anlamı olmaz.</div> <div>Şampiyonluk senesinde bile bu “klasik mevzu” değişmemiştir.</div> <div>Hatta şampiyon olduktan sonra dahi yine aynı soru cümlesi, tek bir farkla "Eee ne yaparız Şampiyonlar Ligi'nde?" şekline evrilmiştir, ama özü aslında aynıdır, aynı kapıya çıkar.</div> <div>Hâsılı;</div> <div><b>Durum iyi de olsa, kötü de olsa adet değişmez, muhakkak konu dakikalarca üzerinde konuşulan en mühim mesele halini alır.</b></div> <div>Kapalıçarşı'ya uzun zamandır yolum düşmemişti.</div> <div>Tanıdık esnafa uğrayınca klasik soru her zamanki gibi alışverişin önüne geçti.</div> <div>Ancak bu defa sohbetlerden o kadar büyük bir umutsuzluk, öylesine kocaman bir çaresizlik aktı ki, ilk kez çarşıya çıkmış olmaktan keyif almadım.</div> <div>Mutsuz bir şekilde eve döndüm.</div> <div>Ayaklarım giderken sinyali boşuna vermemiş velhasıl...</div> <div><b>SIFIR NOKTASINI HİSSETMEK</b></div> <div>Hiç bu kadar “sıfır noktasını“ iliklerime kadar hissetmemiştim çünkü...</div> <div>Daha önce Bursasporlu olup da "Ne olacak Bursaspor'un hâli?" sorusunu sorarken gözlerinin feri sönen bu kadar insan görmemiştim, dün o da oldu.</div> <div>1. Lig'i bile sindiremeyen, 3 yıl boyunca çektiği azap dinmesi gerekirsen, üzerine daha büyük bir darbe yiyen Bursasporlular, bu defa gerçekten, dar ağacında ayaklarının altındaki sandalyeye kendi kendilerine tekme vurmuşlar gibi hissettim.</div> <div><b>Umut yok, beklenti yok, isyan çok, hatta ah eden edene....</b></div> <div><b>Umurlarında bile değil ama o ahların adresleri de belli.</b></div> <div>İnsanlar, isim isim isyan ediyor Bursaspor'u bu hale getirenlere...</div> <div><b>NABIZ ALINAMIYOR</b></div> <div>Hesabını Allah bir bir sorsun, o ayrı.</div> <div>Ama şu bilinmeli ki; Bursaspor'un kalbi en çok Kapalıçarşı'da atar.</div> <div>Oradan “nabız alınamıyor“ bilesiniz.</div> <div><b>Ne olursa olsun, "Umuttur Bursaspor" diyen ben bile yılgın bir ruh haline büründüm, inşallah çabuk geçer.</b></div> <div>İnsanlar yönetimden, ligin başlamasına 2 aylık bir zaman kalmış, yeniden canlanmak ve bir şeylere tutunmak için somut adımlar bekliyor.</div> <div>Bu işin şakası yok!</div> <div>Koskoca Bursa şehri, yönetenleriyle birlikte sahip çıkmayı beceremediği takımını bu utanç tablosuna daha fazla maruz bırakamaz!</div> <div>Bir şeyler yapın ve son yıllarda görmediğim bir umutsuzluk ile "ne olacak Bursaspor'un hâli?" diyen arma sevdalılarına net bir cevap verin!</div> <div>Çünkü,</div> <div><b>Başka Bursaspor, en azından bizim için yok!</b></div>