Ne oluyor bize?

Seçimler yapıldı, okullar kapandı, yaz geldi, gelmedi ama bize bir haller oldu. 161 ülkenin içinde mutsuzlukta 135. olarak durumumuzu tescilledik. Özgecan'dan sonra 120 kadını daha katlettik.

Ne oluyor bize?

Hepimiz elimize kağıt kalem kitap almadan, siyaset uzmanı, ekonomi profesörü, sosyoloji doktoru, tarihçi, edebiyatçı olduk.

Okumadan entellektüel olan, bilmeden her şeyi konuşan nadir toplumlardan biriyiz.

Başımıza gelenler tarihte hangi ülkenin tekerrürüne benzeyecek emin değilim.

Ya da bizimki öyle ibret olacak ki cümle aleme,  bize benzememek için kimse bizi örnek almayacak.

Velhasıl,

Sizi bilmem ama toplumsal yapımızın genetiğimizden daha büyük bir hızla değişmesi, ahlakımızın geri dönülmeyecek şekilde bozulması, insani özelliklerimizin göz göre göre kaybedilmesi ve bizi bir arada tuttuğuna inandığımız her ne varsa küçücük bir rüzgarla uçuvermesi sanki sonun başlangıcı.

Tarihten ve haritalardan silinen tüm ulusların yaptığı hatalardan daha fazlasını yapıyoruz bana kalırsa.

Üstelik biz maça çok sayı avansla başlamışken.

Avans derken, konuyu açalım biraz:

Bize verilen bu güzelim coğrafyanın avantajlarıyla başlar bizim tarihimiz.

Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan, üç tarafı denizle çevrili, tüm mevsimleri yaşamanın ötesinde bin bir türlü doğal kaynak, milyonlarca çeşit doğa harikası canlıyla süslenmiş, her yanından bereket akan topraklarda başlar

Suyun, havanın, gıdanın, yeşilin, mavinin her çeşidi, her  tonu ve  en güzelinin bize bahşedildiği ve sahip olamayanların bir metrekaresini alabilmek için bile yüzyıllardır ayak oyunlarından vazgeçmedikleri topraklar

Sahip olanın ( bizlerin) kıymetini bilmediği

Olmayanın elde etmek için her yolu denediği topraklar

Peki sonuç nereye varıyor?

Çenesini çalıştırmaktan başka bir şey yapmayan yurdum insanı sadece insani özelliklerini değil, topraklarına ait vazgeçilmez güzellikleri, geri dönülmez şekilde kaybediyor

İnsana saygı duymayanın doğaya ya da kendi dışındaki canlılara duymadığı saygıdan hareketle, giderek memleketin canına daha çok okuyor ve bunu siyasi bir sorunmuş gibi siyasetçilerin başına yıkmaya çalışıyoruz

Yok öyle yağma

Kadınları da mı siyasetçi zoruyla öldürüyorsunuz?

Çöpünüzü de mi aynı sebepten sokağa atıyorsunuz?

Göz göre göre trafikte, çarşıda, markette kuralları ihlal ederken de mi siyasiler hep sizin için örnek?

Hadi onu bırakın niye kötüleri örnek alıyorsunuz?

Tüm kötülerin dışında siz niye iyi örnek olmuyorsunuz? Hadi örnek kolayı bırakalım iyi olmuyorsunuz?

Olmaz mı?

Ne olacak bizim bu halimiz?

Sokakta, ekranda gördüğü herkesi dinlemeden yargılayan, her şeyi bildiğini sanan, sandıklarıyla herkesi daha bir yoran, üretmeyen sadece tüketen ve bu tüketimde sınır tanımayan insanım

Ne oluyor bize?

Teknolojiyle, yaşam koşullarının gerektirdiği küçük ailelerle, ekmeğin aslanın midesinde oluşuyla açıklayabileceğimiz sorunlarımız var ya da kaybettiğimiz kültürel değerler

Peki ama diğerleri

Ahlakımızı

İnsanlığımızı

Aklımızı

Kalbimizi

Sevgimizi de mi kaybettik?

Onları da mı siyasi söylemlerin ardına bıraktık?

Yok daha neler

Bir takım bahanelerin arkasında durmayı bırakalım da

Gerçekleri görmeye başlayalım

Hatta duralım biraz

 Sadece bakalım

Ve düşünelim

Neler oluyor bize?

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR