İnsan Hakları Evrensel Bildirisi

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi

İngilizce: Universal Declaration of Human Rights ya da kısaca UDHR, Birleşmiş HYPERLINK “https://tr.wikipedia.org/wiki/Birle%C5%9Fmi%C5%9F_Milletler”Milletlerİnsan Hakları Komisyonunun Haziran 1948de hazırladığı ve birkaç değişiklik yapıldıktan sonra 10 Aralık 1948de, BM Genel Kurulunun Pariste yapılan oturumunda kabul edilen 30 maddelik bildiridir.
Bildirinin imzalanmasında, II. Dünya Savaşından sonra devletlerin, bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleşmesi de etkili olmuştur.
Eleanor Roosevelt bu bildiriyi “Bütün insanlık için bir “Magna Carta (Magna Karta)” olarak tanımlamıştır. Bildirinin imzalandığı 10 Aralık, Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlanır.
Bütün insanlar özgür, onur ve hakları yönünden eşit doğarlar.
Akıl ve vicdana sahiptirler.
İnsan haklarının özellikleri: Herkes, ırk, renk, cins, dil, din, siyasal ya da herhangi bir başka inanç, ulusal ya da toplumsal köken, varlıklılık, doğuş ya da herhangi bir başka ayrım gözetilmeksizin bu Bildiride açıklanan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir.
Bundan başka, ister bağımsız ülke uyruğu olsun, isterse bağımlı, özerk olmayan ya da başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı ülke uyruğu olsun, bir kişi hakkında, uyruğu bulunduğu devlet ya da ülkenin siyasal, adli ya da uluslararası durumu bakımından hiçbir ayrım gözetilmeyecektir (madde 2).
Ayrıca bu haklar hiçbir şekilde başkalarına ya da kurumlara aktarılamaz.
İnsan Hakları: En başta yaşam ve özgürlük olmak üzere sağlık, eğitim, yiyecek, barınma ve toplumsal hizmetler de içinde olmak üzere sağlığına ve esenliğine uygun bir yaşam düzeyine kavuşma; yasanın koruyuculuğundan eşit olarak yararlanma; Barışçıl amaçlar için toplanma ve dernek kurma; evlenme, mal ve mülk edinme; çalışma, işini seçme özgürlüğü; din, vicdan düşünce ve anlatma özgürlüğü hakları İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin temellerini oluşturur.
Baskıya dayalı yönetilmeye son vermek amacıyla 1215 yılında İngiltere Kralına kabul ettirilen Magna Carta Libertatum, insan hakları kavramının ilk belgesi sayılır. İnsan hakları konusunda yayımlanan bir diğer önemli bildiri ise, Amerikada yayımlanan Bağımsızlık Bildirgesidir. Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik gibi kavramlar, 1789 yılında gerçekleşen Fransız Devriminden sonra yayımlanan İnsan Hakları Bildirisinde gerçek yerini almıştır.
II. Dünya Savaşından sonra devletler bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleştiler.
Bunun bir nedeni de, insanlara özgürlük tanınmasının, devam ederse uygarlıkların sonu olabilecek savaşları da önleyebileceği düşüncesidir.

EKOHABER

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...