<div>Ancak ilk yarı boyunca iki kalede de <b>tehlike yok</b>, <b>gol pozisyonu</b> hiç yok.</div> <div><b>Kombine hiçbir atak yok! </b>İkisi de orta sahada birbirini oynatmıyor.</div> <div><b>Maç hızlı ama futbolsuz!</b></div> <div>Bakıyorum da; <b>Bursaspor’da yine kanatla</b>r yok.</div> <div>Aslında var da ikisi de nafile! Çünkü bu yerin adamları değil.</div> <div>Sağ uçta <b>Shehu</b> solda ise <b>Burak Kapacak</b> oynuyor.</div> <div><b>İkisi de bekten devşirme!</b></div> <div>Bir takımda <b>kanat</b>; hızla adam eksilterek sıfıra inen çabuk adamdır.</div> <div>Söyleyin Allah aşkına Bursaspor takımında oynayan veya kenarda oturanlar <b>(İgor da dâhil) </b>arasında <b>böyle stile sahip</b> bir oyuncu var mı?</div> <div>Hal böyle olunca da, kenarlardan yapılan ortalar <b>ya dağlara taşlara</b> gidiyor ya da ters taraftan <b>taca</b> çıkıyor…</div> <div>Devre arası <b>Yalçın Hoca kulak mı yoksa zılgıt mı çekti </b>bilemiyorum ama ikinci yarı ilk düdükle birlikte görüldü ki Bursaspor çok değişmişti. Timsah <b>o mızmız</b> futbolu soyunma odasında bırakmış, <b>‘ya herru ya merru’ </b>parolasıyla <b>‘burasının sahibi benim’</b> dercesine Balıkesir ceza alanını adeta <b>yeşil- beyaza</b> boyuyorlardı!</div> <div>Ne var ki Balıkesir savunması; <b>Okan-Oğuzhan-Doğa</b> üçlüsü ile daha çabuk davranarak fırsat vermiyorlardı Yeşil Beyazlı ayaklara.</div> <div>Önlerindeki; <b>Furkan-Glumac</b> ikilisi de <b>ilk toplara basınca</b> Bursasporlu futbolcular dolu gittiği rakip kaleden boş dönmek zorunda kalıyordu…</div> <div>Beklenen gol bir türlü gelmeyince <b>Yalçın Koşukavak</b> artık herkesin ezber yaptığı klasik <b>‘B planını(!)’ </b>devreye sokuyor<b> Seleznyov’u </b>sahaya atarak <b>Kubilay</b> ile<b> ‘hücum timini’ </b>ikiliyordu…</div> <div><b>Ama dedik ya nafile!</b></div> <div>Bursaspor’un taşıyıcı kolonu olması beklenen kaptan <b>Özer Hurmacı</b> aldığı her topu <b>eziyor büzüyor</b> sonunda kaybediyordu.</div> <div>Bursaspor’un hanesine <b>Diarra’nın direkten dönen şutu </b>ile <b>Burak Kapacak’ın</b> yüzde <b>99’luk gol</b> şansını <b>yüzde</b> <b>birlik ihtimalle heba etmesinin</b> dışında hiçbir artı yazmak mümkün değil.</div> <div><b>Sen yazsan kalem yazmaz. </b></div> <div>Şampiyonluk son maçta kazanılıp kaybedilmez. Böyle maçlarda, <b>böyle puanlarla</b> alınır ya da verilir.</div> <div><b>Teknik kadro</b> ve de <b>Yeşil Beyazlı</b> oyuncular futbolu <b>inkâr eden</b> halleriyle <b>2 puanı</b> sanki <b>kasten ve taammüden</b> hibe ettiler.</div> <div><b>Ve puanları da çok ararlar!</b></div>