<div>Bursaspor camiası 10 yıl önce bugün muhteşem bir zafere imza atmıştı.</div> <div>Bu zor günlerde o muhteşem başarıya sizleri tekrar götürmek istiyorum.</div> <div>Bazı başarılar sadece tarihe, bazıları ise hem tarihe hem de hafızalara yazılır.</div> <div>İşte Bursaspor’un ki o hem tarihe hem de hafızalara kazınan başarılardandı.</div> <div>Çünkü sadece bu sezona özel değil, yarım asır süren mücadele ile dolu bir hikayesi vardı.</div> <div>Türkiye, Bursaspor’unki gibi fedakarca, sadece formaya akıtılan terle, ruhla, gönülle, elde edilen, paraya pula dayalı olmayan kısacası herkesin içine sinen bir şampiyonluğa uzun yıllardır şahit olmamıştı.</div> <div>Bunun en büyük göstergesi de şampiyonluğu başka kulüplerin taraftarlarınca bile sokaklara çıkılarak kutlanmasıydı.</div> <div>Bunun bir başka örneği Türkiye’yi geçtim dünyada dahi yoktu.</div> <div>İnsanlar aslında, kurgulanmış düzene karşı dimdik duran birinin çıkmasını, yıllardır sergilenen tiyatroya karşı dürüstlüğün, hak etmenin, sadece sahada mücadele edenin kazanmasını kutluyorlardı.</div> <div>Gerçekten de hikayesi olan bir başarıydı bu.</div> <div>Çünkü sadece o sezon değil, yıllar boyu sergilenen tiyatrolara karşı verilen mücadelelerin, sergilenen dik duruşların sonucu ve hikayesiydi.</div> <div>Paralı, popüler ve parlak yıldızlara değil de, mahallesinin güzel kızına aşık olanların hikayesi.</div> <div>Sabrın, bazen de adı aşk olan bir eziyetin hikayesiydi.</div> <div>Şampiyonluk mücadelesi veren rakiplerin, masa başı oyunlarına karşı “Neye mal olursa olsun bir duruşumuzu bozmayacağız” diyebilen bir büyük komutan ve O’nun, onurlu futbolcularının hikayesi.</div> <div>Yılarca, deplasmanlarda üzerlerine yağan taşlara, sayılmayan gollerine, haksız penaltılara, kartlara karşı verdikleri mücadeleden bile centilmenlik tacını takarak çıkabilenlerin hikayesiydi.</div> <div>Tuttukları kulübe dudak büken, başarı odaklı kulüp destekleyenlere inat, sevdalarının peşinde yıllardır bıkmadan usanmadan inadına koşanların hikayesi.</div> <div>Kulüplerine olan aşklarını en büyük sevgilerden anne sevgisi ile bir tutup “Seni annem gibi sevdim” diyenlerin hikayesiydi.</div> <div>Gecenin 2’si eksi 5 derecede, 80 km uzaklığa binlerce kişi takımını karşılamaya gidip “Üç büyük mü? Ne büyüğü ya ! Asıl büyük burada” diyenlerin hikayesi.</div> <div>Takımları farklı skorla yenikken bile stadı “Bursaspor sen çok yaşa canım feda olsun sana” diye inletirken, galip takım seyircisini şaşkın gözlerle izletebilenlerin hikayesiydi.</div> <div>“Kupalara tapsaydık Bursasporlu olmazdık” diyecek kadar vefalı ve asil ruhların hikayesi.</div> <div>Yarım asırdır bekledikleri şampiyonluk için “Öyle mutluyduk ki bu sene, şampiyonluğun canı cehenneme” diye pankart açacak kadar gönülden insanların hikayesiydi.</div> <div>Şampiyonluk öncesi ve sonrasında tüm Türkiye’ye dik duruş nedir gösteren ve gösterecek olan bir büyük başkanın hikayesi.</div> <div>Bir İstanbul masalı ile uyutulan Türkiye’nin, bir Bursa destanı ile uyanışının hikayesiydi.</div> <div>“Her türlü Bizans oyunlarına karşı İstanbul hegemonyasına son vereceğiz” sözünü verip de o sözünü tutanların hikayesi.</div> <div>Şampiyon kulüpleri tutanların değil, tuttuğu kulübü şampiyon yapanların hikayesiydi.</div> <div>O şampiyonluğu göremeden aramızdan ayrılan yeşil beyaz ruhları unutmayan, vefalı yol arkadaşlarının hikayesi.</div> <div>Yıllardır, sayfalarını, ekranlarını, yorumlarını sadece üç kulübün renkleriyle dizayn edenlere kocaman harflerle "Şampiyon Bursaspor" ve “Artık 4 büyük yok” yazdıranların hikayesiydi.</div> <div>Aradan yıllar geçse bile herkesi kendileri gibi zannedenlerin, sindiremeyeceği, hazmedemeyeceği, çamur atmaya çalışacağı bir başarı hikayesi.</div> <div>Bu aslında bir şehrin, bir düzene karşı verdiği bir büyük mücadelenin ve sonucunda kazandığı başarının hikayesiydi.</div> <div>Ne mutlu ki bu, Bizim hikayemizdi…</div> <div></div> <div></div>