<div><b> </b>Bu tür oyunlarda<b> 'Ne şehit ne gazi, yok yoluna gitti bizim Niyazi'</b> örnekleri çok görüldü. Mesela Bursaspor’un kupada yaşadığı <b>Amed, Yomra, 1461 Trabzon</b> facialarının henüz mürekkebi kurumadı.</div> <div>Tek maçlık turnuva maçları zordur. <b>Çünkü telafisi yok</b>. Bir kaza golü geldi mi, belini doğrultmak için ne saat yeter, ne de zaman.</div> <div><b>Kaybettin mi yandı gülüm keten helva! </b><b> </b></div> <div>Bursaspor’un, <b>Karşıyaka</b> ile eşleşmesi rakibin iki alt ligden olması yani iki takım arasında sıklet farkı nedeniyle doğal olarak camiada <b>‘turun çantada keklik’</b> olduğu izlenimi yaratmıştı.</div> <div>Futbolda maçın <b>‘favorisi’</b> olur ama işin <b>‘garantisi’</b> olmaz.</div> <div>Seremoni öncesi <b>‘Ağır Abi’</b> konumundaki <b>kaptan Cüneyt Köz</b>’ün arkasına takılmış <b>10 yavru Timsah’ı</b> sahaya çıkarken görünce <b>‘pabucun pahalı olduğunu’</b> endişesine düşmedik desek yalan olur.</div> Lig’deki grubunda zirve mücadelesi konuk <b>Kaf-Kaf</b> aynen Yeşil Beyazlı ev sahibi gibi genç bir kadroya sahip. Aradım taradım hafızamı zorladım, aklımda kalmış eskilerden <b>bildik bir futbolcuya</b> rastlayamadım... <div>Anlayacağınız gibi rakibin <b>bireysel zenginliği</b> yok, <b>üretim</b>i eksik.</div> <div>İzmir ekibi fizik güce dayanan, disiplinli oynayan, rakibin hatasını kollayan bir takım kimliğinde.</div> <div>Bu durumda sıkıntıya girmemek için ilacın <b>erken</b> gollerdir.</div> <div>Ne var ki ilk yarıda iki takım adına da rakip kalelerde pozisyon yok...</div> <div>İkinci devre neredeyse ilk düdükle birlikte <b>İsmail Çavuşluk</b>’un altı pasın üstünden akıl dolu sol ayak içi bir plase ile Timsah’ı öne geçiriyor, ekran başındaki Yeşil Beyaz sevdalılarına da <b>‘ohh’</b> çektiriyordu...</div> <div>Skorborda bakarak <b>‘maç bitti’</b> zannına kapılan Yeşil Beyazlı gençler<b> ‘idare ederiz, oyunu böyle bitiririz’</b> moduna geçince korkulan oldu!</div> <div>Sırtındaki rakibine rağmen ceza sahası içinden tabelayı dengeleyen <b>Harun </b>iki takımın da tur umutlarını uzatmaya götürüyordu...</div> <div><b>Mustafa Er</b> işin kupada yeni bir fiyaskoya gideceğinin farkına varmış olmalı ki, sahadakilere göre <b>Recep Aydın, Onur Atasayar</b> ve <b>Emirhan Aydoğan</b> gibi <b>üç kıdemliyi </b>sahaya attı ama nafile!</div> <div>Localardaki bir avuç Yeşil Beyaz aşığı <b>‘ölümüne Bursa’</b> diye bağırıyordu ama sahada resmen <b>11 kişilik</b> <b>Timsah’ın ölüsü </b>geziniyordu!</div> <div><b>Uzatmalarda</b> da kimin sırt üste çimlere <b>uzanacağı</b> belli olmayınca iş penaltılara kalıyordu... 14 penaltı ile neredeyse <b>sabaha kadar sürme</b> ihtimali beliren beyaz noktadan atışların sonuncusunda <b>kaleci Ataberk</b> topu pençeleyerek <b>Bursaspor</b>’u tura uçuruyordu...</div>