Ramazan Acar: “Özgürlükleri Elinden Alınan Kuşakları Unutmayacağız”

Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar, 12 Eylül 1980 darbesinin 46. yıl dönümü dolayısıyla açıklama yaptı.

Ramazan Acar: “Özgürlükleri Elinden Alınan Kuşakları Unutmayacağız”

Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar, 12 Eylül 1980 darbesinin 46. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, darbe dönemlerinin toplumda bıraktığı derin izlere dikkat çekti. Acar, “Darbelerin mağdur ettiği insanların hikâyelerini, yarım kalan hayatları, cezaevlerinde geçen yılları, ailelerin yaşadığı acıları ve özgürlükleri elinden alınan kuşakları unutmamak zorundayız” dedi.x

Acar, “12 Eylül: Millet İradesinin Üzerine Çekilen Karanlık Perde” başlıklı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"12 Eylül: Millet İradesinin Üzerine Çekilen Karanlık Perde

46 yıl önce bugün, Türkiye’nin demokrasi yolculuğuna bir kez daha tanklarla, silahlarla ve postallarla müdahale edildi.

12 Eylül 1980 darbesi; yalnızca seçilmiş bir hükümeti devirmekten, Meclis’i kapatmaktan ve siyasi hayatı askıya almaktan ibaret değildi. Bir neslin hayatına dokunan, aileleri yaralayan, gençlerin hayallerini yarım bırakan, toplumun hafızasında derin izler açan ağır bir insanlık ve hukuk ihlalleri dönemiydi.

O günlerde yüz binlerce insan gözaltına alındı. İşkenceler, kötü muameleler, yasaklar ve baskılar hayatın bir parçası hâline getirildi. İnsanlar düşünceleri, inançları ve siyasi tercihleri nedeniyle bedel ödemek zorunda bırakıldı. Nice genç, daha hayatının baharında idam sehpasına gönderildi.

Bir ülkenin gençlerini yaşatmak yerine darağaçlarına teslim ettiği yerde, demokrasiden ve hukuktan söz etmek mümkün değildir.

Darbe, Sadece Bir Gecede Olmadı

12 Eylül’ün karanlığı, yalnızca yönetime el konulduğu günle sınırlı kalmadı. Darbenin oluşturduğu vesayet düzeni; hukukta, eğitimde, siyasette, çalışma hayatında ve toplumsal yaşamın pek çok alanında uzun yıllar etkisini sürdürdü.

Darbe dönemlerinde özgürlükler budandı, sendikal haklar ağır biçimde sınırlandı, örgütlü toplum zayıflatıldı. İnsanların söz söyleme, örgütlenme ve kendi geleceğine dair karar verme hakkı baskı altına alındı.

Çünkü darbeci zihniyetin hedefi yalnızca iktidarı ele geçirmek değildir; asıl hedef, milletin kendi iradesine güvenmesini ve geleceğini kendisinin belirlemesini engellemektir.

Hafızamızda Darağaçları, İşkenceler ve Yasaklar Var

12 Eylül’ü anmak, geçmişi tekrar etmek değildir.

Geçmişin acılarını hatırlamak; aynı acıların yeniden yaşanmaması için geleceğe karşı sorumluluk üstlenmektir.

Darbelerin mağdur ettiği insanların hikâyelerini, yarım kalan hayatları, cezaevlerinde geçen yılları, ailelerin yaşadığı acıları ve özgürlükleri elinden alınan kuşakları unutmamak zorundayız.

Çünkü unutulan her darbe, yeni bir vesayet arayışına cesaret verebilir.

Milletin İradesi Her Şeyin Üzerindedir

Türkiye, darbeler ve muhtıralar üzerinden yönetilmeye çalışıldığı dönemleri geride bırakmak için büyük bedeller ödedi.

12 Eylül’ün ardından 28 Şubat’ta, 27 Nisan’da ve 15 Temmuz’da millet iradesine yönelik farklı müdahale girişimleriyle karşı karşıya kaldık. Her defasında millet, demokrasiye ve kendi iradesine sahip çıktı.

Özellikle 15 Temmuz gecesi milyonların meydanlara çıkarak darbecilere karşı verdiği cevap, bu topraklarda artık vesayetin karşısında milletin iradesinin bulunduğunu bütün dünyaya gösterdi.

Memur-Sen olarak biliyoruz ki demokrasi; yalnızca sandıktan ibaret değildir. Hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlükler, örgütlenme hakkı, emeğin hakkı ve insan onurunun korunması demokrasinin ayrılmaz parçalarıdır.

Bu nedenle 12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı ve millet iradesini hedef alan bütün darbe ve vesayet girişimlerini bir kez daha lanetliyoruz.

Bizim mücadelemiz yalnızca geçmişin hesabını tutmak için değil, geleceğin Türkiye’sini darbelere ve vesayete kapatmak içindir.

Milletin iradesine rağmen hiçbir güç, hiçbir vesayet odağı ve hiçbir darbeci zihniyet bu ülkenin istikametini belirleyemez.

12 Eylül’ün 46. yılında bir kez daha söylüyoruz:

Darbe karanlığına, vesayete ve millet iradesini yok sayan anlayışlara asla geçit vermeyeceğiz.

Türkiye’nin geleceğini tanklar değil, milletin iradesi belirleyecek.

12 Eylül ve tüm darbe dönemlerinin mağdur ettiği vatandaşlarımızı rahmetle, hürmetle ve saygıyla anıyor; bir daha bu topraklarda darbe karanlığının yaşanmamasını diliyoruz."

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR