<div>Maçların hemen ardından düzenlenen basın toplantıları iki tarafı da keskin bıçak gibidir. Karşılaşma kazanılmışsa <b>teknik adamlar</b> moral açısından pozitif oldukları için <b>soru-cevap bölümleri</b> ince esprilerle, ironilerle keyifli geçer.</div> <div>Yok eğer; maç kayıp ya da kayıplarla kapanmışsa <b>hocalar psikolojik</b> olarak gergindir, haliyle de toplantı yüksek atmosferde gerçekleşir. Sorulan bir soruya kızıp da salonu terk eden, ya da masayı tekmeleyen hatta gazetecinin üstüne yürüyen nice teknik adamlar gördüm. </div> <div>Golsüz kapanan <b>Düzce maçının</b> ardından 3 gün önce Bursaspor’un teknik patronluğuna gelen <b>İsmail Ertekin’i</b> 30 yıldır tanırım iyi bir dostumdur. Kıvrak zekâsıyla muhtemel sorulara karşı cevapları her zaman cebinde taşıyan, kolay kolay sinirlenmeyen bir yapıya sahiptir.</div> <div>Beni hem güldüren hem de üzen konuya gelince...</div> <div>Basın toplantısında genç bir haberci arkadaş <b>Ertekin</b>’e <b>“Bursaspor’un borcu ödenmediği için eksi üç puan cezası gelirse acil bir eylem planınız var mı?” </b>diye soruyor...</div> <div>Sevgili hocamızda anında cevabı yapıştırıyor: <b>“Evimi satar ben öderim!..”</b></div> <div>Hani<b> ‘soruya bak hizaya gel’ </b>derle ya aynen öyle...</div> <div>Benim güzel kardeşim <b>kulüp başkanına</b> ve <b>yönetimine</b> soracağın soruyu <b>teknik direktöre</b> sorarsan alacağın cevap da bu olur.</div> <div>Bu sorunun muhatabı hoca değil ki! O kulüpte sigortalı çalışan bir personel, emekçi... Başında <b>başkanı</b> ile birlikte toplam <b>13 kişilik yönetici işvereni</b> var...</div> <div>Basın toplantıları habercileri değil, kamuoyunu tatmin etmek amacıyla düzenlenir. Açıklamalar, gazete sayfalarında değerlendirilir, televizyon ekranlarında yorumlanır, camiada enine boyuna tartışılır.</div> <div>Maalesef son dönemlerde ülke genelinde böylesine benzer absürd sorularla <b>‘Basınspor’</b> ofsayta düşüyor!</div> <div>Ama gerçekten medya mensubu olanlardan bahsediyorum, yanlış anlaşılmasın...</div> <div>Bugün ülkemizde spor medyasının içine düştüğü maalesef içler acısı. Ekranlarda bir <b>takla atmadığı kalan, reyting uğruna her türlü şaklabanlığı</b> yapan yorumcular, bir hafta önce göklere çıkardığı teknik adamı hemen ertesinde yerin dibine sokup kellesini isteyen köşe tutmuş yazarlar...</div> <div>Onun için eskisi gibi artık gazeteler okunmuyor, televizyonlar seyredilmiyor.</div> <div>Sponsorlar çekiliyor, reklam verenler azalıyor, dev medyalar küçülüp dijital formata geçiyor.</div> <div>İşte bu konuda en çarpıcı örneklerden biri <b>Bursa...</b></div> <div>Biri zamanlar <b>‘Küçük Babıali’</b> diye nitelenip Anadolu’da örnek gösterilen o medyadan eser var mı şimdilerde.</div> <div>Sektör doğal olarak küçüldü, bu meslek sayesinde evine ekmek götüren nice medya çalışanı işsiz kaldı...</div> <div>Şu bir gerçek ki; <b>Bursaspor ile birlikte Bursa medyası da düşmüştür. </b></div> <div><b>NOKTA...</b></div>