Taraftara rağmen, delegenin teveccühü ile!

'Türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz' sözü gerçekten de karşılığını fazlasıyla bulmuştur.

Taraftara rağmen,  delegenin teveccühü ile!

Şimdiler de yaygın olan da ‘Türkiye’de her başarısızlığın mükafatı vardır’ olsa gerek!

Zira Bursaspor’un dün yapılan seçimli genel kuruldan çıkan sonuç buna en güzel örneklerden biridir artık.

Seçim sürecinde tarafsızlık ilkesiyle turkhaber.com’a yazmadım.

Ancak önceki gün gazetemde Galatasaray, Fenerbahçe ve Bursaspor’da ki kongrelere dair ortak bir yazı kaleme aldım ve o yazımda da kıssadan hisse sosyal medya ve kulisler ölçü değil başlığı altında başkanlar ve yönetimlerini büyük çoğunluğu oy hakkı olmayan sosyal medya kullanıcısı ve yanlı kulisçiler değil, sandığa gidecek kongre üyelerinin kullanacağı oylar belirleyecek, O yüzden ölçünüz bu olmasın, yanılırsınız demiştim.

Gördük ki öyle de oldu.

Sosyal medyada yazılanlara, kulislerde konuşulanlara bakarsanız istenmeyen, ‘kazanamaz’ denilen Ali Ay, 3.046 delegenin 1.060’nın oyunu alarak yeniden başkan seçildi.

Sayın Ay ve yönetimini tebrik ederim.

Gelelim kongrenin benden yana yorumu ve cevabını arayan soruya.

Adayların belli olmasından sonra sağ olsunlar başta turkhaber.com da ki arkadaşlarımızın yayınları sayesinde büyük dikkatle takip ettim olan biteni.

Hangi aday ne diyor?

Projeleri neler?

Yönetim kurulu listelerinde kim var?

Ve daha birçok detaya okuyarak, izleyerek ve dahi araştırarak hakim olmaya çalıştım.

O süreçte ve son olarak ta adayların kongrede ki konuşmalarını da dinleyince gördüm ki; iki zayıf halka var ve o iki zayıf halkaya gidecek oylar beraberinde seçilmesi muhtemel diğer iki adaydan birini bölerek hedefe götürecek.

Üstü kapalı yazmayacağım elbette.

Seçim sürecinde ki performansları ve kongrede ki konuşmaları sonrası benim zayıf halkalarım Ahmet Bozdemir ve Hüseyin Akdemir’di.

Mevcut başkan Ali Ay’ın ise gerek geçmiş dönem icraatları, gerekse bu seçime dair eylem ve söylemlerinde elle tutulur hiçbir tarafı olmasa da bugün karşı karşıya kalınan durumdan sebep kazanma şansı vardı ve bunu görmezden gelmek te olsa olsa akıl tutulması olurdu.

Hal böyleyken Lemi Keskin de işte tam da bu noktada kaybetti seçilme şansını.

Diğer üç adaydan çok daha etkili hitabet gücünü projeleri ve adaylarla bire bir temas noktasında da etkin kılabilseydi belki de bugün Ali Ay gibi kamuoyu desteği zayıf, delege nezdinde acabalara açık ama malum sebeplerle! bir o kadar da güçlü bir aday karşısında kazanabilirdi de.

Şimdi.

Elbette ki Genel Kurul’un iradesine saygı duyacağız. Bu demokrasinin gereğidir ancak ben Ali Ay’a oy veren 1.060 delegeye samimiyetle şunu sormak istiyorum.

Görev süresi boyunca Bursaspor’a kahır dolu 2 sezon yaşatan…

Yeniden yetki isterken aslına bakarsanız yeni hiçbir şey söylemeyen…

Israrla eski hatalarını tekrarlamayacağını söyleyerek aslında hatasını da kabul eden…

‘Futbol aklı’ diyerek birçok Bursasporlunun aklını başından alan…

Başarısızlığı her anlamda tescilli…

Neyse bu liste uzar gider.

Sorum şu sevgili 1.060 delege.

Hatta büyük bir çoğunluğun sorusu şu.

Üstte sadece bir kaçını yazdığım, daha fazlası da olan onca olumsuzluğa rağmen Ali Ay’a ‘Bursaspor’u yeniden sen yönet’ demek ne demektir?

Bu nasıl bir teslimiyetçiliktir?

Lütfen en azından bir kaçınız bunu bana ve dahi bugün aynı soruları soran binlerce Bursasporluya açıklar mı?

İnanın geldiğimiz noktada cevabı en çok merak edilen soru bu.

Ve belki de sizin vereceğiniz bu cevap sonucu kabul edemeyen, adeta patlama noktasına gelmiş büyük bir kesimi de rahatlatacak ki; bugün gelinen noktada camianın buna çok ama çok ihtiyacı var.

Bakın görünen o ki seçtiğiniz Ali Ay size kendini anlatabilmiş ve siz de oy vermişsiniz.

Oysa Ali Ay’ı seçen sizi anlamayan, kendince anlayan ama kabul edemeyen ve bu seçiminizden sebep Bursaspor’a sırt dönme, terk etme noktasına gelmiş binlerce de Bursasporlu var.

Sahi.

Başarısızlığa bu ödül neden?

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...