<div><b></b></div> <div>Önceki gün TBMM' de AK Parti ile CHP arasında yaşanan laf atma polemiğinin perde arkasını paylaşacağım sizlerle bu yazımda.</div> <div>Konu çok taze.</div> <div>Olayın kahramanı AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu. Vekilin birçok sorumluluğu da var. AK Parti Seçim İşleri Başkan Yardımcısı, Grup Yönetim Kurulu Üyesi, TBMM Adalet Komisyonu Üyesi.</div> <div>Tam kürsüye çıktı konuşacak CHP'li milletvekillerinin neredeyse tamamı ön sıralardan Çavuşoğlu'na karşı ortak eylem gerçekleştirdi.</div> <div>Muhalif tarafın görüşlerine göre CHP'liler konuşurken her oturumda Hakan Çavuşoğlu'nun müdahale ettiği, sataştığı söyleniyor.</div> <div>İşte bu polemik ve tepkiler sadece <b>'tepki' </b>olarak yansıdı.</div> <div>Bende <b>Hakan Çavuşoğlu</b>'nu arayıp sordum kendisine.</div> <div>Neydi bu?</div> <div>CHP'liler sırf kendisi sürekli müdahil olduğu için mi, susturmak istemiş, konuşturmamışlardı?</div> <div>Gelin yazılıp çizilmeyen bu atışmanın derinine gidelim.</div> <div><b>"ektiğini biçersin, nasıl oluyor muş"</b> diyen CHP'liler aslında neyin duyulmasını istememişler.</div> <div>İşte bunu da Hakan <b>Çavuşoğlu</b> anlattı.</div> <div>Aslında meselenin özü <b>Ege adalarının kaybı, verdin-vermedin, bayrak diktin-dikmedin</b> tartışmalarıyla başlıyor.</div> <div>CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan'ın <b>"Yunanistan'ın işgal ettiği adaya Türk bayrağı dikeceğim" </b>sözleriyle kabadayılık yaptığını hatırlatan Çavuşoğlu <b>"bu konu aslında CHP'nin yumuşak karnı. Adalarla ilgili skandal var. 1947 Paris konferansı skandalı. Konuşacağımı duydular"</b> diye devam etti.</div> <div>Bende <b>"siz son 1 yıldır sürekli CHP'li her konuşmacıya muhalif olmuşsunuz"</b> dediğimde buna yanıtı şuydu.</div> <div><b>"Bulunduğum yerden tepkimi gösterdim genelde. Bu da teamülde vardır"</b></div> <div>Ve sonrası da zaten tam kürsüye geldğinde de CHP tam kadro konuşturmama eylemi yaptı Çavuşoğlu'na karşı.</div> <div>Konuyu biraz daha açtı AK Parti Milletvekili'de...</div> <div><b>"Konuyu gözden kaçırmak istediler. Neyi söyleyeceklerimi bildikleri için. O adalar Yunanistan'a nasıl geçti. İtalya ile 1912' de Trablusgarb uzlaşısı, adalar biliniyor. Lozan'da İtalyanlara bırakılıyor. 2.dünya savaşında konu Paris'te müzakere edilecek. İngilizler öneri getiriyor. İsmet İnönü hükümeti Fransa'ya haber gönderiyor müzakerelere katılmıyoruz. Hayır diyoruz. 10 Şubat 1947'de adalar Yunanistan'a gidiyor.”</b></div> <div>Çavuşoğlu ayrıca o konuşma öncesinde CHP içinden bir vekilin '<b>Hakan beyde belge varsa bilelim” </b>şeklinde mesaj ulaştırdığını da anlattı.</div> <div>Belge diyaloğu sonrası şunu da ekledi.</div> <div>Dönemin Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Feridun Cemal Erkin'in<b> 'Hatıratım'</b> isimli yayınında paylaştıklarını aktardı.</div> <div><b>“Adalar konusunu hükümete sorduk. Katılıp katılmayacağımızı soruyorum. Katılmayacağız deniyor”</b></div> <div>Velhasıl bütçe görüşmelerinin bu hararetli tartışmasının bilinmeyen kamuoyuna yansımayan detayları böyle. Yani <b>“salt 1 yıl boyunca sen bizi protesto ettin bol bol kürsüye vurdun, şimdi sen konuşurken bizde seni konuşturmuyoruz' </b>muhabbeti değilmiş konu.</div> <div>Sanırım camdan evde oturup, başkasının evine taş atarken bayağı düşünmek lazım.</div> <div>Mecliste protestolar devam ederken Çavuşoğlu'nun son sözü de buydu...</div>