<div><span>Boş<strong> </strong>beton ve plastik koltukların sessizliğinde oynanan bir futbol maçını izleyen görevliler de, en az tribünlere gelemeyenler kadar tedirgin oluyor. Bu tür maçların analizi ancak duygusal yorumlarla anlatılabilir.</span></div> <div><strong><span></span></strong></div> <div><strong><span></span></strong></div> <div><strong><span>Timsah Arena</span></strong><span> gibi <strong>44 bin kişilik koskoca devasa bir stadı</strong> yapıp ve orada taraftarların gündemindeki herhangi bir maçı <strong>sinir bozucu ıssızlıkta izlemek</strong> sanırım <strong>protokol ve basın tribünündeki</strong> bir avuç yetkili ve görevliye ve de ekran başındakilere <strong>işkence</strong> gibi geliyor. </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Maçtan bir gün önce düşme hattındaki <strong>İnegöl’ün Amed</strong> deplasmanından galibiyetle dönmesi karşılaşmanın önemini katmerlemişti...</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Bu nedenle de bir canlının yaşaması için mutlak şart olan 3 nesne <strong>hava, gıda</strong> ve <strong>su</strong> gibi Bursaspor’a da korkulu rüya görmemek adına dünkü oyunda <strong>‘3 puan olmazsa olmaz’</strong> zorunluluğu getirmişti. </span></div> <div><strong><span></span></strong></div> <div><strong><span>Trabzonspor</span></strong><span> kökenli <strong>Fenerbahçe</strong> ve <strong>Galatasaray</strong> forması ile Türk futbolunun unutulmazları arasına giren <strong>Abdullah Ercan</strong>’ın takımı <strong>Arnavutköy Belediye</strong> karşılaşma öncesi ilk kez mücadele ettiği bu ligde başının ağrımayacağı yerde duruyordu. </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Bunun ötesinde takımın <strong>15 golle</strong> skor yükünü çeken <strong>‘Gol Krallığı</strong>’nda yarışa ortak olan <strong>Furkan Yaman</strong>’ın kart cezalısı olması İstanbul temsilcisinin önemli bir handikapıydı.</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Bir teknik adam için işini görecek bir 11 seçmek çok önemlidir. Sakatın, cezalın yoksa <strong>birlikte top oynamayı ezberine almış</strong> insanlar beraber oynarlar. </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Nitekim <strong>Özer Hurmacı</strong>’da uzun bir aradan sonra <strong>Kubilay-Hasan-Enver Cenk</strong> üçlüsünü ilk kez bir arada sahaya sürerek galibiyeti mutlak istediği mesajını vermişti.</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Bunun eseri olarak stattaki dünkü <strong>tenhalığın tek başına bir kalabalığı </strong>vardı. </span></div> <div><span><strong></strong></span></div> <div><span><strong>Kaptan Enver Cenk Şahin fevkalade oynadı.</strong> </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Bir daha çok zor seyredeceğimiz takım arkadaşlarına muhteşem asistler yaptı. </span></div> <div><span></span></div> <div><span> <strong>Keza Hasan Ayaroğlu’da öyle...</strong></span></div> <div><strong><span></span></strong></div> <div><strong><span>Çağatay Yılmaz</span></strong><span>’ı 3 golle maçın yıldızı yapan, <strong>Berat Altındiş</strong>’e <strong>‘hadi kardeşim at bunu’</strong> diye lokum gibi paslar yollayan bu ikili <strong>‘atmak yerine attırmak’ </strong>mantığıyla uzun süre unutulmayacak bir <strong>düet gösterisi</strong> sundular bizlere... </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Yine <strong>Enver’in </strong>81’de ceza sahasının ön çizgisinden sol ayak içi kaleye yolladığı estetik plase şutta top direği sıyırmayıp ağlarla buluşsa dünkü <strong>4-1’lik</strong> galibiyet <strong>ekmek kadayıfının üstüne konan kaymak lezzetinde</strong> olacaktı...</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Özer Hoca karşılaşma öncesi ilk yarıda İstanbul’da <strong>Arnavutköy’ün 3-0’lık</strong> üstünlüğü ile biten maçın rövanşını almak istediklerini söylemişti. </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Sonuçta öyle de oldu hem <strong>hesap kapandı</strong>, hem de <strong>Timsah</strong> kendini yukarıdaki güvenli bölgeye fırlattı... </span></div> <div><span> </span></div>