Teşvikler süper, peki Mario'lar nerede?

Maliye Bakanı Naci Ağbal'ı dinlerken geldi bu aklıma.

Teşvikler süper, peki Mario'lar nerede?

Süper teşvik paketiyle birlikte ülkenin bir vergi cenneti haline geleceğini anlattı.

Doğrusu 100 milyon doları olan ve yatırım yapacaklar için cennet ötesi.

Ancak bizim yerlimiz buna nasıl bakar?

Nitekim duayen sanayicilerden Orhan İğrek'in soru cevap bölümünde bakana özetlediği örnekte adrese teslimdi.

“Sardalya sürüsüne dalacak karabataklar”

Aynen teşviği duyduğunda böyle yorumlamış İğrek.

Bir de şunu hatırlattı.

“Niye lira değil dolar? Niye 100, 99'um varsa yapamaz mıyım? Malım mülküm yatırımlarım gelip incelesinler. Ben bu teşvikten yararlanmak için çaba sarfetsemde, bu oranın aşağıya inmesi lazım. Bu paraları verecek olanlar gelip ülkeye yatırımlar yaparsa ben şarampole yuvarlanırım. Çin gelir biz bindiğimiz dalı keseriz”

Oran teşvik yatırım sınırı 100 milyon dolar olunca gözler 'yabancı sermaye'ye çevrildi.

Nitekim Maliye Bakanı da bu görüşe hak verdi.

'İyice irdeleyeceğiz, önerilerinizi bekliyoruz' diye devam etti bakan.

Mesele bence de süper mario oyunu değil ki?

BTSO' da meclis üyeleriyle birlikte yapılan istişare toplantısında siyaset istihare'ye yatmış gibiydi.

'Ben hep buradayım' deyip söz ve konuşma önceliğini Maliye Bakanı'na bıraktı Çalışma Bakanı Müezzinoğlu. Doğru da yaptı.

BTSO en hassas döneminde iş dünyası için çok önemli olan kabinede ki iki bakanı bir araya getirmekle iyi bir hamle yaptı.

Zaten, Başkan geçen Ankara'dayken belli olmuştu altından özel bir zirve çıkacağı.

“teşekkür etmeyin, eleştirin ve öneri getirin” diye söze başlayan Bakan Ağbal iyi köprü kuruyor.

Sevdim bakanın tarzını. Üslubu, tavrıyla sokakta ki insanın dilini kullanırken şunun altını çizdi.

“Bizim sanayicimiz ne diyorsa o.”

Sonra yaklaşık 1.5 saat teşvikleri, paketleri yeni Türkiye'yi anlattı.

Haberinde detayları var.

Notlarımsa yine soru cevaplardan.

Mesela BTSO Başkanı İbrahim Burkay'ın siyasi iradenin kararlarının sahaya nasıl yansıyacığı, bürokrasinin ne kadar hazır olduğu? sorusu yerindeydi.

Ve iş dünyasının en etkin işbirlikçilerinden bankaların da hazır ve istekliliği önemli.

Kurumlar içerisinde ki 'tehdit'te ayrı bir muamma.

Evet patronlar 'inadına üretim, inadına büyüme' diyor demesine de devleti finanse etmekten yoruldular.

 

BAKANLARDAN BÜROKRATLARA; 'SOKAĞA ÇIKIN'

Ticaret odasındaki bu toplantıdan bürokratlara da önemli mesajlar vardı.

Siyaset, irade ne derse ne yaparsa yapsın…

İş dönüp dolaşıyor masanın öbür yanındaki bürokratta kilitlenebiliyor.

Cumhurbaşkanı da, Başbakan da bu konudan hep dert yandılar.

Maliye Bakanı yüksek sesle uyardı.

“Vatandaşı bürokratın elinde oyuncak yapmayacaksınız. Bende bürokrasiden geldim. İnsanı algılamak gibi sorun var. Kronik ve düşünsel sorun. Masanın öbür yanında ki insanı algılayabilmeli. Çıkın vatandaşın arasına, kahveye, çarşıya”

Çalışma Bakanı da tamamladı bu sözleri.

“çıkın sokağa halkı tanıyın” dedi özetle.

Ardından tüm illerde bakanlık teşkilatlarının artık sokak sokak gezmeye başladıklarını hatırlattı.

Şimdi çok şey söylendi anlatıldı. Dinlediklerim tatmin etti mi?

Türkiye'nin klasik gündeminden çıkıp aslında asıl gündemimize döndük.

Yani ekonomiye.

Söyleyebileceğimse siyasatte istikrarı sağlarsak ekonomi yolunda gider.

Bursa'nın ülke ekonomisine kattığı değerler, rakamlar çok şey anlatıyor.

Da...

Devamı içinde işbirliği şart. Maliye Bakanı söyledi.

“Bursa'ya bir verirsek 10 alırız” diyor…

Versinler ve alsınlar...

Ama kim ne yaparsa yapsın çarkını döndürmeye çalışanın elinden tutulsun.

Kimse şarampole yuvarlanmasın.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
TÜRKİYE GÜNDEMİ
Kilis’te Şoke Eden Olay!
Kilis’te Şoke Eden Olay!
www.kiliskenthaber.com