<div><b>Salim Kadıbeşegil</b>’in en çok hoşuma giden sözlerinden birisi.</div> <div>İtibar dendiğinde ilk akla gelen isimlerden birisidir, belki de ilk isimdir.</div> <div>Ama itibar o kadar ucu açık ve kişilerin kendine göre çevirdiği bir kelime ki…</div> <div>Şimdi dışarıya çıkıp vatandaşa itibar nedir diye sorsak, çalışan kendisine göre, ev hanımı kendisine göre, işveren kendisine göre cevap verecek.</div> <div>Bana göre ise itibarın tanımından çok, itibar yönetimi ve sürdürülebilirliği daha önemli.</div> <div>Konu buraya nereden geldi diyecek olursak?</div> <div><b>Bursa Halkla İlişkiler Derneği</b> olarak düzenlenen Mesleki Söyleşiler’in konuğu <b>Salim Kadıbeşegil</b> oldu.</div> <div>Konusu ise son döneme damgasını vuran <b>Oscar Kepazeliği ve İtibar Yönetimi</b> oldu.</div> <div>Şimdi düşününce akla bunu itibar yönetimi ile ilgili aslında nasıl bağdaştırabiliriz diye bir soru da gelmiyor değil.</div> <div>Bazen itibarı size çalıştığınız bağımsız denetim kurumlarınız ya da kısacası denetim firmalarının kazandırdığını düşünürsünüz.</div> <div>Denetim firması ile çalışmak size itibar kazandırıyor diye düşünürsünüz.</div> <div><b>Salim Kadıbeşegil</b>, denetim firmaları ile itibar kazandığını düşünen firmalar ile ilgili iki hatırlatmada bulundu.</div> <div>Birisi 2001 yılında gerçekleşen <b>Enron Skandalı.</b></div> <div>Kısaca hatırlamak gerekirse Enron, 2 Aralık 2001 tarihli iflasları öncesinde yaklaşık 20,000 çalışana sahip olan ve dünyanın en büyük elektrik, doğalgaz, iletişim ve kağıt hamuru ve kağıt şirketlerinden biri idi.</div> <div>2001 yılının sonunda şirketin finansal durumunun kurumsallaştırılmış, sistematik ve yaratıcı bir şekilde planlanmış muhasebe hilesi ile sürdürüldüğü açığa çıkmış ve sonrasında <b>Enron Skandalı</b> olarak anılmıştı.</div> <div>Bunu sağlayan ise muhasebe ve denetim şirketiydi.</div> <div>2008 yılına geldiğimizde Mortgage krizi.</div> <div>Birden bire yüksek risk ve yüksek faizli kredi denilen bu kredi piyasası çökmüş, kredi faizlerini ödeyemeyen düşük gelirli ailelerinin iflas etmelerine ve konutlarına el konmasına neden olmuştur.</div> <div>Ama bunu öncesinde kredi değerlendirme kuruluşları 3A gibi üst düzey not vermişti ABD için.</div> <div>İtibar kaynağı olarak görülen bu değerlendirme ve derecelendirme kuruluşlarının bu durumundan sonra nasıl bir itibardan bahsedilebilir?</div> <div>Salim Kadıbeşegil, son olarak Oscar töreninde yaşanan yanlış filme ödül verilmesi olayını hatırlattı.</div> <div>İlk aşamada <b>La La Land (Aşıklar Şehri)</b> olarak anons edilen en iyi film ödülünün sonrasında Moonlight’a (Ay Işığı) ait olduğu açıklandı.</div> <div>Bunun sorumlusu olarak da <b>PricewaterhouseCoopers</b> denetim şirketi açıklandı.</div> <div>Yani yine bir denetim şirketi hatası itibarlı bir ödül töreninin itibarını yerle bir etti.</div> <div>Tam da bu noktada asıl konuyu dile getirdi Kadıbeşegil, “itibar etik, adil, şeffaf kelimelerinin karşılığıydı. Ama yeni dünyada itibarın karşılığı hesap verilebilirlik olacak bana göre” dedi.</div> <div>Evet itibar diyoruz, denetim şirketleri ile itibar kazandığımızı düşünüyoruz, ama o şirketler bizim itibarımızı yerle bir ediyor.</div> <div>Aslında genel anlamda önemli bir unsur olan hesap verebilirliğin itibar ile desteklenmesi de gerçekten seviyeyi yükseltecektir.</div>