<div>Maç önü kadrolarına baktığımızda ev sahibi ekibin<b> 5 yabancı</b> oyuncusuna karşın,<b> Yeşil Beyazlı formalılar</b> ligin başından beri olduğu gibi mecburiyetten yine<b> ‘yerli malı yurdun malı’</b> 11’le koşturuyordu <b>İzmir’in</b> şirin ilçesi <b>Menemen Stadı’nda.</b>.. İlk düdükle birlikte hemen görüldü ki son <b>Balıkesir galibiyeti</b> ile moral motivasyonu artan <b>Bursaspor’un</b>, <b>Ege’den başı önde dönmeğe</b> niyeti yok.Oyunda henüz onuncu dakika geride kalırken <b>Buraklar</b>’dan büyük olanı sağ çaprazdan adaşına adrese teslim ters harika bir top yolladı. Küçük Burak’da <b>‘Sağol abim benim’</b> diyerek tabelayı damgaladı: <b>0-1...</b><b>Sonra ne mi oldu?</b>Böyle erken gelen bir gol <b>yiyeni zaten bozar da,</b> bazen de <b>atanı bozar!</b>Aynen dün gece<b> Bursaspor’da</b> olduğu gibi...Tek golle öne geçen Yeşil Beyazlı kramponlar<b> ‘1-0 olsun bizim olsun’</b> diye mi düşündüler, yoksa <b>rakibi mi küçümsediler</b> bilemiyoruz, oyunu <b>rölantide götürme</b> hevesinin bedelini hemen ödediler.Recep’in orta sahada kaptırdığı topla Bursaspor savunmasının arkasına yapılan uzun menzilli ortada <b>Rasheed</b> ceza sahasının girişinde önce <b>kaptan Aykut’u</b> çalımla sırt üstü yere yatırdı, sonra da boştaki arkadaşı <b>Olatunbosun’a</b> aktardı...<b>Nijeryalı</b> da skorda eşitliği sağladı:<b> 1-1...</b>Ben <b>Recep Aydın’ı</b> beğenen bir adamım. Bursaspor merkez orta sahasında oynayan mevcutların içinde en kaliteli adam. Ama <b>top illaki bende kalacak</b> diye düşünmenin alemi yok. <b>Recep</b> bunu bir defalık yapmadı; şimdiye kadar çok yaptı. Nitekim <b>Mustafa Er’de</b> bunu fark etmiş olmalı ki, devre arası <b>genç Batuhan’ı</b> sahaya yollayıp onu soyunma odasında bıraktı...İkinci yarının son 30 dakikalık diliminde <b>Bursaspor </b>tempoyu attırdı. Bireysel hata yapmamaya çalışan <b>defansif disiplini</b> had safhada olan <b>Menemen</b> belli ki bir puana dünden razı...Ne var ki son düdükle birlikte görüldü ki;<b> körün istediği bir göz</b> ama düşenin dostu olmakla ün yapmış<b> Bursaspor’dan</b> al sana iki göz!Yeşil Beyazlı ekibin az adamla yapılan çabuk hücum çabaları da defans kalabalığı arasında eriyince resmen <b>pozisyon kıtlığı</b> yaşanıyordu konuk ekip adına...Karşılaşmanın birlik beraberlik içinde tamamlanacağını düşünürken, çok koşan çok yorulan <b>Burak Kapacak</b> bitkinlikten yere çöküp kendi yarı sahasında meşin yuvarlağı rakibine ikram ediyor, topla buluşan <b>Anaane</b> üzerine hışımla gelen <b>Cüneyt Köz’e</b> attığı çalımla adeta rakibinin<b> belini kırarak</b> takımını ilk galibiyetine taşıyordu: 2-1...Son olarak<b> Balıkesir’e</b> sahayı dar ederek maçı ve 3 puanı ısıra ısıra koparan bir takım, 4 gün sonrasında bu kadar<b> ruhsuz/çapsız/pasif</b> bir oyun sergileyerek <b>Ege’de</b> nasıl <b>alabora</b> olur?Adım gibi eminim, sorunun:muhatabının vereceği cevap çok açık ve net:<b>‘Eldeki malzeme bu hocam... Ben ne yapayım?’</b></div>