<div>Bundan sonra top <b>Emin Adanur </b>destekli <b>Hayrettin Gülgüler</b> başkanlığındaki ekipte...</div> <div>Hemen belirtmekte yarar var; yakın geçmişteki her seçim öncesi taraftara <b>pompalanan pembe hayallerin, verilen sözlerin</b>, yüksek perdeden sunulan <b>vaatlerin</b> bir türlü gerçekleşmemesi nedeniyle camiada beklenti öyle çok yüksek değil.</div> <div><b>Böyle düşünenler hani haksızda değil!</b></div> <div>Çünkü doğup büyüdüğü topraklardan <b>ehliyetsiz kişilerin basiretsiz yönetimleri</b> sayesinde koparılan bir kulübün <b>canı yanmış sevdalıları</b> onlar...</div> <div>Kulüpler de insanlardan oluşur ve insani tepkiler verirler sonunda…</div> <div>Bunca zaman stres altında tutulup, bu kadar travma yaşayan bir kulüpte <b>“bu tür olumsuz ön yargılar, şüpheci yaklaşımlar’</b> onaylanmasa da doğal gibi geliyor bana...</div> <div>Şimdi bu patlamaya doğru giden yüksek basınç nasıl azaltılır, bu olumsuz tablo nasıl ortadan kaldırılır onu düşünmek lazımdır.</div> <div>Yeşil Beyazlı şanlı armadaya özel ve örneği olmayan durumunda, sıra dışı jestler şarttır.</div> <div><b>Yani çözüm Sayın Emin Adanur’dadır...</b></div> <div>Çiçeği burnundaki yönetimin bir haftalık süreçte sergilediği performansa bakarak geleceğe yönelik olumlu ya da olumsuz kestirmelerde bulunmak doğru olmaz. Geciken <b>personel ve futbolcu alacaklarını ödemesi, elektrik borcu</b> ile ilgili yaptığı girişimler, teknik bazda yaptığı değişiklikler olağanüstü işler değil, beklenen gelişmeler...</div> <div>Ancak seçim sonrası aldıkları bir <b>radikal karar var ki</b> son derece isabetli ve yerinde...</div> <div>Kongre bitimindeki teşekkür konuşmasında; protokolden, kent dinamiklerinden, taraftar derneklerinden, sivil toplum kuruluşlarından, tüm camiadan tebrik ziyaretleri için <b>10 günlüğüne</b> müsaade isteyen <b>Adanur’un</b> seçim önü konuya iyi çalıştığı <b>bir acil eylem planı</b> hazırladığı anlaşılıyor...</div> <div>Özellikle geride kalan son 3 yönetimi hatırlıyorum da; <b>Ali Ay, Mesut Mestan</b> ve <b>Erkan Kamat </b>düğünden çıkmış <b>damat babaları</b> gibiydiler...</div> <div>Tebrikleri kabul etmekten, federasyon başta olmak üzere futbol dinamiklerini ziyaret etmekten, <b>iade-i ziyaretlerde</b> <b>16 numaralı formayı</b> hediye etmekten uzun bir süre <b>görev dağılımı yapmaya</b> bile fırsat bulamadılar.</div> <div>Şu bir gerçek ki o dönemlerde olduğu gibi şimdilerde de saatlerde <b>akrep</b> <b>yelkovanı</b> kovalıyor zaman su gibi akıp gidiyor.</div> <div>Oysa Bursaspor’un <b>kaybedecek bir dakikası</b> bile yok. Tahtanın açılması ile iş bitse iyi de; çözüm bekleyen devasa bir sorun var önlerinde. </div> <div>Alacakları nedeniyle <b>UEFA’ya, FIFA’ya</b> giden yabancılarla <b>bizim futbol federasyonuna</b> başvurmuş yerli futbolcular başa bela.</div> <div><b>UEFA’nın sopası her an tepemize inmek üzere havada!</b></div> <div>Cezaların gelmesi durumunda zaten <b>oksijen çadırında olan Bursaspor’un yoğun bakıma girmesi</b> sürpriz olmaz. Allah esirgesin ama malum yoğun bakıma alınanın genelde oradan nasıl ve neyle çıktığı biliniyor, örnek çok!</div> <div><b>Unutulmasın ki; para bulunur ama bir Bursaspor daha bulunamaz!</b></div> <div> </div>