Şu bizim Avrupa!..

Başımıza ne geldiyse yumuşak yüzlü olmaktan, hiç kimseye “hayır” diyememekten geldi. Nasıl mı? Bak şimdi, adam kendi birliğine bizi almak için Keloğlan masalları gibi habire yarışmalar düzenliyor.

Şu bizim Avrupa!..

İstediğini yapabilene kızını verecek Padişah misali, Avrupa efendi de verdiği kriterleri en çabuk tamamlayanı birliğe alıyor.

Şimdi müstakil evinde yaşarken bitişiğine yapılan apatımanın yönetimine girmeye kalkışıyorsun. Apartımanda yaşayanlar sana “olmaz” demiyor ve başlıyor şartlarını sıralamaya…

Bir defa bu birliğe girmek için sofranda ne var ne yoksa Avrupa Efendi hazretlerinin kullanımına sınırsız olarak açacaksın.

Evinin her köşesine dilediği gibi girip, yaşamına dilediği yerde müdahale etme hakkını kullanması için kapının anahtarını her birine verecek ve hazır ve nazır evde oturup giriş çıkışlarına ses etmeyeceksin.

Çoluğu çocuğu sokaklardan toplayıp, bayramlık kıyafetlerini giydirecek ve evde hazır vaziyette tutacaksın, Avrupa hazretleri oyun oynamaları gereken saati bildirecek ve onlar sokağa çıkacaklar.

Pişirdiğin yemek bile onların emriyle olacak, beğenmezlerse yemeyeceksin.

Çalışmana ve üretmene onlar karar verecek, evde kaşkol bile örmeyeceksin, ören de giymeyecek, kullanmayacaksın.

Doğurduğuna bile karışacak, hoş bu aralar içeride de aynı sorun var ama Avrupa Efendi Hazretleri ne derse o olur.

Evinde hiç birinden daha fazla gıda bulundurmayacaksın.

Hiç birinden daha fazla elektrik ve gaz kullanmayacaksın.

Her türlü alış verişini onların denetiminde onların belirlediği dükkândan, onlara da pay bırakacak şekilde alacaksın ve gıkını çıkarmayacaksın.

Oturma odanda izinleri olmadıkça oturamayacak, balkonunu tamamen onların kullanımına açacaksın.

Yatak odasında sesin çıkmayacak, battaniyeni bile örtmeden önce kapısını tıklatıp soracaksın.

İş yerinde ürettiğin malların bir kısmını bu komşularına verip asla gerisini arayıp sormayacaksın.

Ev içerisinde çocuklarını nasıl büyüteceğine, nasıl okutacağına onlar karar verecekler.

Tatile gitmeyecek ve sadece onlar tatile giderken valizlerini taşıyacaksın, tatil için ayırdığın bütçe ile onlara her hafta açık büfe sofra kuracak ve bulaşıkları kendin yıkayacaksın.

Sonra düşünüp taşınıp canları sıkıldıkça eğlenmek için sana kapı önünde şarkı, türkü söyletip, kendi çocuklarının balkondan üzerine işemesi için onlara cesaret verecekler.

Şu bizim Avrupa işte. Ne komşu ama….

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...