Yiğidi öldür ama Aktaş’ın hakkını ver

Biz büyüklerimizden aldığımız, ‘haber hür, yorum özgür’ düsturuyla yetiştik.

Yiğidi öldür ama Aktaş’ın hakkını ver

Bu bağlamda da kimsenin adamı olmadık, kimsenin kayığına binmedik, kimsenin ağzıyla kalem oynatmadık.

Aslında gazetecinin görevi eleştirel yazabilmektir. Sorgulayıcı olmaktır. Aynı zamanda objektif olabilmektir. Çünkü kamu adına görev yapmaktadır.

Kimi eleştireceğiz.

Tabii ki ‘erk’ kimse, onu…

Bakın, erk diyorum, kişi ya da partiden söz etmiyorum.

Ama bu ülkede eleştiriyorsan, adın muhalif gazeteci oluyor ne yazık ki.

Varsın olsun, ondan da gocunmuyorum.

Oysa bir gazeteci eleştirdiği gibi, doğruları da yazmaktan gocunmamalı.

Örneğin; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş.

Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Recep Altepe’nin istifa ettirilmesinin ardından Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na getirilen Alinur Aktaş, kentin sorunlarına ufak dokunuşlar yaptı.

Benim yıllarca üzerine durduğum bir konu vardı.

Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nin panayır havasından kurtarılıp gerçek kimliği olan uluslararası kongre merkezi haline getirilmesi…

İlk adım atıldı.

Merinos hemşehri derneklerinin etkinliklerine kapatıldı.

Bu tamam.

Ama yetmez.

Fatura yalnızca hemşehri derneklerine kesilmemeli.

 ‘Günler’ ya da  ‘buluşmalar’ veyahut ‘butik’; adı her neyse fuarlara da kapatılmalı.

Çünkü Bursa’nın bir fuar merkezi var.

17 yıldır TÜYAP tarafından başarılı biçimde işletiliyor.

Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde yılda 15-20 fuar düzenleniyor. Dönem olarak da 7-8 dönemi kapsıyor. Her dönemi ortalama 5 günden hesaplarsak 40 gün, yerleşmesi ve boşaltılmasını hesaplarsanız 70 gün, bilemedin 100 gün aktif. Diğer günler atıl.

O halde o butik ya da günler adı altındaki fuarlar da orada rahatlıkla yapılabilir. Verimlilik de ancak böyle sağlanabilir.

Gelelim ikinci adıma; o da Merinos’un gerçek anlamda kongre merkezi haline getirilmesine…

Açık söylüyorum;

Bu iş, yalnızca Alinur Aktaş ya da bir başkasının çabasıyla olacak iş değil. Özellikle otelciler dahil, herkesin elini taşın altına koymasıyla mümkün.

Kongre organizatörü, geceleme fiyatı konusunda Bursa otellerinin neredeyse yarı fiyatına başka şehirde fiyat bulabiliyorsa, o kongreler Bursa’ya zor gelir arkadaş.

Neyse gelelim yine ufak dokunuşlara;

Özel deniz uçakları ve Helitaksi’nin iptal edilmesi de bana göre oldukça isabetli olmuştur.

Her ne kadar Burulaş eski Genel Müdürü Levent Fidansoy’un itirazı olsa da belli bir zümreye hitabeden, üstelik de zarar eden bu hizmetin durdurulması anlamlıdır.

Yunuseli bu hengameden kurtulmuş oldu. Yenişehir Havaalanı’nın tekerine çomak sokmaktan da vaz geçtik.

Bir de suyun çeşmeden tekrar içilebilir hale getirilmesi de önemli bir dokunuştur bana göre.

3 Kasım 2017’de göreve başlayan Başkan Aktaş’tan kısa sürede şapkadan tavşan çıkarmasını beklemek haksızlık olurdu.

Ancak şimdilik attığı adımlar, yaptığı ufak dokunuşlar olumlu.

Kısaca diyeceğim odur ki; ‘Yiğidi öldür ama Aktaş’ın hakkını ver.’

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...