<div>Çin ekonomisinin son 25 yıl içinde en düşük büyüme oranı olan yüzde 7 oranında büyümesi üzerine Çin, eski ihracat rakamlarına ulaşmak için Yuanı azar azar devalüe etmeye başladı. Çinin bu kararında ayrıca geçen yıl Çinin gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 2,5una tekabül eden yaklaşık 250 milyar dolarlık sıcak para çıkışı da önemli rol oynamıştır. Çin Merkez Bankasının bir amacı da gelecekte IMFnin çıkardığı adına özel çekme hakkı denilen paranın birleşimine katılmaktır. Ayrıca Çin Merkez Bankasının bir amacı da dalgalı döviz kuruna geçmektir.Yuanın bu devalüasyonu komşuyu dilenci yapma politikası da denir. Bunu biraz açarsak, Yuanın devalüasyonu Çinde istihdamı arttırırken rakip ülkelere işsizliği ihraç etmiş olur. Yuanın devalüasyonu kuşkusuz Türk ihracat ürünleri açısından da olumsuz bir ortam yaratmıştır. Ancak 7 haziran seçimlerinin yarattığı belirsizlik, Türk Lirasının dolar karşısında değer kaybetmesine neden oldu. Böylece Yuanın devalüasyonuna karşı Türk Lirasının bu belirsizlik ortamında değer kaybı, Çin karşısında ülkemizin ihracatının olumsuz yönde etkilenmemesini sağlamıştır. Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının son Para Politikası Kurulu toplantısında politika faiz oranını değiştirmemesi, ülkemizin ihracatçı sektörlerinin Çin rekabetine karşı koymalarına katkı yapmıştır. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının son Para Politikası Kurulu kararlarını eleştirenlerin olaya bir de bu açıdan bakmalarında yarar görüyorum. Kaldı ki FEDin olası faiz arttırımı eli kulağındadır. Bu durum Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasını faizlerle ilgili alacağı kararlarda bekle-gör politikasına yöneltmiştir.</div> <div>EKOHABER</div> <div></div>