<div><span>İstanbulspor maçının galibiyetle tamamlanması halinde ise Timsah’ın heybesine koyacağı puan toplamı <b>9’a</b> ulaşacaktı…</span></div> <div><span>Yani<span> </span><b>Hatay/Erzurum/Adanademir</b><span> </span>üçlüsü hoplarken,<span> </span><b>Bursaspor</b><span> </span>ganimeti toplayan takım olacak ve de en önemlisi klasmanda kendini<span> </span><b>bir tık daha yukarı</b><span> </span>fırlatacaktı… Anlaşılacağı gibi<span> </span><b>şans kapıya gelmişti</b>, ev sahibi ekibe kalan ise<span> </span><b>kapıyı açıp</b><span> </span>bu fırsatı içeri buyur etmekti…</span></div> <div><span>Tribündeki gürültüye bakılırsa Bursaspor daha başlarken önde…<span> </span><span> </span>Haliyle böylesine bir<span> </span><b>müthiş manzara<span> </span></b>nedeniyle maçlarını<span> </span><b>200-300</b><span> </span>kişiye oynayan<span> </span><b>İstanbul temsilcisi</b><span> </span>de afallamış durumda!</span></div> <div><span>Trabzon efsaneleri<span> </span><b>Fatih Tekke-İbrahim Yattara</b><span> </span>ikilisinin yönetiminde son 5 maçında yenilmeyen, 4 haftadadır da kalesini gole kapatan İstanbulspor<span> </span><b>10 beraberlikle</b><span> </span>ligin en fazla tekleyen takımlarından biri. İlk önce<span> </span><b>‘yememeyim’</b>, sonra da<span> </span><b>‘atarım’</b><span> </span>diyen bir ekip… İlk yarıyı da öyle götürdü.</span></div> <div><span>İbrahim Üzülmez sakat<span> </span><b>Serdar Özkan-Burak Kapacak</b>’ın yokluğunda<span> </span><b>Traore</b>’yi sağ kanata<span> </span><b>‘turbo motor’</b><span> </span>olarak monte etmiş. Sol kenarın ucunu ise<span> </span><b>Recep Aydın’a</b><span> </span>emanet eylemiş. Bu iki oyuncu bu mevkiinin adamı olmadıkları için Bursaspor teknesi,<span> </span><b>küreksiz/sahipsiz<span> </span></b>sandal gibi koca bir 45 dakika<span> </span><b>sahada başıboş</b><span> </span>dolaştı durdu.</span></div> <div><span>İkinci yarı<span> </span><b>yırtıcı/akıcı/parçalayıcı/mücadeleci<span> </span></b>görüntüye sahip farklı bir Timsah bekleyen Yeşil Beyaz sevdalıları<span> </span><b>‘Ölümüne Bursa’</b><span> </span>sloganı ile takımlarını ateşliyordu ama nafile…</span></div> <div><span>Nitekim bir korner, bir kaleci ve savunma hatası, İstanbulspor’un kaptanı<span> </span><b>Onur’un</b><span> </span>yere çömelerek attığı kafası…</span></div> <div><span>65’te sönüverdi<span> </span><b>Timsah Arena’daki</b><span> </span>taraftarın o muhteşem ambiansı;<span> </span><b>0-1!</b></span></div> <div><span>Saha ve seyircisi önünde hem geriye hem de mahcup duruma düşen<span> </span><b>Yeşil Beyazlı ayaklar<span> </span></b>şaşkın bir biçimde sahada dolanırken, derman derdin olduğu yere akarmış…</span></div> <div><span>İbrahim Hoca ne zamanki<span> </span><b>Burak Kapacak’ı</b><span> </span>yanında oturtmaktan vazgeçip sahaya yolladı, onun ortasıyla<span> </span><b>Tayfun</b>’da kafayla tabelayı damgaladı:<b>1-1…</b></span></div> <div><span>Lig öyle bir yere geldi ki; ne oynadığına değil ne kazandığına ya da ne kaybettiğine bakılacak saatler yaşıyoruz.</span></div> <div><span>Ben de diyorum ki; Bursaspor dün akşam iki puanla birlikte<span> </span><b>moral/motivasyon/özgüven/şan/şöhret</b><span> </span>ve de en önemlisi<span> </span><b>umut<span> </span></b>olmak üzere çok şey kaybetti…</span></div> <div><span>Ben zaten<span> </span><b>kayıp ilanını</b><span> </span>başlığa astım, içeriği aynen şöyle:</span></div> <div><b><span>‘4 hafta önce kaybolan Bursaspor’u gören veya yerini bilenlerin Özlüce’deki kulüp binasına başvurmaları insaniyet namına rica olunur!’</span></b></div>