<div></div> <div>NedenlerBugün sizlerle ekonomi politikalarının temel hedeflerinden olan ülkelerin kalkınma ve zenginleşme süreçlerinin tarihsel bir yaklaşımla nasıl geliştiğini yaşanmış somut hikayeleri ile paylaşmak istiyorum. Ülkelerin çeşitli tarih kesitlerinde yaşadıkları başarılı kalkınma ya da çöküş süreçlerinde o ülke yöneticilerinin ve kurumsal yapılarının gösterdikleri iyi yönetim performanslarının belirleyici olduğu tartışılmazdır. İşte bugün anlatacağım yaşanmış olayların o ülkelerin yükselişi ya da geri kalmışlığı üzerindeki etkileri ise birçok bilimsel araştırmanın konusu olmaya devam ediyor.Mancur Olsonun Milletlerin Yükselişi ve Çöküşü ve Paul Kennedynin Büyük güçlerin Yükselişi ve Çöküşleri adlı eserlerinden sonra ülkemizde de ciddi ilgi uyandıran yeni bir eser Harward Üniversitesinde 2015 yılında 2500 ekonomi profesörü arasından dünyanın en iyi ekonomisti seçilen Prof. Dr. Daron Acemoğlu tarafından kaleme alındı. 15 yıllık bir araştırmanın ürünü olan eserin adı Ulusların Düşüşüdür. Türkiyeye tercüme edilmesinin ardından kitap zannediyorum 7. baskısını yaptı.Kitapta çok farklı coğrafyalarda, çok farklı tarih kesitlerinde ve çok farklı kültürel ortamlarda yaşamış birçok medeniyetin kuruluşlarından çöküş süreçlerine kadar mukayeseli birçok çalışma yer alıyor.Okuyucularıma bu kitabı bir şekilde okumalarını tavsiye etmekle birlikte bugün içinden geçtiğimiz ekonomi ve demokrasi süreçlerine dair çıkarımlar yapma imkanı vermesi bakımından bazı gözlemlerimi paylaşmak istiyorum.Kitapta Amerika Meksika sınırında yer alan Nogales adlı bir kasabadan söz ediliyor. Antlaşmalar gereği sınır tam kasabanın ortasından geçiyor. Aynı coğrafya, aynı kültür ve aynı insan potansiyeli olan kasaba Kuzey ve Güney olarak ayrılıyor. Yaklaşık kırk yıl sonra Kuzey ve Güney Nogaleste durum yaklaşık aşağıdaki gibi oluşuyor. (Benzer örnek Kuzey ve Güney Kore içinde verilebilir) Birbirleri ile akraba konumunda olan Nogales kasabasının kuzey ve güneyinde 40 yılda oluşan bu farklar sizce neden diyor yazar Acemoğlu ve soruyor.Coğrafi/ Kültürel / Cehalet kavramları ile açıklanabilir mi?Ve cevabını veriyor. Hiçbiri.Çünkü aynı coğrafyayı ve iklimi paylaşıyorlar. Toprak verimliliği ve iklimsel farklılıkları yok. Kültürel anlamda dinleri, yaşam tarzları, gelenekleri tamamen aynı.Cehalet hipotezi ise zengin ülkelerin daha iyi politikacılar yetiştirdikleri üzerine kuruludur. Halbuki yoksul ülkelerde de çok iyi yetişmiş yöneticiler zaman zaman göreve geldikleri halde fakirlik sarmalının kırılamadığı çok örnekler verilebilir. Yukarıdaki tespitlerden sonra yazar, zenginliğe ulaşmanın bazı temel siyasal problemleri çözmeye bağlı olduğunu savunuyor ve devamında çok önemli bulduğum çözümlemeler sunuyor. Bunları da gelecek hafta paylaşacağım.</div> <div>EKOHABER</div>