<div>İçişleri Bakanlığı'nın, pandemi nedeniyle dün akşam açıkladığı yeni yıl genelgesindeki kararlar, bunu gösteriyor...</div> <div>Açıklanan bu karardan sonra, işletme sahiplerinin son umutları da, hayal kırıklığıyla sonuçlandı…</div> <div>İşletme sahipleri bu günlerde, ne yapacaklarını düşünüyorlar....</div> <div><b>"Açsak mı?"</b> yoksa <b>"açmadan kapatsak mı?"</b> konusunda, karar vermeye çalışıyorlar…</div> <div>Altından, çıkamıyorlar…</div> <div>Kayak merkezlerindeki en büyük sıkıntılardan biri, yabancı turistleri kapsamayan, hafta sonları uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle, kayak pistlerini sadece, turistlerin kullanacak olması…</div> <div>Diğeri ise eğlencelerin yasaklanması…</div> <div>Aslında, İçişleri Bakanlığı bu konuda esnek davrana bilirdi…</div> <div>Otele gelen müşterilerin, HES kodları sorgulanacağı için, salgın konusunda fazla sorun yaşanmayacak!...</div> <div>Yılbaşı eğlencesine de izin verilmeye bilir…</div> <div>Ülke genelinde bir uygulama olduğu için, bu karar doğal karşılanabilir...</div> <div>Buna, sözüm yok…</div> <div>Kısıtlama kapsamında, kayak pistlerinin yabancı turistlere açık olup diğerlerine kapatılması anlamsız...</div> <div>Amaç, COVİD-19’un yayılmasını önlemekse...</div> <div>Ki, öyle...</div> <div>O risk, otellerde daha fazla...</div> <div>İnsanlar, mesafeye dikkat etseler de, kapalı alanda oturuyorlar, aynı havayı soluyorlar…</div> <div>Bu durum karşısında, pistler daha sağlıklı…</div> <div>Kayak severler, açık alanda, ağızlarını, burunlarını kapatıp, kar gözlükleriyle kayıyorlar…</div> <div>Böylece, tehlikeyi asgari boyuta düşürüyorlar…</div> <div>Buna rağmen, bakanlığın kısıtlama konusunda, kayak merkezlerinde esnek davranmaması ilginç…</div> <div>Gelelim, madalyonun diğer yüzüne…</div> <div>Kayak sezonunun yok sayılmasının, mali boyutu ne olacak?</div> <div>Uludağ'ın kaybı çok fazla olacak...</div> <div>Bunu, rahatlıkla söyleye bilirim...</div> <div>Şöyle ki...</div> <div>Uludağ'da ki otel ve kayak merkezlerinde toplam 6 bin 500 yatak bulunuyor...</div> <div>Kamuya ait misafirhanelerin yanı sıra, Sarıalan ve diğer bölgelerdeki Orman Köşkleri ile birlikte bu sayı 8 bine kadar çıkıyor...</div> <div>Kişi başı konaklama ücreti ise 300 ile 750 lira arasında değişiyor....</div> <div>Kayak gideri, eğlence merkezleri ve kafeteryalarda yapılan masraflar hariç…</div> <div>Bunun yanı sıra, zirvede bulunan otellerde, 2 bin 500 kişi çalışıyor...</div> <div>Her birine, asgari ücret ile 7 bin lira arasında maaş ödeniyor...</div> <div>Kayak sezonunun her günü, Bursa'dan tonlarca yiyecek, içecek ve diğer gereksinimler kamyonlarla Uludağ'a taşınıyor...</div> <div>Şehir esnafı, buradaki hareketlilik sayesinde rahat nefes alıyor…</div> <div>Kayak sonrası dönüşte, İskender Kebabı yiyip, kestane şekeri ve tekstil ürünü almak isteyenler uzun kuyruklar oluşturuyor...</div> <div>Saatlerce bekliyorlar…</div> <div>Bunları rakama döktüğünüzde, Uludağ'ın yok sayılan bu sezonki zararının, en az 250 milyon lira olduğu tahmin ediliyor...</div> <div>Diğer kayak merkezleri ile toplam kayıpları düşünemiyorum….</div> <div> </div>