<div><b></b>Her kaybedilen maç sonrası fatura, <b>futbolculara ve hocaya</b> kesildiği için bir karış ilerleyebildi. </div> <div>Ne zaman ki; merhum <b>Başkan İbrahim Yazıcı </b>bu gerçeği fark etti...</div> <div><b>’Artık takıma karışmamam gerek. Özlüce’yi tek bir kişiye emanet etmeliyim’</b> diye düşündü…</div> <div><b>Bursaspor ileri doğru bir adım attı.</b> Şampiyonluk başta olmak üzere tarihi başarılar geldi… Unutulmasın ki; <b>Ertuğrul Sağlam’ın</b> tepesinde ne bir <b>danışman</b> vardı…</div> <div>Ne de İstanbul’daki <b>‘ağır abi’</b> gibi geçmişte <b>Bursaspor’u basamak yaparak şöhret</b> olan bir danışılan…</div> <div>Ya da <b>muhasebeciden devşirme futbolun başına getirilip sadece başkana hesap veren</b> uzman!</div> <div>Aslında Bursaspor<b>, futbolun sosyolojisi, psikolojisi, siyaseti</b> için <b>doktora tezi</b> olur. <b>Öz varlıkları ve öz evlatları ile zirvelere tırmanmış bir kulübün…</b></div> <div>Avrupa’ya açılıp <b>büyümeye çalışırken nasıl küçülebildiğini</b> o zaman daha iyi anlarız belki!</div> <div>Bakın, çok uzun yıllar önce <b>uluslararası birincilik kazanmış bir basın reklamını</b> hatırlıyorum şimdi...</div> <div>Oto kiralama şirketi reklamıydı ve başlığında <b>‘Biz Birinci Değiliz’</b> yazıyordu. Hemen altında bir satır: <b>‘Ama birinci olmak için daha özenli çalışıyoruz!..’ </b>Bursaspor şampiyonluk süreci sonrası bir türlü <b>‘birinci olmadığını’</b> kabul edemedi. <b>‘Miş gibi’ yaptı!</b></div> <div>Yöntem değiştirip <b>örnek aldığı borç içinde yüzen</b> <b>3 İstanbulluyu</b> kopyaladı…</div> <div>Ancak onların arkasında <b>hakemler, siyasetçiler, menajerler, federasyonlar</b> ve de…</div> <div>Kamuoyu oluşturmada, algı operasyonu yaratmada <b>mahir medya fırıldakları</b> olduğunu anlayamadı.</div> <div>Kurtuluşu <b>yerel bazda 3-5 siyasetçi</b> ile <b>unutulmaya yüz tutan1-2 kent dinamiğinde</b> aradı.</div> <div>Borçlandı, kızdı, gönülleri kırdı, geçmişin saygı <b>duyulan başkan ve yöneticilerini </b>hiçe saydı.</div> <div>Kavgalara sürüklendi; asıl amacını da<b> öz varlıklarını da öz evlatlarını da ikinci plan</b>a itti.</div> <div>Bursaspor’un yeniden dirilişi <b>başkan/yönetim ya da hoca veya 3-5 futbolcu </b>ile değişecek gibi değil. <b>Zihniyet değişikliği lâzım…</b></div> <div>Başlangıç olarak futbolda başarı arayışını <b>35’lik yerli futbol gezginleri</b> ile ya da…</div> <div>Afrika’nın <b>çıkma/çakma </b>oyuncularıyla değil, <b>Bursa’nın gençleriyle</b> bekleyen bir yönetim mesela… <b>Küstürülmüş/unutulmuş Bursa değerlerini</b> yeniden futbol sevgisine yönlendirecek bir yönetim.</div> <div><b>Siyasetten medet ummayan bir yönetim… </b>Birinci olmadığını söylemekten çekinmeyen ama <b>birinci olmak</b> için…</div> <div>Futbola, insanına <b>birincilerden çok daha fazla özen gösteren</b> bir yönetim... <b>Bir gün mutlaka olacak... </b>Umarım yeni gelecek yönetim <b>bu zihniyet devrimini gerçekleştirmenin</b> ilk adımlarını atar. </div>