Kendi sorununu çözemeyenin kedisini çiftleştirmek için sosyal medya dâhil her yola başvurması da ayrı bir facia.
Utanmasalar evlendirme programına da katılacaklar.
Dün yine bir sosyal medya ilanı ile yıkıldım.
“Temizlik ve gizliliğe önem veren, Van kedimize aynı türden bir eş arıyoruz. Kedisini hanemize teslim edip, mart ayı boyunca yokluğuna dayanacak dişi kedi sahipleri için 05….. “
Önemli Not: Kedi sahiplerinin beni görünce kedisiyle birlikte kalma istekleri kesinlikle kabul edilmeyecektir…
Çüüüüüşşşşşşşşşşşşş…
Ablam kedi bahanesiyle çıkmış yola ama arada inceden reklam kokusu yok değil.
Söz kediden açılmışken, sadece kedilerin değil, fillerin de çiftleşme mevsimi mart... Ama kimsenin umurunda değil. Çünkü kimsenin penceresinin önünde fil bağırmıyor, ama şerefsiz Muhteşem öyle mi?
Her sene sadece ev kedilerine kafayı takan Muhteşem Efendi dalıyor bahçeye, kedi var mı, yok mu dinlemiyor, şansını zorluyor.
O kalın ve davudi sesiyle “Maaaaaaaaavvvvv” ile başlayan ve gecenin ilerleyen saatlerinde daha da acıklı çağrılarını sürdürüyor, Maaaaaaaaaaaaaavvvvvvvvvvvvvv” Dişi kedi olsam o yalvarmaya binayı yıkar giderim yanına…
Gelelim 14 Şubat anma meselesine;
Sevgilisinden kaldırım taşı büyüklüğünde tek taş yüzük bekleyen bacılarımın kendilerine alınan 5 TL’lik biblo yüzünden sevgililerini terk edip yeni aşklara yelken açma ayı oldu şubat... 14 Şubat birçok ilişkinin kırılma hatta yıkılma günü. Bakmayın siz TV’deki reklamlara.
Anneler Günü’nde anasına ütü, düdüklü tencere alıp haddini ve yerini hatırlatan bir nesiliz biz. Sevgiliye tektaş zor! Mezarlıktan yolunmuş çiçeğe bile tektaş muamelesi yapan nesillerden bugüne çok sular aktı köprülerin altından. Anlaşıldığı üzre, mart ayı sadece kedilerin değil, şubatta terk edilenlerin de eş bulma mevsimi...
Kesin bilgi, “Su akar, deli bakar”…