Müslüm abim sen çok yaşa emi. Harbiden..
Elde dondurma ‘r’ leri yutup ‘y’ ile konuşurken, Panda’yla muhabbeti şahaneydi.
Nur içinde yat. Birden geldi aklıma işte.
Bir süre önce de elinde şişe, cola reklamında 'bırrrrrrrr' ladıkça çizdirdi karizmayı demişlerdi yılların jiletçi abisine.
Bakma sen millete, iç colayı, al gazını geğir, geğirt rahat et.
Bırak diğerleri hırlasınlar. Alayı kıskanç kedi bunların!
O senin seçimin. Kime ne ? Bizde seçip rahatlayacağız ohhhh be diyeceğiz.
Ya da duvara çarpacağız.
Ortadoğu, ekonomi, kalkınma, iç-dış borç, Avrupa Birliği, olmadı Medine pazarı.
İran,Amerika, Rusya! Sahi ne bekliyor bizi?
Bayrağında ki bol yıldızlı, kutsal kitabıyla tanrıya yakın olanlar başkanlık sistemiyle belirliyor ya yönü..
Siyaset bu, yön vermesine etken olanlar, kaderi çiziyor.
Ay em ef'le, ince ayar derin demokrasiyle, cekle cakla.
Ver elini bir bakayım, falında 3 vakte kadar kısmet görünüyor.
Fakat görüyorsunuz değil mi? Biz falların ötesini oylayacağız.
Yani burada ana tema lider..Çekin Erdoğan’ı Ak Parti’ den bakın ne oluyor?.
A' sını bile bulamazsınız. CHP her şeye karşıyık, MHP eyvaAllah,ağam,paşam
Bu durumda algı refleks önemli.
Bilirsiniz biz sosumuzla İtalyan makarnasının önüne geçer, önlemini almadığımız gazımızla sancımızı artırıır sonra da deriz ki "işte biz en çılgın ve çılbırız"
Mesele zaten çılgınlığın ötesi ‘akılcılıkta’.. Yoksa gündemlik malzeme çok.
Aklın yoksa, uçukluğun kaçıklığın faso fiso olur..
Hatta en psikolojik cahil oluverirsin.
Bütün bunları bir yana atıp sevebilir miyiz peki bazı şeyleri?
Oysa... Öğretilerin temelinde günümüz içerisinde yaşanan onca şeyin sevgisizlik ve temelinde kıskançlık olduğuna tanık oluyorsunuz.
Değil mi? Adam niye sevsin ki? Niye anlasın ki?
Kimse önüne malum gerçeğini koymuyor.
İnsanın egosu için basit olan bir meydan okuma değildir; zor olandır meydan okuma; imkânsız olan gerçekten büyük bir meydan okumadır. Kim yapabildi bunu?
Ne kadar büyük bir ego istediğin kabul ettiğin meydan okuma ve hırsın aracılığıyla bilinebilir; o ölçülemez.
Ve insan hiç karmaşıklığa ihtiyaç dahi olmayan yerlerde, onun sayesinde egosunu büyütmeye ve güçlendirmeye devam edebileceği gibi basit bir neden yüzünden karmaşıklığı seçmiştir.
Politikada, dinde, toplumda, her yerde giderek daha çok ve daha çok önemli hale gelmeye devam eder. Neyse ki bitiyor. Kaldı 50 gün. Sonrasında maya tutmazsa yeni refarandum gündemi idam! At ortaya.. Dan..dan..dan !
Farkındasınız değil mi? Çok gerildik…
Ne diyeceğiz peki o gün...Çoğunluk ne yapacak?
Katılacak mı seyir mi edecek?
Vur şu davula davula, bir daha bir daha. Ardından araya reklam girecek.
Çikolata lezzet burada bura da….
Sonra hep beraber ‘size baba diyebiliy miyiz?’ eylemiyle kutsayacağız çok şeyi.
Yerseniz!