‘Gazetecilik Meslek Yasası’ çıkmalı
- 10-01-2026 21:10
- 10-01-2026 21:28
Her yıl olduğu gibi bu yıl da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle sosyal medyada “Çalışmayan gazeteciler gazeteci değil mi?” kabilinden yorumlar yapıldı...
Eskiden yurdum insanlarının kitap, gazete okumadığından yakınırdık. Şimdi ise dijitalde bilgi taraması yapıp iki satırı bile okumaya üşendiklerini, onun yerine klayveşörlüğü tercih ettiklerini görüyoruz...
10 Ocak 1961 yılında gazetecilere fiili hizmet, izin, kıdem ve ihbar tazminatı gibi özlük haklarını güvence altına alan 212 sayılı yasa çıkmış, dönemin gazete patronları da yasayı protesto için boykota giderek gazete yayınlarını durdurmuştu. Dönemin Türkiye Gazeteciler Sendikası da 3 gün boyunca gazete çıkarmıştı....
Sonunda gazete patronları pes etmişti. Bu nedenle 1962-1971 tarihleri arasında 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı olarak kutlandı. 1971 darbesi sonrası hakların budanması nedeniyle “Bayram” sözcüğünün yerine “Gün” geldi...
Çalışan Gazeteciler Günü kutlamadan ziyade dayanışma ve sorunların gündeme getirildiği bir güne dönüştü...
Yine de sosyal medyadan ya da telefonla arayarak kutlayan herkese teşekkürlerimi sunarım....
Bursa Büyükşehir Belediyesi geçmiş dönemde olduğu gibi bu dönemde de her 10 Ocak’ta basın buluşması geleneğini sürdürüyor...
Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, belediye bürokratları, Bursa basın emekçileri ile gazeteci örgütleri başkanları katıldı.

BAŞKAN BOZBEY’İN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI:
“...Özgür, bağımsız ve güçlü bir basın olmadan şeffaf bir yönetimden ve güvenli bir toplumdan söz edilemez. Basın kuruluşları temiz yönetimin, toplumsal denetimin ve ortak aklın en önemli güvencelerindendir.
Doğru, zamanında ve sorumlu biçimde yapılan her haber; toplumun sağlığına, güvenliğine ve huzuruna doğrudan katkı sunmaktadır.
Ne yazık ki gazetecilik mesleği uzun süredir baskılarla, sansürlerle, erişim engelleriyle, tehditlerle ve cezalarla zayıflatılmaya çalışılmaktadır.
Haber alma hakkının önüne konan engeller; tutuklu gazeteciler, kapatılan yayınlar ve dijital mecralara getirilen kısıtlamalar, kabul edemeyeceğimiz bir tabloyu karşımıza çıkarmaktadır. Zorluklara rağmen mesleğinizi sürdürmeye gayret ediyorsunuz. Hepinize bunun için teşekkür ediyorum...”
“...Gazetecilik büyük sorumluluk gerektiriyor. Gerçekleri çarpıtmadan, algı yönetimine teslim olmadan, bilgiyi doğrulayarak yapılan habercilik, toplumun vicdanıdır.
Yanlış bilgilerle yönlendirilen değil, hakikatle buluşan bir toplum hepimizin ortak hedefi olmalıdır.
Kamu yararını önceleyen, insan onurunu gözeten ve gerçeği merkeze alan bir basın anlayışı; demokrasiyi güçlendirir, toplumsal güveni büyütür.
Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak özgür ve sorumlu basını demokrasimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Şeffaf yönetim anlayışımızla, bu sorumluluğu hep birlikte büyütmeyi değerli buluyoruz...”

“...27 yıldır bu kentte sorumluluğum oldu. Ben hiçbir azman basın mensuplarına ‘Ya sen bunu neden yazdın?’ demedim. Bazı konularda birkaç arkadaşa, ‘Keşke bu konuda benden de bilgi alsaydın’ demişimdir...”
“... Önümüzdeki günlerde Yunuseli Ağaçlandırma Alanı’nda bir araya geleceğiz. Her basın mensubu adına bir fidanı toprakla buluşturacağız. ‘Yeniden Yeşil Bursa’ hedefimize hep birlikte kararlılıkla ilerleyeceğiz...”
“...Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Abdi İpekçi, Metin Göktepe, Ahmet Taner Kışlalı olmak üzere tüm basın şehitlerini saygı ve rahmetle anıyorum. Merdan Yanardağ nezdinde, mesleğini onurla yaptığı için özgürlüğünden mahrum bırakılan tüm tutuklu gazetecileri de selamlıyorum. Hakikati savunmaktan vazgeçmeyen tüm basın emekçileriyle dayanışma duygularımızı paylaşıyoruz...”
CHP BURSA MİLLETVEKİLİ HASAN ÖZTÜRK’ÜN KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLARI:
“Ne yazık ki ülkemizde basın özgürlüğünün karnesi kötü. Geçtiğimiz yıl 95 gazeteci gözaltına alındı. Gözaltına alınan 39 gazeteci tutuklandı. RTÜK 4 kanala 93 uygulama gerçekleştirdi. Toplumun ve muhalefetin sesi oldukları için. Birilerinin duymak istemediklerini ama toplum için önemli olan konuları gündeme getirdikleri için...”
“... Basın özgürlüğünde dünyadaki 180 ülke arasında 159. sıradayız. 55 bin adet Cumhurbaşkanı’na hakaret davası var. Öncesinde 100 civarındaydı.”
“...Bilgisayar mühendisiyim. Dijital mecralara yönelik telif sorunları var. Meclisteki gazeteci kökenli milletvekilleriyle bunları görüşüyoruz.”
“... Eleştirinin her türlüsüne hakaret olmadığı sürece açık olmalıyız. Kalemini eğmeyen, kamuoyunu doğru bilgilendiren tüm gazetecilerin gününü kutluyorum.”
“...Yapay zekanın kaynağı sizin yazdıklarınız oluyor. Sizin yazılarınızdaki doğru ifadeler çocuklarınızın geleceğini tasarlayacak. Yapay zeka bilgileri sizlerin yazdıklarından derliyor ve aktarıyor.”
“...Gazetecilerin meslek yasası çok önemli. İnşallah CHP iktidarında basın meslek yasasını çıkartacağız...”
BURSA GAZETECİLER CEMİYETİ BAŞKANI, TÜRKİYE GAZETECİLER KONFEDERASYONU BAŞKANI NURİ KOLAYLI’NIN KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLARI:
“...Yerel yönetimlerin, demokrasinin temel unsurlarından biri olan basının sorunlarına kulak vermesi, bizler için son derece kıymetlidir.
Bu destek, yalnızca bir nezaket göstergesi değil; aynı zamanda ifade özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına verilen önemin de açık bir göstergesidir.
Bugün burada, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir aradayız.
Ancak ne yazık ki bu günü, olması gerektiği gibi bir bayram coşkusuyla değil; mesleğimizin karşı karşıya olduğu ağır sorunların gölgesinde, dayanışma ve mücadele duygusuyla karşılıyoruz.”
“...10 Ocak, basın emekçileri için yalnızca takvimdeki bir gün değildir. Bu tarih, gazetecilerin hak, özgürlük ve mesleki onur mücadelesinin simgesidir.
Aynı zamanda basının, demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olduğunun tarihsel bir hatırlatmasıdır.
Ancak bugün gelinen noktada, gazetecilerin çalışma koşulları, mesleki güvenceleri ve ifade özgürlüğü ciddi biçimde aşınmış durumdadır.”

“...Basın sektörü uzun süredir ekonomik baskılar, güvencesiz çalışma, mesleki itibarsızlaştırma, dijital alanda artan denetim ve hukuki belirsizliklerle kuşatılmıştır.
Gazeteciler yalnızca geçim mücadelesi vermekle kalmamakta, aynı zamanda mesleklerini yaparken sürekli bir baskı ve belirsizlik ortamıyla karşı karşıya bırakılmaktadır.
Bu tablo, yalnızca basın emekçilerinin değil, toplumun haber alma hakkının da doğrudan zarar görmesi anlamına gelmektedir.”
“...İşte bu nedenle bugün 10 Ocak’ı bir ‘bayram’ olarak değil, gerçekleri konuşma, sorunları görünür kılma ve çözüm talebimizi güçlü biçimde dile getirme günü olarak değerlendiriyoruz. Çünkü basın özgürlüğü zayıfladığında, demokrasi de zayıflar; gazeteciler susturulduğunda, toplumun sesi kısılır.”
“...Bu düşüncelerle, basın mesleğinin içinde bulunduğu durumu ve sorunlarımızın ana kaynağını oluşturan Basın Meslek Yasası eksikliğini, bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunmak istiyorum.
2026 yılına; ekonomik baskılar, güvencesiz çalışma koşulları, mesleki itibar kaybı, dijital mecralarda artan kontrol ve hukuki belirsizliklerle girdik. Bu sorunlar yalnızca gazetecileri değil, demokrasinin sağlıklı işleyişini de doğrudan tehdit etmektedir. Artık bu tablo sürdürülemez bir noktaya ulaşmıştır. Yıllardır altını çizdiğim temel ihtiyaç, kapsamlı bir mesleki düzenlemedir.”
“... Basın özgürlüğünden çalışma koşullarına, dijital yayıncılıktan mesleki standartlara kadar pek çok alanda; güncel, özgürlükçü, çağdaş ve uygulanabilir yasal düzenlemelere acilen ihtiyaç vardır. Mesleki bir düzenlemenin olmaması; etik dışı, tehdit ve şantaja dayalı yayıncılığı teşvik etmekte, hiçbir mesleki birikimi ve sorumluluğu olmayan kişilerin ‘gazeteci’ kimliğiyle sektörde yer almasına zemin hazırlamaktadır. Bu durum, gerçek gazeteciliğe zarar vermektedir.”
“...Unutulmamalıdır ki; özgür basın yoksa demokrasi de eksik kalır. Halkın sesi olan bağımsız basın, düşünce ve ifade özgürlüğünün en güçlü aracıdır. Ülke olarak basının sorunlarını görmezden gelmek yerine, el birliğiyle çözmek zorundayız.”
“...10 Ocak’ı gerçek anlamda bir Basın Bayramı olarak kutlayabileceğimiz günlere; mesleğimizin onurunu, gazetecilerin haklarını ve basın özgürlüğünü esas alan bir anlayışla en kısa sürede ulaşmayı diliyorum.”
ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ BURSA ŞUBESİ BAŞKANI TAYFUN ÇAVUŞOĞLU’NUN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI:
“...10 Ocak gazetecilerin kıdem ve ihbar tazminatı, peşin maaş, izin gibi haklarını teminat altına alan 212 sayılı yasanın 1961 yılında çıktığı tarihtir. İşverenler bu yasaya itiraz etmiş ve 3 gün gazete çıkarmama kararı almışlardır. Dönemin Türkiye Gazeteciler Sendikası da 3 gün boyunca Basın adlı bir gazete çıkartmışlar ve işverenler yasayı kabul etmek zorunda kalmıştır.”
“... Basının görevi birilerinin istemediğini yazmak, kamuoyu adına denetlemektir. Halkın haber alma hakkını hayata geçirmektir. Çalışan Gazeteciler günü aslında direnen gazeteciler günüdür.”
“...212 sayılı yasanın ilk çıktığından bu yıla pek çok hakkı kaybettik. Kalanları muhafaza etmeli ve kaybettiklerimizi de geri almak için mücadele etmekle yükümlüyüz.”
