05.05.2015/7714585 sayılı Bakanlık yazısında;
Bilindiği üzere, beyan edilen kıymetin gerçeklik veya doğruluğunun incelenmesinde kullanılan referans fiyatlar; gümrük idareleri tarafından ithal eşyasının gümrük kıymeti esas değerler olarak kullanılmamakta, kıymet tespitinde gümrük idaresinin beyanın gerçekliği ve doğruluğu konusunda yapılacak incelemede kullanılmaktadır. Söz konusu fiyatlar beyanın ayrıntılı incelenmesine gerek olup olmadığı yönünde yol gösterici mahiyettedir. Bu fiyatların doğrudan doğruya gümrük kıymeti olarak vergilendirmeye esas alınmaları, meri mevzuat hükümleri çerçevesinde mümkün bulunmamaktadır. Genel müdürlüğümüze intikal eden bilgilerden, beyan edilen gümrük kıymeti referans fiyat uygulaması kapsamında yayınlanan fiyatların altında olan ithalatlarda direkt olarak referans fiyatların gümrük kıymeti olarak esas alındığı ve buna göre ek tahakkuk ve para cezalarının düzenlendiği anlaşılmıştır. Ayrıca direkt olarak söz konusu fiyatlar esas alınarak yapılan ek tahakkuk ve bunlara bağlı para cezası kararları için yargı mercilerine başvurulması durumunda davaların tamamına yakını kaybedilmekte olup, bu durum uygulamanın amacı ile örtüşmemektedir.İthal eşyasının gümrük kıymetinin nasıl tespit edileceğinin esasları Gümrük Yönetmeliğinin 44 ve müteakip maddelerinde düzenlenmiştir. İlk sıradaki kıymet belirleme yöntemi olan satış bedeli yöntemi, gerçekte ödenen veya ödenecek fiyatın kıymet tespitinde esas alınmasına dayanmaktadır. Ancak, beyan edilen kıymetin gerçeklik veya doğruluğundan şüpheye düşülmesi durumunda izlenecek prosedür, 13/08/2012 tarihli 2012/29 sayılı genelgede açıklanmıştır.29 sayılı genelgede gümrük kıymet araştırmasının nasıl yapılacağını da hüküm altına almış bulunmaktadır. Sırasıyla ön inceleme yapılması, risk analizinin yapılması, yurt dışı araştırmasına yönelik işlemler, yükümlüden ilave bilgi ve belge istemek, yükümlüye verilecek süre ve kıymet incelenmesi sonuçlanmadan eşyanın çekilmek istenmesi.
Sorun da tam burada oluşmaktadır. Çünkü bu bölüm içinde geçen eşya gümrüğün gözetimi altındayken yükümlü tarafından çekilmek isteniyorsa, Gümrük Yönetmeliğinin 587inci maddesinde belirtilen koşullarla talep kabul edilir belirlemesi, bu konuda çıkmış birçok yazı ile ve referans fiyat konusunda verilmiş yüksek mahkeme kararlarıyla ve genelgedeki hükümlerle taban tabana çelişmektedir. Çünkü GY 587. maddesine göre kıymet araştırması sonuçlanmadan referans fiyata göre hesap yapılmakta, bu hesaba bir de 3 kat ceza uygulaması ilave edilmek suretiyle teminat alınmaktadır. Halbuki 7714585 sayılı ve buna benzer daha birçok tasarruflu yazılarda, referans fiyatların gümrük kıymetine esas değerler olarak alınmaması gerektiği defalarca yazılmıştır. Peki, bu çelişkinin sebebi nedir? Danıştay 7. Dairesinin 2009 yılında verdiği yürütmeyi durdurma kararına Gümrük Müsteşarlığının itirazı ile konu Danıştay Vergi Daireleri Genel Kurulunda görüşüldü ve yürütmeyi durdurma kararı oy birliği ile iptal edildi. Kararın gerekçesinde düzenlemenin GATT (Gümrük Tarifeleri Ticaret Genel Anlaşması) ve Kyoto sözleşmesine uygun olduğunu belirterek eksik beyanla ithal sonucu ileride çıkacak vergi cezalarının 3 katı para cezasının da teminata bağlanmasının beyan sahibinin ilgili sevkiyatın ana hususlarını içeren ticari ya da resmi belgeyi ibraz etmesi ve gerekli görülürse uygulanacak vergi ve resimlerin tahsilini sağlamak üzere teminat vermesi kaydıyla eşyanın teslimini, bir ihlal tespit edildiği takdirde gümrüğün teminat isteyebileceği hüküm altına alındı. Aslında çelişkinin temel nedeni budur. Ancak geçmişte düşük kıymetle muz getirenlere karşı bir tedbir olarak verilen bu karar, sadece onlar için değil referans fiyata tabi gümrük kıymet arşivinde bulunan her eşya için geçerli olunca sıkıntı çıktı. Bir noktada yargı böyle bir karar vermekle ya Ekonomi Bakanlığının verilerine beyanını uydur yoksa seni daha kötü bir sonuç bekliyor diyerek işi noktaladı. Bu karardan sonra Referans Fiyatın altında fiyat beyanıyla ithalat yapacak firmalar hem eksik beyan edilen vergi farkı hem de bu vergi farkı için doğabilecek 3 katı para cezası tutarını kesin teminata bağlamadan ithalat yapamadılar. Dünya cari fiyatının altında çok düşük değerle ithalat yapmak isteyen firmalara, elbette gümrük idarelerinin düşük kıymet, trafik sapması, tarife kaçakçılığı veya benzeri konulardaki önleyici çalışmalarını takdirle karşılıyoruz. Ancak bazı uygulamalarının ise firmaların rekabet gücünü olumsuz etkilediği de bir gerçektir.
Ülkenin yaklaşık muz ithalatı geçen yılki değerlerle 200 bin tondur. Ekonomi Bakanlığının belirlediği fiyatlar üzerinden hareketle FOB olarak 84.000.000 $ buna emsal navlun ve sigortayı da ilave edersek 95.000.000 üzerinde bir kıymetin vergilendirilmesi demektir. Muzdan ülkemize girişte yüzde 145 vergi alınır, devletin hazinesine bıraktığı rakam 136 milyon dolardır. Buna bir de gümrükte alınan KDVyi ilave edersek toplamda gümrüklerden çıkmadan alınan vergi 154 milyon doları geçiyor. Bu hesap 200 bin ton üzerinedir. Bazı kaynaklar ithalat miktarının 250 bin ton olduğunu yazıyor.
Bunun iç piyasadaki yarattığı katma değer vergisi hariçtir. Tahmil, tahliyesi, iç piyasa nakliyesi, sarartılması depolanması taşınması tekrar marketlere taşınması pazarlanması ve tüm bunların vergiye dönüşmesi ile bu rakam çok önemli bir miktara ulaşmaktadır. Bu nedenle muz ithalatçılarına bakışımızı topladığımız vergiler ve yarattıkları katma değer nezdinde yapalım.
Aksi takdirde bir grup iş adamına haksızlık etmiş oluruz.
200 bin ton muz ithalatından 154 milyon dolar vergi
18.04.2016/14314009 sayılı tasarruflu yazı ile muz ve hurma ithalatına dönük getirilen referans fiyat uygulaması gümrüklerde daha ilk günden farklı uygulamaları da beraberinde getirdi.
- 23-01-2025 08:21
- 01-02-2025 09:21
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...