30 yıldır gazetecilik, televizyonculuk yapıyorum.
Sezgilerimde çok yanılmadım.
Bu sefer her şey bıçak sırtında gidecek.
Çünkü 2019, iktidar partisi için de, muhalefet için de köprüden önceki son çıkış.
Ya toplumla daha çok kucaklaşır...
Daha çok inandırır...
Daha samimi dokunur...
Ya da toplum ondan uzaklaşır.
Herkes neyin ne olduğunun farkında.
Bu dönemlerin sertliklerini de buna bağlıyorum.
Daha da itişip kakışacaklar.
Ama tam bir sinir harbi ve satranç yaşanacak.
Bu salt iktidarı kapsamıyor elbet.
Muhalefette son referandumdaki 'hayır' ittifakını derinleştirecek.
Ve seçimin galibi de kararsızlar olacak.
Son seçimde gördük.
İktidarı MHP ittifakı korudu.
Bir şekilde yüzde 1,3,5'ine bakmayın.
'Ne geldi gelmedi' muhabbeti de…
Ak Parti içinde bir erime oldu.
O da Erdoğan'ın erken hamlesiyle MHP ile kapandı.
Bahçeli destek vermeseydi ne olurdu?
O yüzden tüm hesaplar şimdi yerel üzerine kurulu...
Şehirleri alan Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimde kendisini hissettirir.
Peki iktidar Bahçeli diyaloğunu sürdürebilecek mi?
Akşener ve muhaliflerin yeni parti hareketi bir şekilde ciddi açmaz yaratacak.
İktidar karşıtlarının tümü, HDP ne yapar kestiremiyorum, CHP havuzunda buluşur.
Burada mesele kararsızların iknasıyla birlikte gerek şehirlerde gösterilecek belediye başkan adayları, gerekse cumhurbaşkanı aday ismi toplumsal ibreyi değiştirir.
Fakat şunun altını özellikle çizeyim.
Kimse sokakta ki vatandaşı çantada ki keklik görmesin.
Bir yığın siyasal atraksiyon bekliyorum.
Ancak bir seçmen olarak beni etkileyecek en önemli hamle samimiyet olacaktır.
Liyakat olacaktır...
ADALET ÜZERİNE...
Günlerdir 'adalet' yürüyüşünü, yorumları izliyorum...
Yani şimdi CHP elde 'adalet' pankartıyla yürürken başkalarına mı hizmet ediyor?
Ya da şöyle mi demeli?
Tüm bakanlıklar, devlet kademeleri, onbinlerce fetö sempatizanı tarafından işgal edilirken, CHP onlara adres mi gösterdi? Hiç mi sorumluluk yok iktidarda?
Devlet ajansı her ne kadar 'tepki yürüyüşü' diye tanımlasa da, mülkün temeliyse şayet 'adalet' temasından çıkarılacak çok ders var.
İstanbul finalinde sözler söylenecek, tepkiler konulacak...
İktidar partisinin bir çok siyasi kurmayı dün okyanus ötesine ağlayarak 'gel' dedikleri yıllardan önce de şu paralel muhabbetine net tavır koyanlardan biriyim.
Baktım tekrar eski yazılarıma da 16 yıl geçmiş.
Düne kadar herkes birbirini kullandı.
O yüzden herşeyi fetö'ye bağlamak ne kadar samimi?
Şimdi yarına bakalım asıl, kim kime ne diyecek?
Sonuçta siyaset yine bildiğini yapmayacak mı?
Artık vatandaş ekranda, yandaş ve candaş medyanın sorunlu ve taraflı yorumlarından bıktı.
Belki yüzlerce kez söyledim.
Bu ülkede hala milyonlarca insan sandık başına gitmiyor...
Ama birileri doğru şeyler yapıp, doğru isim ve hamlelerle bu kararsızları ikna ederse sandık sonuçları herkesi şaşırtır.
Ne Ak Parti tek başına cumhurbaşkanlığını alır, ne MHP, ne CHP, ne HDP?
Sokaktaki adamla ittifakı kuramayan kaybeder...
İşte asıl o ittifak kurulmazsa dananın kuyruğu kopar.
Bırakın itişip kakışmayı...
İnandırın, köprüde beklemeyin.