Bugün ünlü 4 Ağustos 1958 kararlarının yıldönümüdür. Bu kararların alınmasına giden süreci kısaca şöyle açıklayabiliriz.
14 Mayıs 1950deki iktidar değişiminden sonra ekonomik gelişmeleri izlerken 1950-54 ile 1954-58 dönemlerini ayrı ayrı incelemek gerekir. 1950-54 yılları arasında gerek alınan Marshall yardımı, gerekse Kore savaşları nedeniyle Türkiyenin pamuk ihracatındaki önemli artışlar sonucu ekonomi hızla gelişmiştir. 1954 yılından sonra ise döviz darboğazları ve kara borsa ortaya çıkmıştır. Nitekim bu durumu o döneme ait rakamlarla da şöyle açıklayabiriz: 1950 yılından sonra enflasyona bakarsak, 1950de yüzde - 4.3, 1951de yüzde - 5.1, 1953te yüzde 4.8, 1954te yüzde 9, 1955te yüzde 11.9, 1956da yüzde 11.5, 1957de yüzde 12.5, 1958de yüzde 15.7, 1959da yüzde 22.6 olarak gerçekleşmiştir. Büyüme oranları ise; 1950de yüzde 9.4, 1951de yüzde 12.8, 1952de yüzde 11.9, 1953te yüzde 11, 1954te yüzde - 3.0, 1955de yüzde 7.9, 1956da yüzde 3.2, 1957de yüzde 7.8, 1958de yüzde 4.5, 1959da ise yüzde 4.1dir.
Yukarıdaki rakamlardan anlaşılacağı üzere 1954ten itibaren Türk ekonomisi giderek kötüleşmeye başlamıştır.
Ülkemizde Merkez Bankasına göre 7 Eylül 1946, IMFye göre 9 Eylül 1946da TLnin yabancı paralar karşısındaki değeri düşürülerek yani devalüasyon yapılarak 1 dolar=130 kuruş iken, 1 dolar=282 kuruş olarak belirlenmiştir. Ondan 12 sene sonra 4 Ağustos 1958de 1 dolar=280 kuruştan 1 dolar=900 kuruş olarak belirlenmiştir. Böylece 4 Ağustos 1958de TL dolar karşısında defacto olarak devalüe edilmiştir. Aslında 4 Ağustos 1958den itibaren çoklu döviz kuru adı verilen bir kur sistemi uygulanmaya başlanmıştır. Şöyleki, döviz satışlarından her bir Amerikan doları için 620 kuruş prim alınmaya başlanmıştır. Buna karşılık afyon, tütün, bakır, krom ihracatından her AB dolarına 210 kuruş, üzüm, incir ve fındık ihracatından elde edilen her Amerikan dolarına ise 280 kuruş prim verilmeye başlanmıştır. Fiyat istikrarı açısından Merkez Bankası kredilerine tavan konulmuştur. Ticari banka kredileri dondurulmuştur, kredi hacminin 30 Haziran 1958 tarihinde ulaştığı düzeyi aşmaması zorunluluğu getirilmiştir. Bütün kamu iktisadi kuruluşlarının ürünlerinin fiyatlarına zam yapılmıştır. Fiyat kontrolleri kaldırılmıştır. Türkiyenin dış ülkelere olan borçları konsolide edilmiştir. Konsolide edilen borçların transferinin 12 yıl içinde yapılması kararlaştırılmıştır. Ayrıca verimlilik esasına göre oluşturulacak bir ithalat programının dış yardım ve kredilerle desteklenmesi sağlanmıştır. Sağlanan fonların toplamı 359 milyon dolardır. Bunun 75 milyon doları Avrupa ekonomik işbirliği ülkelerinden sağlanmıştır. 50 milyon dolarını Almanya vermiştir. ABDnin hibe şeklindeki yardımı ise 75 milyon dolardır. 4 Ağustos 1958de defacto olarak belirlenen yeni döviz kuru 1960da resmen onaylanmıştır. 4 Ağustos 1958 kararlarından 12 yıl sonra 10 Ağustos 1970de TL yine devalüe edilerek 1 dolar=15.5 TL olmuştur. Böylece 1947den 1970de kadar 12 yılda bir, 2 kez devalüasyon yapılmıştır. Bu süre içinde TC Merkez Bankasından döviz alarak ithalat yapanlar çok önemli rantlar elde etmişlerdir.
Hiç kuşkusuz 4 Ağustos 1958 kararları, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin de örtülü nedenlerinden biridir. Çünkü yapılan yüksek oranlı devalüasyon kentlerde yaşamın birden bire pahalılaşmasına neden olmuştur. Ayrıca 1959 yılında İstanbulda Vatan ve Millet caddelerinin açılması için yapılan istimlak harcamaları 4 Ağustos kararlarının üzerine adeta benzin dökmüştür. Nitekim yukarıdaki rakamlardan da görüleceği üzere 1950-60 yılları arasında enflasyon oranı yüzde 22.6 ile en yüksek seviyeye ulaşmıştır.
4 Ağustos 1958 kararları
4 Ağustos 1958 kararları
- 23-01-2025 08:21
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...