Geçen hafta sonu iki bakanlı toplantıyı yerinde izleyenlerdenim.
Maliye Bakanı Ağbal ile Çalışma Bakanı Müezzinoğlu'nun katıldığı.
Teşvikleri, süper mario'ları anlatıp, bürokratlarına 'sokağa çıkın' talimatı veren bakanları analiz ederken, 'tam yerinde hassas bir zirve' demiştim.
Sokağa da çıkılmış, söylenenler kulak ardı edilmemiş.
Daha da önemlisi her iki bakan Ankara'ya döner dönmez çok alışık olmadığımız bir ilk yaşandı.
O da her iki bakanın imzasıyla başta BTSO olmak üzere iş dünyasına verdiği 'teşekkür' ilanı.
İşin Bursa ölçeğine bakıyorum.
Bunu yaratansa sürükleyici gücü.
Ekonomiye, büyümeye, ihracata katkısı yadsınamaz.
BTSO Başkanı İbrahim Burkay da rakamların efendisi.
Ancak burada gerek komiteler, konseyler, şehir yönetiminin işlevsel birlikteliği ortak aklı, çakılmaların ötesine taşımış.
Elbet hepsinin kafalarında kendi siyasal bakış açıları var.
Fakat burada oda yönetselinin partiler üstü, siyaset üstü tavrı yaklaşımı sonucu getiriyor.
İşine gelmeyen nemalanamayan egolarından vazgeçemeyen mutkata bokunu atacaktır da.
'Tu kaka' diyecektir. Ancak kazın ayağı öyle değil. Çünkü oda, artık kazlara babet giydiriyor.
Bir gazeteci, yayıncı olarak şunu söyleyeyim, raporları okuduğum için biliyorum.
Her konseyin araştırma sonuçları ekonomi sayfalarının manşetlerini süsleyecek detaylarla dolu.
Bakabilen görecektir. İşte tüm bu raporlar özetlenip bakanlara özel bir dosyayla sunulmuştu.
Toplantıda Burkay Başkan da özetlerini paylaşmıştı geçen Cumartesi.
Güzel olansa iş dünyasının görüşlerinin arşive manşet olmaması.
Anında geri dönüş alınması.
BTSO'nun 15 sayfalık raporun detaylarında ülkenin ekonomi gerçeğiyle tespit ve önerilerini görebiliyorsunuz.
Nitekim ÖTV ve KDV oranlarının düşürülmesi konusunda Maliye Bakanı'nın açıkladığı flaş uygulama da bunlardan biri.
Bakan bütçede 1 milyar liralık bir farktan söz ederken, amaç ekonomiye hareketlilik katma.
İbrahim Burkay da bu kararla birlikte 10 bin üyenin ticaretine katkı sağlanacağını söyledi.
Bir de anlamlı olan dediğim gibi 'karşılık bulma'
Bakanlar Bursa'ya katkıları için ilanlarıyla teşekkür ederken, Burkay Başkan da bunu yüksek sesle paylaştı. "Mutluyuz, şükranlarımızı sunuyoruz"
Bence sonraki hamle yine siyasette olacak. İstikrar sağlanırsa ekonomi rayında gider.
Sağlanmalı... Sonrasını göreceğiz. Refarandum da bir düğüm.
ŞU 'HIYAR' KONUSUNU YARINA BIRAKTIM...
Sözde bugüne geçen kaleme aldığım 'hıyar' meselesini işleyecektim.
Hani 'hıyarım ben' demiştim ya. Araya Bakanların teşekkürü ve ekonomiye yansıyanlar girince kısmetse yarına kaldı hıyarlığım.
Bir de günü eşimle hastanenin Onkoloji katında kemoterapi servisinde geçirince insanın ister istemez yazı gardı düşüyor.
O neydi öyle bu hafta. Resmen kapalıçarşı gibiydi servis.
Bu illet sarıyor her yanı.. Neyse en büyük zenginlik inanın sağlık.
Allah herkese güç kuvvet versin. Bir de hem Sağlık, hem Maliye, hem de Çalışma Bakanına bir hatırlatmam var. İlaç simsarları, döviz lobisi yine iş başında. Çıktık kemoterapiden, alacağımız kanser ilacı piyasada yok.. Döviz kuruna odaklanmış firmalar stokta bekletiyorlar. Allah aşkına biraz vicdan. Tamam paranın dini imanı milleti yok, bunu biliyoruz. Ama bu ilaçları piyasaya sürenlerin hastaları anlamaları için illa o onkoloji gerçeğini yaşamaları mı lazım?
Neyse Allah düşmanıma bile vermesin..