Bursa’da diğer tüm seçim dönemlerinden farklı olarak BTSO seçimlerinde Bursa iş dünyasının ruh ve fiziki hali patolojik bir hal aldı.
Geçtiğimiz yıllar gerçekleşen 2013 seçimlerinde İstanbul’da yaşayan ancak farklı sektörlerden oy vermeye malik Bursa’da 3 aktif şirketi olan bir arkadaşım; “ Bütün Bursa, işi gücü bırakmış seçim mi yapıyor“ demişti.
Bu patalojik bulguları şöyle sıralayabiliriz.
*Herkes kendini çok önemser,
*Herkes BTSO’yu çok önemser,
*Herkes kendisine oy vermesi muhtemel, herkesi önemser,
*Herkes seçimi kendi adayı kazanamazsa ne olacağını önemser,
*Seçime bizzat aday olanlar, yetki belgelerini çok önemser,
*Oy isteyenler aslında kendilerini önemser, oy istediklerini önemsermiş gibi yapar,
*Oy verecekler, daha çok önemsenmeyi bekler ama kimseyi de önemsemezler,
*Herkes (İlişkileri zedelenmeden) istediği sonucu önemser
*Ters düşmeden, tersine oy vermek önemsenir.
Çünkü BTSO, seçilecekler için önemli bir güçtür. Bu gücü, 100 Milyon lirayı aşkın bir bütçeyi yönetme hakkını kazanacak olmasından alır.
Yine BTSO kurumsal olanakları ile önemli bir basamak ve ilişki ağının tam ortasındadır.
Sonuç olarak, 1889 yılından bu yana 129 yıldır faaliyet gösteren bu güzide kurum bence umutsuz bir seçim sürecine giriyor.
Bir yanda kişisel birçok suçlama ve polemiğin ortasında eski başkanın yeniden adaylığı, öte yanda “adayım diyemeden” aday olduğunu açıklayan İlhan Parseker’in ikinci kez sahneye çıkışı.
Bekleyip göreceğiz…
Seçim gününe dek yaşanacak sürprizler seçimin sonucunu belirleyecek